Ali Çarman/Karlsruhe
Türkiyeli işçilerin Almanya’ya gelişlerinin 65.yılındayız. Daha güzel bir hayat için yola düşen işçileri binbir türden zorluk bekliyordu. Ve birinci kuşak işçiler bir yanda alınterlerinin karşılığını almak için Alman işçilerle birlikte mücadele ederken, diğer yanda yavaş yavaş çocuklarını ve ailelerini yanlarına getirmeye başladılar. Daha hayatlarının başlangıç ve bahar yıllarında tüm sevdiklerinden koparılıp getirilen bu çocuklar için ‘Valiz Çocukları’ denmeye başlandı. İkinci kuşak olarak da anılan on binlerce çocuk ve genç ailelerinin yardımı ve kendi becerileriyle hayata tutunmaya çalıştılar. Yadsınamayacak bir kesimi önemli başarılara imza attılar.
İşte bunlardan birisi de Mecnun Ölmez idi. Uzun zamandır boğuştuğu illet hastalığa yenik düşerek 14 Ocak 2026’da hayata ve sevdiklerine “elveda” dedi.
Toplumsal sorunlar ve bunların çözümü konusundaki tutumu, zorda olana elini uzatma, dayanışma duygusu ile hareket etme, en önemliside hayata ve zorluklarına karşı güler yüzle bakmayı kendine yaşam felsefesi edinmiş DİDF üyesi arkadaşımız Mecnun Ölmez yaşadığı şehir olan Karlsruhe’de hemen herkes tarafında tanınır bir saygınlık kazanmıştı.
Bunun içindir ki, vefat haberi duyulur duyulmaz ailesinin evi dolup taşarken, perşembe günü düzenlenen taziye törenine de yüzlerce kişi katılmıştı.

Genç yaşta örgütlü mücadelenin unsuru olmak
Mecnun Ölmez, 22 Kasım 1964’te Dersim/Pertek ilçesine bağlı Yeniköy’de doğdu. Her insan şöyle yada böyle doğup büyüdüğü coğrafyanın izleri ve toplumsal özelliklerini yüreğinde taşır. Elazığ Fevzi Çakmak Mahlesinde otururken geçirdiği lise yıllarında Halkın Kurtuluşu gazetesi çevresindeki toplantılara katılarak kendine bir yol bulmak ister.
Babası Ali Ölmez, 1968’de Almanya’ya işçi olarak gelmişti. Ülkenin içinde bulunduğu durumdan endişelenerek çocuklarını yanına getirir. 1980’de bir işçi ailesinin çocuğu olarak Almanya’ya gelen Mecnun Ölmez hemen DİDF ile tanışırak örgütlü mücadelenin ilk adımı atar. Her işçi çocuğu gibi o yıllar birçok zorluğun üstesinde gelir. Önceleri makine montajcısı olarak ve temizlik işleri dahil olmak üzere birçok işte çalışmaya başlar.
Daha sonra meslek eğitimi aldı. Bununla yetinmedi hayata sağlam tutunmak için canla başla okumaya devam etti. Sonra Bundesbahn’da işe başladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim programına katılarak pedagoji bölümünü bitirdi. Böylece AWO’da çalışma hayatına devam eder.
Bu süreçte Karlsruhe şehrindeki tüm gösterilerde, DİDF’in bir aktivisti olark insan hak ve özgürlükleri mücadelesinde, ırkçılığa ve savaşa karşı yapılan eylemlere sadece katılımcı olarak değil, aynı zamanda örgütleyeci bir kişi olarak çok farklı görevler aldı.
Şunu çok rahat söyleyebiliriz ki; Mecnun Ölmez’in hayatı işçi ve emekçilerin, gençlerin mücadelesi içinde şekillendi. Toplumsal ilişki ve çelişkileri vede bunların bilgisini örgütlü mücadele seyrinde öğrenerek sürekli kendisini her bakımdan: kültürel/sanatsal ve politik olarak geliştirdi.

Uğurlama törenine yüzlerce kişi katıldı
19 Ocak pazartesi günü Mecnun Ölmez’i uğurlama töreninde görüldü ki, bir devrimcinin halk ile ilişkileri ne kadar güçlü ise sonuçları da bir o kadar olumlu yansımakta. İş günü olmasına rağmen törenin başlamasına bir saat kala salon ve dışarısı dolup taştı. İnsan hak ve özgürlükleri, güzel özgür bir dünya mücadelesinde can verenler anısına yapılan saygı duruşuyle program başlatıldı.
Önce, DİDF Genel Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi bir konuşma yaptı. Konuşmasında “Toplumdaki eşitsizliğe, adaletsiliğe, baskı ve sömürüye karşı DİDF’in saflarında mücadeleye katılmış ve bunu son nefesini verene kadar devam ettirmiş Mecnun arkadaşımızın yaşamı derslerle dolu. Savaşa karşı barışı, ırkçılığa karşı kardeşliği, baskılara karşı özgürlükleri savunan arkadaşımız mücadelemizde ve gönüllerde yaşamaya devam edecek” dedi. Sinevizyon gösterimi ardında, Kürt Halk Ozanı Ali Baran’ın Kürtçe okuduğu ağıt sırasında gözyaşlarını tutamayan onlarca kişi oldu.
Kamu Emekçileri sendikası Ver.di Baden-Wüttemberg yönetiminden Hanna Binder söz alarak şunları dile getirdi: ’’Mecun Ölmez, derinlemesine sosyal bir insandı. İşyeri temsilciliği ve aktif sendika üyeliği, eyalet ve federal göçmen komisyonlarında görev alarak yorulmadan mücadele etti. Derin bir dayanışma duygusuna sahipti. Ve onu, mücadele eden, umut saçan ve devam etme cesareti veren bir insan olarak hatırlayacağız.’’
Ver.di sendikasından bir diğer konuşmacı Romin Khan ise yaptığı konuşmada ‘’Mecnun her zaman sendikanın, geçmişlerine, dillerine ve dinlerine bakılmaksızın tüm işçilerin çıkarları için mücadele eden bir yer olması gerektiğine inanıyordu. Ve bu ilkeye göre yaşadı. Kendisi, ver.di’nin Federal Göç Komisyonu’nun en başından beri, daha doğrusu 2011’den beri üyesiydi ve tüm toplantı ve etkinliklere katıldı. Ne zaman seyahat etse, her zaman sazı yanındaydı. Sadece toplantıların kenarında değil, otel lobilerinde, akşamları restoranlarda, hatta tren istasyonunda beklerken bile güzel halk ve işçi şarkıları çalar ve söylerdi. Bu birçok insanı etkiledi, bizi de etkiledi. Onu saygı ile uğurluyoruz’’ dedi.
Mecnun Ölmez ile tanışan herkes önce gülümsemesini, DİDF’li olmasını hatırlar. Açık sözlü, dürüst ve yüreği insan sevgisiyle bezenmiş güzel bir insandı. İyimserliği ve yaşam sevincini tarif etmek gerekirse, o bunların vücut bulmuş haliydi. Anısına saygıyla…

