Written by 11:02 AVRUPA

Danimarka Komünist İşçi Partisi: Grönland’da tüm emperyalistlere karşı mücadele!

Danimarka Komünist İşçi Partisi (APK), ABD Başkanı Donald Trump’ın gözünü diktiği Grönland’ın işçi sınıfı ve Inuit halkıyla dayanışma ve halkın kendi kaderini tayin hakkına destek çağrısı yaptı. 

“Trump ve ABD’nin Grönland’ı askeri veya ekonomik yollarla güvenlik bölgelerinin bir parçası olarak ele geçirme tehditleri, emperyalist bir saldırganlık eylemidir. Bu tehditler, yalnızca ABD’nin kendi ekonomik ve jeopolitik çıkarlarını korumaya hizmet etmektedir” denilen açıklamada Grönland’ın, emperyalist güçlerin doğal kaynakları yağmalama, askeri kontrol ve dünya hakimiyeti için rekabet ettikleri bir kasırganın ortasında kaldığına vurgu yapıldı.

Danimarka hükümetinin ve AB’nin de “pasta”dan bir pay alabileceği bir anlaşma yapmayı umduklarına dikkat çekilen açıklamada, “Danimarkalı, Grönlandlı ve Amerikalı politikacılar arasında açık ya da gizli alım satım müzakereleri Grönland halkına bir hakarettir” dendi.

“Tüm emperyalistlere karşı mücadele” 

APK açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Grönland işçi sınıfının, gençlerinin ve halkının bağımsızlık ve kendi geleceklerini belirleme hakkı talepleri, tüm emperyalizme karşı bir mücadeledir ve öyle kalacaktır. Grönland’ın güvenliği de buna bağlıdır; Danimarka, ABD, AB ve NATO’nun askeri varlığının artırılması bunun tam tersi anlamına gelir ve tehlikeli bir yoldur. Grönland’ın bağımsızlığı yönetemeyeceği, ülkenin çok fakir, çok az gelişmiş ve nüfusun çok eğitimsiz olduğu şeklindeki milliyetçi iddiaları reddediyoruz. Bu, sömürgeci düşüncenin, kibrin ve ırkçılığın bir ifadesidir. Modern Grönland, birçok fırsat, kaynak ve en önemlisi ilerlemeyi yerli değerler ve doğaya saygı ile uzlaştırmak isteyen, Grönland’ı ne turistler için bir açık hava müzesi ne de neo-sömürgeci bağımlı bir gelişmekte olan ülke olarak görmek istemeyen, büyüyen bir ulusal siyasi bilince sahip, geleceğe sahip bir ülkedir.”

Grönland’ın zenginliği nereye kayboluyor?

“Çokuluslu tekeller hammaddeleri ve bunların karşılığında elde ettikleri parayı ülke dışına çıkarıyorlar ve Grönland, örneğin madencilik faaliyetlerinin yol açtığı temizlik ve çevre tahribatının faturasını ödemek zorunda kalıyor. Balıkçılık Grönland’ın en büyük endüstrisidir, ancak AB ve Danimarka Grönland’ın balıklarından servet kazanırken, Grönlandlı balıkçılar ve balık fabrikalarında çalışan işçiler birkaç kuruşla yetinmek zorunda kalıyor. Grönland ekonomisi, büyük tekellerin yağmacı davranışlarına alt yüklenici olarak hizmet edebilecek düzeyin ötesinde gelişmemiştir. Bu nedenle zayıftır. Bu, hangi emperyalist bayrağın dalgalandığına bakılmaksızın geçerlidir. Bu nedenle, tüm emperyalizme karşı mücadelede geliştirilmelidir. Inuit halkı kendi ülkelerinde ve Danimarka’da kültürel, ideolojik ve sosyal olarak ezilmiş ve ikinci sınıf insan muamelesi görmüştür. Yeni sömürgeci yöneticiler için, tüm Grönlandlılara modern bir toplumun gerektirdiği bilgi ve eğitimi sağlamak kârlı değildir, onları kendinden nefret içinde tutmak kârlıdır.”

“Grönland burjuvazisi emperyalizm iş birlikçisi” 

“Kamu hizmetinde ve devlet yönetiminde kilit pozisyonlar, Danimarkalılar ve sömürge gücü tarafından eğitilmiş Grönlandlılardan oluşmaktadır. Bu kişiler, ortalama bir Grönlandlıdan ayrı ve tamamen farklı koşullarda yaşayan özel bir sınıf tabakası oluşturmaktadır. Danimarka, Amerika ve çokuluslu tekellerle iç içe geçmiş küçük bir üst sınıfla birlikte, bu kişiler en üstte yer almaktadır. Danimarka’dan bildiğimiz gibi, kamu görevlileri, politikacılar ve özel sektördeki CEO’lar, iktidar elitinin ağları içinde pozisyonlarını ve rollerini değiştirirler. Sosyal koşullar ve sınıf farklılıkları ABD’dekilerle aynı düzeydedir. Modern Grönland da kapitalizmin tüm içsel kötülüklerini ve özel mülkiyet, sömürü ve yeni sömürgeci devlet aygıtı gibi kalkınmanın önündeki engelleri beraberinde getirmektedir. Grönland’ın bağımsızlığının gelişmesinin önündeki en büyük engel, Grönlandlıları dış politika, savunma ve güvenlik politikası ile para ve maliye politikası konusunda karar verme hakkından mahrum bırakan 2009 tarihli Özerklik Anlaşmasıdır. Danimarka burjuvazisi ve hükümeti, sadece görünüşte değişiklikler yapan sahte anlaşmalar ve gerekirse görünürdeki tavizlerin arkasına gerçeği saklama konusunda yüzyılların deneyimine sahiptir.”

Danimarkalı devrimcilerin sorumluluğu

“Daha fazla bağımsızlığa doğru atılacak her adım, Danimarka emperyalizmine ve Danimarka devletinin yeni sömürgeci gücüne karşı bir mücadele olacaktır, ve gerçek bir ilerleme sağlamak istiyorsa, diğer tüm emperyalizmlere karşı da bir mücadele olacaktır. Bu, kendiliğinden gerçekleşmeyecektir. Her şeyden önce, işçi sınıfında kapitalizmle kopuş için devrimci bir bilinç ve mücadele geliştirebilecek ve örgütleyebilecek devrimci bir partiye ihtiyaç vardır. Ve bu parti, sosyal kurtuluş mücadelesini ulusal bağımsızlık mücadelesiyle birleştirebilmelidir. Bugün Grönland’da böyle bir parti yoktur. Ancak bu soru, bu gereklilik güncel ve nesneldir. Bağımsızlık mücadelesi geniş bir halk mücadelesidir, ancak işçi sınıfının ve kırsal nüfusun ihtiyaçlarına ve çıkarlarına dayalıysa ve gençlere bir gelecek sunabiliyorsa, Grönland’daki sınıf mücadelesinde de güçlü bir itici güç olabilir. Danimarka işçi sınıfı ve Danimarkalı devrimciler de Grönland’ın bağımsızlığı mücadelesinde bir rol ve göreve sahiptir: Danimarka emperyalizmiyle mücadele ederek ve Danimarka’daki sınıf mücadelesi yoluyla onu zayıflatmak; Danimarka devletinin yeni sömürgeci gücünü korumak ve kullanmak için ekonomik, askeri ve mali olarak attığı her adıma somut olarak karşı çıkarak Grönland işçi sınıfı ve Inuit halkıyla somut ve aktif uluslararası dayanışma göstermek.”

(Dış Haberler)

Close