Written by 13:39 ÇALIŞMA YAŞAMI

Almanya: İşçilerden savaş için üretime tepki

Otomotiv sektöründe örgütlü sendika IG Metall üyeleri işletmelerinde başlattıkları imza kampanyalarıyla hem patronları hem politikacıları hem de sendika yönetimlerini uyarıyorlar.  Geçen yıl Volkswagen Kassel işletmesi işçileri bu içerikli bir açıklama yayınlamıştı. Ocak ayında Köln Ford sendika temsilcilerinin ardından, ZF Hannover ve çeşitli VW fabrikalarındaki işçiler de militarizm karşıtı bildiriler yayınladı. Eleştirileri sendika yönetimini de hedef alıyor.

ÖLÜM İÇİN DEĞİL YAŞAM İÇİN ÜRETİYORUZ

IG Metall sendikası içinde, Almanya’daki otomotiv endüstrisinin hızla militarizasyonuna karşı direniş artıyor. Ocak ayı sonunda Köln’deki Ford fabrikasında sendika temsilcilerinin “Savaş ekonomisine hayır – Çocuklarımızı savaşlar için vermeyeceğiz” başlıklı bildirgesinin ardından, otomotiv tedarikçisi ZF Hannover’deki işçiler de mart ayı ortasında “Çalışmamız yaşam içindir, savaş için değil” başlıklı bir bildiriyle aynı yolu izledi. Bildiri, işçi temsilcisi Orkan Fırat ve işyeri işçi temsilciliği başkanı Jens Schäfer tarafından imzalandı. Son olarak, çeşitli Volkswagen fabrikalarındaki metal işçileri de “savaş ekonomisine dönüşüme” karşı bir karar aldı.

Hepsinin ortak noktası, silah sözleşmeleriyle sağlanan güvenli iş vaatlerinin metal endüstrisindeki “çalışanların varoluşsal korkularını” istismar etmesinden duyduğu öfke. Dahası, Köln’deki Ford işçileri şu uyarıda bulunuyor: “Silahlanma barışı sağlamaz, aksine savaşa zemin hazırlar.” Olağanüstü hal durumunda grev hakkının askıya alınacağını ve çalışma saatlerinin önemli ölçüde uzatılması da dahil olmak üzere zorunlu çalışmanın yürürlüğe gireceğini savunuyorlar. Köln’de alınan karara göre, siperlerdeki ölüm yalnızca “büyük şirketlerin çıkarlarına” hizmet ediyor. Ford, ZF ve VW’deki metal işçileri sendikası temsilcileri ayrıca “barış, silahsızlanma ve uluslararası anlayışa” sadık kalınacağını vurgulayan IG Metall sendikasının tüzüğüne de atıfta bulunuyor.

YÜKSEK SAVUNMA HARCAMALARINDAN VAZGEÇİLMELİ

Hannover’deki otomobil tedarikçi firması ZF’de, çalışan temsilcilerinin kararı, askeri üretimin “sürdürülebilir bir strateji olmadığını” belirtiyor. Mobilite geçişi, e-mobilite ve sivil inovasyon için gerekli kaynakları saptırıyor. Bu nedenle, işçiler “Yönetimden dönüşüm konseptleri, mevcut savunma ile ilgili alanların iş kayıpları olmadan sivil sektörlere aktarılmasına yönelik planların geliştirilmesi”ni talep ediyorlar. Ayrıca, Alman hükümetinin “baş döndürücü derecede yüksek” savunma harcamalarından vazgeçmesi isteniyor.

Volkswagen’deki birçok metal işçisi, tekelin işyeri işçi temsilciliği başkanı Daniela Cavallo’nun bu ayın başında dpa’ya verdiği bir röportajda Avrupa’da “bağımsız bir savunma” sanayisini savunduğunu gördüklerinde şok oldular. Bu, savunma devi Rheinmetall’in Osnabrück’teki VW fabrikasında hisse satın alma planlarından kaynaklanmıştı. Bu açıklama, Aşağı Saksonya ve Hessen’deki VW işçi temsilciliği üyelerini ve IG Metall işyeri temsilcilerini, sivil araç üretiminden askeri araç üretimine geçişe karşı bir karar çıkarmaya motive etti. Açıklamalarını ve aldıkları tavrı Ford Köln Deklarasyonu’na dayandırıyorlar.

VOLKSWAGEN İŞLETMELERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

Braunschweig, Kassel, Wolfsburg, Salzgitter ve Dresden’deki VW fabrikalarından metal işçileri, video konferans yoluyla hızla güçlerini birleştirdiler. Ortak bir açıklamada “Bu gelişmelere sessiz kalmayacağız” dediler.  İtirazlarını açıkça IG Metall yönetim kuruluna ve işçi temsilciliğine yöneltiyorlar: “Savunma sanayisi rekor kârlar yapıyor. Gelecekte bizi ve çocuklarımızı savaşa göndermek için zorunlu askerliğin yeniden aktif hale getirilmesi hazırlanıyor” diye devam eden açıklamanın ilk imzacılardan hiçbiri Osnabrück’teki Volkswagen fabrikasından değil.

VW’de başlatılan kampanyanın öncülerinden biri Rheinmetall’in bu fabrikayı devralma girişiminin sendika çevrelerinde yavaş yavaş kabul görmesinin, mevcut eleştirileri tetikleyen şey olduğunu söyledi. Bu durum, tekel işçi temsilciliği başkanı Cavallo röportajıyla birlikte, savaş ekonomisine karşı yeni VW kararına yol açtı. Ancak diğer Volkswagen fabrikalarındaki işçiler, Osnabrück’te sivil üretimin devamı için henüz bir dönüşüm planı sunmadılar. Barış aktivistleri, orada minibüs üretiminin yeniden başlatılmasını bir seçenek olarak görüyorlar. Ancak bu da şu anda patron ve politikacıların siyasi olarak arzu ettiği bir durum değil.

Fabrikanın geleceğinin belirsizliği, sendika, işçi temsilciliği ve iş gücü içindeki üretimin militarizasyonuna karşı ilk direnişi yavaş yavaş aşındırdı. Çünkü VW CEO’su Oliver Blume, mart ortasında sivil otomobil üretiminin 2027’de sona ereceğini açıkça belirtmişti. Fabrikanın geleceğine ilişkin nihai kararın 2026 sonuna kadar verilmesi bekleniyordu. Şimdi ise fabrikanın tamamen kapanacağına dair endişeler yayılıyor. (Junge Welt)

Close