Written by 10:16 HABERLER

AB’nin Suriye seferi ve sefaleti

YÜCEL ÖZDEMİR

Suriye’deki cihatçı rejimin Kürtlerin yıllardan beri yaşadığı Halep’teki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik kapsamlı saldırılar başlattığı 9 Ocak günü Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Şam’da Ebu Muhammed el Colani (Ahmed es Şara) ile bir araya geldiler. Ziyaretin maksadı, bir süredir Suriye’deki yıkımın baş sorumlusu olan Batılı emperyalist ülkeler tarafından önemli bir muhatap haline getirilen Colani ile AB arasındaki ilişkileri geliştirmekti.

8 Aralık 2024’te Suriye’deki Esad rejimin devrilmesinden sonra yönetimi ele alan HTŞ lideri Colani’yi AB adına ilk ziyaret edenler dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean Noel Barrot olmuştu. 3 Ocak 2025’te gerçekleşen bu ziyaret sırasında Colani’nin kadın olduğu için Baerbock’un elini sıkmaması en çok dikkat çeken ve üzerinde çok konuşulan durumlardan birisi olmuştu. Bu görüşmenin ardından Colani 7 Mayıs 2025’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayında ağırlanmıştı. Aynı sarayda, cihatçı Colani’ye karşı savaşan, sadece Avrupa’nın değil, dünyanın desteğini ve sempatisini toplayan Kürt savaşçıların temsilcileri karşılanmıştı. Ancak Avrupa’da da hava çoktan değişmiş durumda. Kürtlerin yerine eski cihatçı yeni Şam rejimi temsilcileriyle görüşmek çok daha öncelikli ve önemli.

8 Aralık 2024’ten bu yana Kürtlerle doğrundan görüşmeler yapmayan AB’nin en düzey iki temsicisi Costa ve von der Leyen’in Colani’yi sarayında ziyaret etmesi bir taraftan Avrupalı emperyalist devletlerin bölgedeki çıkarlarını hedeflerken, diğer taraftan ise Colani’yi dünyaya meşru bir lider olarak pazarlamayı amaçlıyordu. Bu durumda Colani’nin Alevilere, Durzilere ve Kürtlere yönelik yaptığı katliam ve saldırılar ise AB için sadece bir teferruattan ibaret. Görüşme sonrasında verilen mesajlar bunu yeterince ortaya koyuyor.

Colani ile birlikte çekilen fotoğraflarını X hesabı üzerinden paylaşan Costa, ziyaretin maksadını “AB’nin Suriye’ye verdiği desteği yeniden teyit etmek” olarak ifade etti. Von der Leyen de X’deki ziyaret fotoğraflarının altına “Avrupa, Suriye’nin toparlanması ve yeniden inşasını desteklemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır” diye yazdı.

Her iki isimde de Avrupa adına, Colani’ye ilişkileri geliştirmek istediğini söylemek için ayağına kadar gitmiş. Colani’nin ikisiyle de tokalaşmadığı fotoğraflarda görülüyor. Bu ziyaret ayrıca, son haftalarda Colani’nin yaralandığı, kaçırıldığı vb. gibi spekülasyonlara son vermek için de kullanıldı. Daha doğrusu Colani de her şeyin yolunda gittiğinin mesajını Avrupa üzerinden vermeyi tercih etti.

Ziyaretin sürdüğü saatlerde Colani’ye bağlı Suriye ordusu Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahallelerin kuşatıldığı bilindiği halde, AB temsilcileri ne görüşme sırasında ne de sonrasındaki açıklamalarında doğrudan tepki göstermeyi bir yana “sükunet” çağrısında dahi bulunmadılar.

Özellikle AB’yi “demokrasi ve insan haklarının kalesi” olarak görenler için durum pek normal görünmüyor. Ama bu tutumda aslında bir tutarlılık var. Zira yıllardır AB için ekonomik ve siyasi çıkarlar her şeyin üzerinde.

İnsan hakları, demokrasi, azınlık hakları gibi değerleri sürekli suistimal eden AB’nin, Suriye’deki ekonomik ve siyasi çıkarlarını tehlikeye düşürmemek adına şeriatçı-gerici güçler ile birlikte hareket etmeyi tercih ettiği anlaşılıyor. Şam’a gidip de Şam’daki rejimin kendisi gibi inanmayanlara, düşünmeyenlere yaptıklarını duymamak, görmemek bu anlama geliyor.

Junge Welt gazetesinin belgedeki kaynaklara dayandırarak cumartesi günü verdiği habere göre, Kürt bölgelerine saldıranlar arasında Batılı devletler tarafından yaptırım listesine alınan El-Amşat, Al-Hamsat ve Nur Al-Din Al-Zenki gibi cihatçı milisler de var.

Bütün bunlara rağmen, AB liderlerinin Colani ile oldukça uyumlu görünmeleri, buna göre bir hat belirlemelerinin arkasında ilişkilerin normalleştirmeye kararlı olduklarını gösteriyor. Bu temelde yeniden inşa adına 620 milyon euroluk yardımın yapılacağı açıklandı. Colani’nin yakın zamanda Berlin’e gelmesi, kırmızı halıyla karşılanması bekleniyor. En azından resmi davet gönderilmiş durumda. Almanya’nın Kürtlere en mesafeli ülke olduğu da bu arada daha net görüldü.

Daha önce Durzilere ve Alevilere yönelik cihatçıların saldırıları karşısında sessiz kalan AB ve üye ülkelerinin, Kürtlere karşı başlatılan saldırılar konusunda Colani’yi karşına almaması, ABD ve İsrail’in politikalarıyla uyumlu. Bu ülkeler Suriye’nin yeni sahibi yaptıkları Colani ile iş tutmayı daha fazla önemsiyorlar. ABD, AB, İsrail ve Türkiye’nin desteği olmadan Colani’nin Suriye’deki farklı inançlardan ve kimliklerden halklara karşı katliam, yerinden etme politikası dayatmayacağı söylenebilir. Yapılan anlaşmalar, atılan imzalar Colani’nin içeride her türlü baskı ve şiddete başvurmasının önünü açmış görünüyor.

Close