Written by 17:05 uncategorized

Emekçilere yönelik bir saldırı = Fiskalpakt

Erdoğan Kaya

Fiskalpakt, Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerin ekonomi ve para birliği konusunda daha koordineli çalışmasını içeren bir anlaşma. Bu anlaşmanın belirleyici en önemli maddesi şu. Fiskalpakt’ı imzalayan bütün ülkeler bütçelerini denkleştirmekle yükümlüler. Yıllık açık, AB’ye bağlı ülkelerin Milli Hasıla’sının (BIP) yüzde 0,5’ini aşmaması gerekiyor. Bu şu anlama gelmektedir; Fiskalpakt’ı imzalayan bütün ülkeler borçlarını ve giderlerini düşürmekle yükümlüler. Bütün ülkeler borç almayı planlamadan önce danışmak zorunda.

Bu kuralları ihlal eden ülkeler her yıl AB Komisyonu’na hesap vermek ve sorunu nasıl çözeceğini belirtmek zorunda. Çözüm planının denetimi ise AB Komisyonu ve Konseyi’nin denetiminde olacak.

Birlik içindeki ülkeleri sınırlayan bir yığın anlaşma varken, neden böyle bir Pakt’a daha ihtiyaç duyuluyor? Birincisi, birlik içindeki borç batağındaki ülkeleri daha fazla disipline etmek. İkincisi, Euro Birliğinin dağılmasını engellemek. Üçüncüsü ise, tasarruf politikası adı altında emekçilere yönelik saldırıları genişletmek.

AB’nin patronları Almanya ve Fransa’nın baskısıyla bugün Yunan emekçilere içirilmek istenen reçete, AB içindeki bütün ülke emekçilerine de içirilmek istenmektedir. Onlar şimdiden önlem almaktadırlar.

Sadece Almanya’nın bu anlaşmaya uyması demek, her yıl yaklaşık 30 milyar Euro tasarruf yapması anlamına gelecektir. Tasarruf politikası en çok da emekçileri vuracak. Sağlığa, eğitime daha az kaynak ayrılacak. Kamu giderleri düşürülecek. Kamu işçileri işten atılacak. İşsizler ve emeklilerden kısıtlamalara devam edilecek. Özelleştirme yaygınlaştırılacak.

EMEKÇİLERİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR

AB patronlarının emekçilere reva gördükleri bu politikaların boşa çıkarılması, başta Almanya olmak üzere, diğer AB ülkelerindeki mücadelenin genişletilmesiyle olanaklı. Yunanlı, İspanyol, Portekizli emekçiler bunun nasıl olması gerektiğini defalarca gösterdiler. Bu yüzden uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi, mücadelenin ortaklaştırılması konusunda çabaları güçlendirmek gerekiyor. İçinde ciddi sayıda sendikacının ve işçi temsilcisinin bulunduğu, muhalif güçlerin AB genelinde Mayıs’ta ortak eylem yapma girişimini güçlendirmek gerekiyor.

1 Mayıs’a hazırlanırken, ileri işçinin, işçi ve sendika temsilcisinin, sendikaların bugün dikkate alması gereken en önemli konu ve taleplerden birisi de, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi, mücadele birliğinin örülmesi için bütün güçlerin harekete geçirilmesi. Meydanları doldururken, sadece işkolu ve ülke düzeyinde yaşanan sorunları dile getirmek yetmiyor. Aynı zamanda AB patronlarının bütün emekçilere yönelik saldırı planlarını teşhir etmek için de taleplerin gündeme getirilmesi gerekiyor. Böylelikle dayanışma ve birlikte mücadelenin koşulları daha da güçlendirilmiş olacaktır.

Daha güçlü bir 1 Mayıs için hepimize kolay gelsin!

Ver.di Sendika Konseyi üyesi 

Close