Berlin, son yılların en görkemli 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşlerinden birine ev sahipliği yaptı. Alman Sendikalar Birliği (DGB) Berlin şubelerinin çağrısıyla düzenlenen mitinge yaklaşık 30 bin kişi katılarak taleplerini haykırdı.
Son dönemde Berlin’de hareketli günler geçiren hastane çalışanları, eğitimciler ve belediye ulaşım işçilerinin yanı sıra; zorunlu askerliğe karşı ders boykotu yapan öğrencilerin coşkusu mitinge damga vurdu. Farklı sektörlerden gelen bu yoğun katılım, yürüyüşü kitlesel bir halk hareketine dönüştürdü.
Yürüyüş boyunca kadınlar; savaşlara, ayrımcılığa, düşük ücretlere ve sosyal haklardaki kısıtlamalara karşı öfkelerini dile getirdi. Yapılan konuşmalarda eşit işe eşit ücret talebi ve sosyal kesintilerin kapitalist sistemden kaynaklandığı, kadın dostu bir konut politikası ve ülke genelinde ödenebilir kira üst sınırı ve Kürtajı yasaklayan § 218 maddesinin tamamen kaldırılması çağrısı yapıldı.
Mitingde sadece yerel sorunlar değil, küresel krizler de gündemdeydi. Taşınan dövizlerde ve yapılan konuşmalarda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırgan politikaları eleştirilirken, Molla rejimi altında baskı gören kadınlarla dayanışma mesajları verildi. “Dayanışma sınır tanımaz” sloganlarının atıldığı eylemde, kadınların emperyalist paylaşım savaşlarının en büyük kurbanları olduğu gerçeği bir kez daha hatırlatıldı.

