Written by 12:00 AVRUPA

Fransa’da yerel seçimler: Aşırı sağ ilerliyor, saldırılara rağmen LFI iyi gidiyor

Ali Rıza Yıldırım

Fransa’da pazar günü gerçekleştirilen yerel seçimlerin ilk turu, ülkedeki siyasal dengelerin yerel düzeyde nasıl şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu. Yaklaşık 50 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede 34 bin 875 belediyede yapılan seçimlerde yurttaşlar, önümüzdeki altı yıl görev yapacak belediye meclislerini belirlemek için sandık başına gitti.

Katılım arttı

Yaklaşık 900 bin adayın ve 50 bin listenin yarıştığı seçimde, resmi olmayan rakamlara göre katılım yüzde 57.6 oldu. 2020’deki yerel seçimlerin aynı turunda yüzde 44.66 olarak kayıtlara geçmişti. Seçimlerin ikinci turu ise 22 Mart’ta yapılacak. İlk tur sonuçlarına göre birçok belediyede hiçbir liste yüzde 50’yi aşamadığı için belediye başkanları ikinci turda belirlenecek.

Aşırı sağ birçok bölgede avantajlı

Seçimlerin gündeminde ulaşım, konut, çevre ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen yerel konular bulunsa da kampanya sürecine ulusal siyaset damga vurdu. Özellikle aşırı sağın yükselişi ve sol partiler arasındaki bölünme, ikinci tur öncesinde en çok tartışılan başlıklar arasında yer aldı.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi, ilk turdan itibaren Perpignan, Frejus ve Henin-Beaumont kentlerinde galip geldi. Aşırı sağın son yıllarda artan oy oranı yerel düzeyde de etkisini sürdürürken, birçok belediyede daha önce yönettiği kentleri koruma ya da yeni belediyeler kazanma ihtimalinin yüksek olduğu görülüyor.

Bu tablo, aşırı sağın yalnızca ulusal siyasette değil yerel yönetimlerde de kalıcı bir güç haline gelme çabasını sürdürdüğünü gösteriyor.

Solun parçalı yapısı kritik kentleri riske atıyor

Seçimlerin en dikkat çeken yönlerinden biri ise sol partilerin birçok kentte ortak listeler oluşturamaması oldu. Özellikle Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ile merkez sol parti olan Sosyalist Parti (PS) arasındaki gerilim, birçok şehirde ayrı listelerle seçime gidilmesine yol açtı.

Lille, Toulouse, Strasbourg, Paris ve Limoges gibi kentlerde hem PS hem de LFI listelerinin yüksek oy almasına ya da yüzde 10’u geçerek ikinci tura kalmalarına rağmen ayrı ayrı yarışmaları, ikinci turda sağın veya aşırı sağın avantaj elde etmesi riskini artırıyor.

Öte yandan Sosyalist Parti (PS) lideri Olivier Faure, sosyalist 350 belediye başkanının ilk turdan yeniden seçildiğini duyurdu

LFI antifaşist cepheye çağırıyor, sosyal demokratlar reddediyor

Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi Roubaix kentinde ve Paris Saint Denis’de ilk turda yüzde 50’yi geçerek belediyeleri kazandı.

LFI yönetimi ise ikinci tur için diğer sol güçlere çağrı yaparak, “Nerede öndeysek listelerimizi diğer sol güçlere açmaya hazırız” mesajı verdi. Önde olunmayan yerlerde ise aldıkları oy oranı ölçüsünde listelerde temsil talep ettiklerini belirttiler. Ancak sosyal demokratların LFI ile ittifak konusunda isteksiz davranması, sol seçmen içinde de tartışmalara yol açabilir. PS Genel Sekreteri Olivier Faure ise LFI ile anlaşma yapılmayacağını açıklayarak bu gerilimi daha da büyüttü. Sosyal demokrat çizgideki siyasetçilerden Raphaël Glucksmann da sosyal demokratların LFI’den uzak durması gerektiğini savunarak sol içindeki ayrışmayı derinleştiren açıklamalar yaptı.

Macron grubundan Eski Başbakan ve Rönesans Partisi Başkanı Gabriel Attal da “Ne RN ne LFI” diyerek sosyal demokratların sorumluluk alması gerektiğini savundu. Attal, LFI ile ittifaktan kaçınılmasını ve kazanma ihtimali olmayan yerlerde merkez sağ ve sağ ile daha ılımlı bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Yasal olarak ikinci tur listelerinin salı günü saat 18.00’den önce sunulması gerekiyor.

Merkez sağdan LFI’ye saldırı, aşırı sağa destek

Seçim sürecinde dikkat çeken bir başka gelişme de geleneksel sağ ile aşırı sağ arasındaki siyasi yakınlaşma oldu. Cumhuriyetçiler Partisi (sağ-LR) Başkanı ve Eski İçişleri Bakanı olan Bruno Retailleau’nun seçmenleri açık biçimde yalnızca “LFI’ye karşı oy verme”ye çağırması dikkat çekti. Ancak Retailleau, aşırı sağcı Ulusal Birlik’e (RN) karşı oy kullanılması yönünde bir çağrı yapmadı. Bir televizyon programında konuşan LR sözcüsü ise seçmenlerinin LFI’nin değerlerinden ziyade Ulusal Birlik (RN) değerlerine daha yakın olduğunu söyledi.

Bu durum, merkez sağ ile aşırı sağ arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Seçim kampanyasında gerilim ve saldırılar

Seçim atmosferi yalnızca siyasi tartışmalarla değil, gerilim ve saldırılarla da dikkat çekti. Lyon’da Neonazi bir militanın sokakta saldırıya uğrayarak ölmesinin ardından bazı antifaşist aktivistlerin gözaltına alınması, aşırı sağ ile sol arasındaki gerilimi daha da artırdı. Bu olay, antifaşist hareketin kriminalize edildiği yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.

Son günlerde sol adaylara yönelik tehdit ve saldırıların arttığı da bildirildi. Strasbourg’da LFI listesinden aday olan Jamila Hadoum’un bıçak taşıyan bir kişi tarafından tehdit edildiği açıklandı. Benzer tehditlerin başka sol ve çevreci aktivistlere de yöneldiği ifade ediliyor.

Birinci turdan sonra da LFI’ye yönelik saldırıların sürdüğü belirtiliyor. Aşırı sağın yanı sıra sağ ve bazı sosyal demokrat çevreler ile onların destekçileri, Place Publique lideri Raphaël Glucksmann’ın da dile getirdiği gibi, Mélenchon çizgisini “Yahudi düşmanlığı” ile suçlayan söylemleri gündeme getiriyor.

Başkent Paris’te mevcut yönetim önde

Bu arada başkent Paris, seçimin ilk turunda mevcut PS’li Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun yardımcısı Emmanuel Gregoire oyların yüzde 36.4’ünü alarak birinci, Macron’un merkez sağcı eski Kültür Bakanı Rachida Dati oyların yüzde 24.8’ini alarak ikinci ve LFI partisinden Sophia Chikirou ise yüzde 13.7 ile üçüncü sırada tamamladı.

İkinci tur kritik olacak

İlk tur sonuçları, ikinci tur öncesinde birçok kentte siyasi dengelerin oldukça kırılgan olduğunu gösteriyor. Öte yandan seçimin asıl belirleyicisi ikinci tur olacak.

Sol partilerin ikinci turda ortak listeler oluşturup oluşturamayacağı, aşırı sağın yeni belediyeler kazanıp kazanamayacağı ve geleneksel sağ ile merkez partilerin nasıl bir ittifak politikası izleyecekleri seçimlerin kaderini belirleyecek. Bu süreçte aşırı sağa karşı geçmişte kurulan “cumhuriyetçi cephe”nin fiilen ortadan kalktığı bir gerçek . Seçimlerin sonucunu büyük ölçüde solun birleşme kapasitesi belirleyecek; ancak bunun gerçekleşme ihtimalinin zayıf olduğu ifade ediliyor.

22 Mart’ta yapılacak ikinci tur, yalnızca belediyelerin yönetimini değil, aynı zamanda Fransa’da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi güç dengelerinin hangi yönde şekilleneceğini de gösterecek önemli bir sınav olarak görülüyor. Bundan dolayı, tarihden ters çıkarmayan Sosyal demokratlar yüz şehirde ikinci tura seçilen LFI’ye vurarak sol liderliğini ele geçirme hesabındalar.

Close