Written by 23:00 POLITIKA

AfD’ye de savaş sahnesinde yer açıldı

Aşırı sağcı, ırkçı AfD, daha önce ambargo konulan Münih Güvenlik Konferansı’na davet edildi. Silah tekelleri ve savaş lobisini bir araya getirme özelliği taşıyan konferansa yapılan davet, ‘savaş sahnesi’nde AfD’ye yer açma özelliği taşıyor. AfD adına katılacak Rüdiger eski bir asker ve Almanya’nın militarist politikasına tam destek veriyor.

Aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisi 13-15 Şubat’ta düzenlenecek Münih Güvenlik Konferansı’na (MSC) itirazlara rağmen davet edildi. Bu davet aynı zamanda AfD için savaş lobisi, silah tekelleri ve uluslararası güçler için görücüye çıkması anlamına geliyor. İki yıl önce aşırı sağcı olduğu için davetliler listesinden çıkarılan AfD’nin bu yıl yeniden listeye davet edilmesi iki açıdan önemli.

Birincisi: Almanya içinde sermayenin belli kesimleri arasında, bu yıl içinde yapılacak eyalet seçimleri de gözününde bulundurularak göz kırpılıyor. Pek çok sermaye örgütü, AfD’li bir koalisyon hükümetine kapıyı kapatmazken, ekonomi politikalarındaki sermaye yanlısı tutumun bir benzerinin dış politika için de olmasını istiyor. Muhalefet olma adına hükümeti izlediği dış politika konusunda eleştiren, sözde savaşa ve silahlanmaya karşı görünen AfD’nin azımsanmayacak bir bölümü askeri yayılma planlarına destek veriyor. Davet, aynı zamanda bu çizginin güç kazanmasını sağlamaya yönelik bir hamle olarak görülebilir.

İkincisi: Donald Trump’ın temsil ettiği aşırı sağcı çizginin ikinci kez iktidara gelmesi, aynı zamanda ABD ile uyumlu geçinmeyi gerektiriyor. Geçen yıl AfD’nin konferansa davet edilmemesi, konferansa katılan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından açık olarak protesto edilmişti.

Bu iki durum, Alman sermayesinin iç ve dış siyasete AfD’yi entegre etmek istediğini gösteriyor. Davet kararının arkasındaki isim olan MSC Başkanı Wolfgang Ischinger, daha sonra gelen eleştirileri, “Geleneksel olarak, mümkün olduğunca geniş bir yelpazede, hatta zıt görüşler de dahil olmak üzere, tüm görüşlerin açıkça ifade edilmesi amaçlanmaktadır. Bu, Güvenlik Konferansının DNA’sında olan bir özelliktir” diyerek savundu. Yıllar boyunca MCS’in başkanlığını yapan, ancak iki konferans önce grevini Angela Merkel’in Dış Politika Danışmanı Christoph Heusgen’e devreden Ischinger, bir konferans için eski görevine geri döndü. Bu görevi daha sonra NATO eski Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e devredecek. Stoltenberg’in AfD ve Avrupa’nın diğer aşırı sağcılarını konferansa davet edip etmeyeceği belirsiz. AfD, iki yıl önce BSW ile birlikte Federal Meclis, Ukrayna Devlet Başkanı Zelekskiy’i protesto ettiği için davetliler listesinden çıkarılmıştı. BSW de davet edilmemişti. İlk olarak 1963’te yapılan MSC’nın finansmanını Federal ve Bavyera hükümetlerinin yanı sıra çok sayıda ulusal ve uluslararası şirket destekliyor.

AfD ADINA KATILACAK LUCASSEN NEYİ SAVUNUYOR?

AfD adına konferansa davet edilen Federal Meclis Savunma Politikası Sözcüsü Rüdiger Lucassen daveti aldığını doğruladı. Uzun yıllardır Federal orduda subay olarak görev yapan Lucassen, daha önce de konferansa katılmıştı. Lucassen dışında AfD’den başka kimlerin katılacağı ise henüz belli değil. Der Spiegel dergisi, Baden-Württemberg milletvekili ve eski bir ordu mensubu Heinrich Koch’un da davetli olduğunu yazdı. Ancak bu bilgi kesin olarak doğrulanmadı.

Lucassen, AfD içinde zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesinin güçlü bir savunucusu. Lucassen’in, AfD’nin radikal kanadının temsilcisi olarak görülen Bjön Höcke’nin söylemlerini eleştirmesi nedeniyle ikisi arasında yaşanan tartışma kamuoyuna yansımıştı. Lucassen, Höcke’nin izlediği politikanın, partinin Almanya’yı terk ettiği izlenimini uyandırdığını ve bu durumun partinin hükümet kurma kabiliyetini sorgulatacağını ifade ediyor.

AfD içinde, açıktan faşist olarak bilinen Höcker’e itiraz eden Lucassen’in özellikle muhafazakar basın tarafından öne çıkarılması da dikkat çekiyor. Eski bir asker olarak Alman sermayesinin çıkarlarını savunan Lucassen’in Höcker kadar aşırı olmaması, onu muhafazakarlar açısından bir muhatap haline getiebilir. Ancak bunun AfD içinde ne kadar karşılık bulacağı belirsiz. Zira, geçmişte AfD içinde yer alan ancak Höcke kadar faşist olmayanlar zaman içinde tasfiye edildi. AfD içinde CDU/CSU ile koalisyon ortaklığına sıcak bakanların desteklenmesi, bu yıl içinde öne çıkarılması söz konusu olabilir. Bu nedenle MSC toplantısına Lucasse’nin davet edilmesi tesadüf değil.

VANCE, AFD’NİN DIŞLANMASINI ELEŞTİRMİŞTİ

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, son güvenlik konferansında yaptığı dikkat çekici bir konuşmada AfD’nin dışlanmasını sert bir şekilde eleştirmişti. Vance yaptığı konuşmada, Avrupalı müttefikleri demokrasiyi tehlikeye atmakla suçlamıştı. Ardından konferans dışında AfD lideri Weidel ile gösterişli bir şekilde buluşmuştu.

Bu arada AfD’nin konferansa davet edilmesini değerlendiren CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann, AfD’nin dışlanmasının gelecek yıl da sürdürülmesinden yana olduğunu ifade etti.

KARŞI GÖSTERİLER YAPILACAK

Münih Güvenlik Konferansı’na karşı her yıl binlerce savaş karşıtı gösteriler düzenliyor. Konferansa katılanların yeni savaş hazırlıkları ve planları yaptığına dikkat çekiliyor. Bu yıl da çok sayıda örgütün çağrısıyla gösterilerin yapılması planlanmış durumda. “Silahlanma çılgınlığını durduralım” sloganıyla gerçekleşecek eylemler kapsamında büyük gösteri 14 Şubat’ta Stachus’ta başlayacak, konferansın yapılacağı Bayerischer Hof’a yakın Marienplatz’da son bulacak.

AfD’nin konferansa katılması nedeniyle, gösterilerde savaş ve silahlanmanın yanı sıra ırkçılık ve yabancı düşmanlığının da konu edilmesi ve katılımın önceki yıllara göre artması bekleniyor.

Close