Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) 21 Mart Irkçılıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Avrupa ve Almanya’da yükselen aşırı sağa dikkat çekerek, her alanda ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı etkili mücadele çağrısında bulundu. Açıklamada şöyle denildi: “Birleşmiş Milletlerin (BM) bundan tam 60 yıl önce, 1966’da, 21 Mart’ı Uluslararası Irkçılıkla Mücadele Günü ilan etmesinden bu yana, dünya genelinde ırkçı saldırılar, cinayetler, soykırımlar durmak bilmedi. Dünyanın dört bir yanında binlerce insan ırkçı nefretin kurbanı oldu ve olmaya da devam ediyor.
Artan ekonomik sosyal sorunlar, devam eden savaşlar nedeniyle farklı ten renklerinden, milliyetlerden, inançlardan, dillerden emekçiler ve halklar arasında nefreti körükleyerek güç toplama çabasında olan ırkçılar, gelinen aşamada sadece marjinal gruplardan ibaret değil. Pek çok ülkenin yönetiminde artık açıkça ırkçılık yapan ve bunu uygulayanlar var. Göçmen ve mülteci düşmanlığı ırkçıların en önemli gündemleri arasında yer alıyor.
Avrupa’nın pek çok ülkesinde aşırı sağcı, ırkçı partiler emekçiler arasındaki bölünmeyi derinleştirmek için nefret körüklemeye devam ediyorlar. Birçok ülkede öncesiyle kıyasla güç kazandılar. Ekonomik sorunlara, savaşlara, gelecek korkusuna kısa sürede doğru bir yanıt bulunmadığı takdirde güç kazanmaya da devam edecekler.
Yaşadığımız Almanya’da ırkçı politikaların temsilcisi haline gelen Almanya için Alternatif (AfD) partisi her seçimde oylarını artırıyor. Doğu Almanya’daki eyaletlerde birinci parti haline geldi. En son Baden-Württemberg, Hessen ve Bavyera’daki eyalet ve yerel seçimlerde de aynı yönde ilerledi. Irkçı AfD’ye karşı olduğunu ileri süren meclisteki partilerin önemli bir kısmının göçmenlere karşı söylem ve eylemleri neredeyse aynı. Dahası birçok kez ırkçılıkta AfD ile yarışır hale de geldiler.
Buna rağmen bu partilerin temsilcileri her 21 Mart’ta ırkçılığa karşı açıklama yapma gibi bir ikiyüzlülük de sergileyebilmekteler.
Irkçılık ve milliyetçiliğin sadece AfD’den ibaret olmadığı, resmi kurumlarda, eğitimde, sağlıkta kökenlere göre ayrımcılığın yaşandığı Almanya’da, ayrımcılığı, yükselen aşırı sağı, ırkçılığı ve milliyetçiliği püskürmek için güçlü bir antifaşist hareketin olduğu da bu süreçte görüldü. Milyonlar halinde defalarca sokağa çıkan Alman ve göçmen emekçiler, gençler ve kadınlar ırkçılığın panzehirinin birlikte mücadeleden, ortak yaşamdan geçtiğini gösterdi. Bu nedenle ırkçılığa karşı güçlü bir antifaşist hareket aynı zamanda yapılabilecek çok şeyin olduğunu da gösteriyor.
Kurulduğu 1980 yılından bu yana Almanya’da ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadelenin parçası olan federasyonumuz DİDF, hayatın her alanında ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı birlikte mücadeleyi esas aldı, almaya devam ediyor. Türkiye kökenli emekçiler olarak Almanya’da ırkçılığa, ayrımcılığa karşı hareketin parçası olduğumuz takdirde ırkçılığı püskürtebiliriz.
Hiç kimsenin ten renginden, dilinden, inancından, cinsiyetinden ötürü ayrımcılığa uğramadığı, ırkçı saldırıların kurbanı olmadığı bir ülke ancak ırkçılığı her alanda yok etmekle mümkündür. Bu nedenle bütün emekçileri 21 Mart dolayısıyla yapılan etkinliklere, gösterilere katılmaya, yaşamın her alanında ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadelenin parçası olmaya çağırıyoruz.“

