Sık sık Trump’ın gümrük vergileriyle sınanan Avrupa Birliği, önce Latin Amerika ülkeleriyle ardından dünyanın en büyük pazarı Hindistan ile serbest ticaret anlaşması imzaladı. Hindistan, uzun süredir Avrupa’da Çin’in alternatifi olarak öne çıkıyor.
YÜCEL ÖZDEMİR
ABD Başkanı Donald Trump her fırsatta Avrupa Birliğini (AB) ve üye ülkelerini gümrük vergileriyle tehdit ederken, AB buna karşı hızlı hamlelerle serbest ticaret anlaşmalarına imza attı. İlk olarak 17 Ocak’ta, dört Latin Amerika ülkesiyle 25 yıldır imzalanması planlanan Mercosur anlaşması imzalandı. Bugün de dünyanın en büyük pazarı olan Hindistan ile serbest ticaret anlaşmasına imzalar atıldı. 1.5 milyarı Hindistan’da, 450 milyonu AB’de olmak üzere yaklaşık 2 milyar insanın yaşadığı pazarı kapsayan Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması için 20 yıldır taraflar arasında görüşmeler yapılıyordu. Kısa bir süre önce Hindistan’a giden Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmeden sonra anlaşmanın ocak sonunda imzalanacağını duyurmuştu.
Bugün ise başkent Yeni Delhi’ye giden AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Modi ile birlikte hazırlanan anlaşmanın altına imza attılar. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen imza töreninden sonra yaptığı açıklamada “AB ve Hindistan bugün tarih yazıyor ve dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı derinleştiriyor” dedi.
Hindistan ile AB arasında gümrük vergilerinin kaldırılmasıyla, taraflar arasında mal ve hizmet alışverişi gümrüksüz olacak, bu nedenle kısa sürede ticaretin canlanması bekleniyor. Hedef, ekonomide büyümeyi ve yatırımı teşvik etmek ve diğer ülkelere olan bağımlılığı azaltmak olarak açıklandı.
AB’nin ‘yeni Çin’i: Hindistan
AB ile Hindistan arasında imzalanan anlaşmanın kapsamı ve etkisi Mercosur’dan çok daha geniş. Son yıllarda ekonomisi hızla yükselen Hindistan, uzun bir süredir Avrupa’da Çin’in alternatifi olarak öne çıkıyordu. 1990’lı yılların başından itibaren Çin pazarını kullanarak hem üretim hem de satış konusunda önemli adımlar atan Avrupalı tekeller, ‘Tayvan sorunu’ üzerinden Çin ile yaşanan gerilim kapsamında üretimin Hindistan’a kaydırılmasını gündeme getirmişlerdi. Gerilime bağlı olarak ABD’nin Çin’e karşı ilan edeceği yeni yaptırımlardan etkilenmek istemeyen AB ülkeleri ve tekelleri, bu nedenle Hindistan ile serbest ticaret anlaşmasının acilen imzalanmasını gündeme getirmişti.
AB ile Hindistan arasında serbest ticaret görüşmeleri yıllardır devam ediyordu. 2007’de başlatılan müzakereler 2013’te askıya alınmış ve 2022’de yeniden başlatılmıştı. Trump’ın gümrük vergileri tehditleri, AB’nin daha önce başlatılan müzakereleri kısa zamanda imzalamasına vesile oldu.
Die Welt gazetesi anlaşmayı “Bütün anlaşmaların anası” ilan etti. Gerçekten de Hindistan ile AB arasında serbest ticaretin başlaması, özellikle AB tekellerine, mal satma ve ucuz emek bakımından yeni pazar olması açısından devasa ‘fırsatlar’ sunuyor. Birçok AB ülkesinden şirketlerin üretimlerini ucuz işgücü nedeniyle Hindistan’a kaydırması bekleniyor. Çin’deki yatırımların bir kısmının Hindistan’a kaydırılması da seçenekler arasında. Ancak bu durum aynı zamanda Hindistan’ın da ekonomik olarak hızla büyümesini arttırmasına yol açacak. Tıpkı daha önce Çin’in büyümesine yol açtığı gibi.
AB ile anlaşma Hindistan için de ABD’nin gümrük vergilerini aşmanın bir yolu. ABD, Hindistan ürünlerine şu anda yüzde 50 gümrük vergisi uyguluyor. Bu verginin yüzde 25’i, Hindistan’ın Rusya ile yaptığı ticari işlemlerden kaynaklanıyor. Hindistan, petrol ve gaz ihtiyacının büyük bir kısmını Rusya’dan karşılıyor.
Hindistan şu anda dünyanın en büyük beşinci ekonomik gücü. Birkaç yıl içinde Japonya ve Almanya’yı geçerek ABD ve Çin’den sonra üçüncü sıraya yerleşmesi bekleniyor.
Alman otomobil tekelleri için yeni bir Pazar
Die Welt gazetesinde yer alan habere göre, Hindistan şu ana kadar AB’den ithal edilen araçlara yüzde 110’a varan gümrük vergileri uyguladığı için, bu anlaşmadan özellikle Alman otomotiv endüstrisi faydalanabilir. Otomobil vergileri, en azından yılda 250 bin araç için kademeli olarak yüzde 10’a düşürülecek. Otomobil parçaları için ise gümrük vergileri 5-10 yıl içinde tamamen kaldırılacak. Ayrıca ağır sanayi makinelere uygulanan yüzde 44, kimyasal ürünler için uygulanan yüzde 22’lik ve ilaçlara uygulanan yüzde 11’lik gümrük vergileri de büyük ölçüde kaldırılacak. Sıralanan bu ürünleri AB’de en çok ihraç eden ülkelerin başında Almanya geliyor. Dolayısıyla, anlaşmanın imzalanması için en çok çabanın Almanya tarafından harcanması da boşuna değil.
AB, 2032’ye kadar Hindistan’a yaptığı ihracatı iki katına çıkmayı hedefliyor. AB verilerine göre, halen Hindistan’da 6 binden fazla Avrupa şirketi faaliyet gösteriyor. Bunların 2 bini Alman şirketi.
Öte yandan anlaşmanın AB üye devletleri ve Avrupa Parlamentosu tarafından da onaylanması gerekiyor.
Mercosur itirazlara rağmen imzalandı
Avrupa’nın dış ticarette Çin ve ABD’den bağımsızlaşması, bir süredir yoğun şekilde tartışılıyor. ABD, dış ticaret açısından AB, özellikle de Almanya için büyük bir önem taşıyor. Ancak Trump’ın geçen yıl yüzde 15 gümrük vergisi koyması, yeni gümrük vergileri tehdidinde bulunması ABD’ye olan bağımlılıktan kurtulmak için hızla seçeneklerin arttırılmasını gündeme getirdi. Bu kapsamda bu yıl ilk olarak 17 Ocak’ta Mercosur anlaşması imzalandı. Anlaşma, 27 AB ülkesiyle ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay arasında serbest ticareti öngörüyor. Yaklaşık 700 milyon insanı kapsayan ve dünyanın en büyük serbest ticaret bölgelerinden biri olma özelliği taşıyan Mercosur’a, AB içinden eleştiriler gelmeye devam ediyor. En son Avrupa Parlamentosu, gelen itirazlar çerçevesinde anlaşmanın Avrupa Adalet Divanında ele alınmasına karar vermişti. Ancak, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, buna rağmen anlaşmanın üye ülkelerin parlamentolarında imzalanmadan yürürlüğe gireceğini açıkladı. Dört Latin Amerika ülkesinden AB’ye asıl olarak tarımsal ve hayvansal ürünlerin, Avrupa’dan ise bu ülkelere sanayi ürünlerinin gümrüksüz satılması bekleniyor.
76 ülke ile anlaşmalar imzalandı, sırada yenileri var
AB, halihazırda 76’dan fazla ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzalamış durumda. Ayrıca, şu ana kadar sadece Avrupa’dan sadece İngiltere’nin üye olduğu, 12 Asya-Pasifik ülkesinden oluşan Kapsamlı ve İlerici Trans-Pasifik Ortaklığı Anlaşmasına katılmayı da planlıyor.
Geçtiğimiz yıl AB, Meksika ile mevcut ticaret anlaşmasının modernize edilmiş bir versiyonu üzerinde anlaşmaya varmıştı. Keza aynı yıl Endonezya ile bir ekonomik ortaklık ve yatırım anlaşması imzalanmıştı. Malezya, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile de anlaşmalar müzakere edilmeye devam ediyor.
Gelişmeler, AB’nin ve diğer ülkelerin ABD’nin gümrük dayatmalarına karşı sessiz kalmadığını, kendi çıkarlarına göre yeni ticaret anlaşmalar imzaladığını gösteriyor. Atılan imzalar yerine geldiği takdirde, ABD’nin küresel ticaretteki üstünlüğü daha fazla sarsılacak gibi görünüyor.

