Yücel Özdemir
G7 ülkelerinin maliye bakanları, pazartesi günü yaptıkları çevrim içi toplantıda Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapatılmasıyla birlikte artan petrol fiyatlarının önüne geçmek için stratejik rezervleri kullanmayı gündemine aldı. Fransa’nın dönem başkanlığını yaptığı G7 ülkeleri toplantısına Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol da davet edildi.
Fransız hükümeti kaynaklarından basına yansıyan bilgilere göre, toplantıda “Stratejik rezervlere başvurmanın bir seçenek olduğu konusunda genel bir uzlaşmaya varıldığı” ileri sürülürken, Financial Times gazetesi petrol ithal eden 32 ülkenin kurduğu Uluslararası Enerji Ajansının bunu koordine edeceğini bildirdi.
G7 grubunda ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada yer alıyor.
IEA, ülkelere en az 90 günlük net ithalatı karşılayacak petrol stoklarını bulundurma yükümlülüğü getirmişti. Bu sayede, Ortadoğu’da uzun süreli bir çatışma ve savaş durumlarında şokların etkisinin rezervlerin kullanılarak hafifletilmesi amaçlanıyor.
İran savaşı nedeniyle petrol fiyatı, Ukrayna savaşının başladığı 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşarak hafta başında varil başına (159 litre) 100 doların üzerine çıktı.
Rezerv 1,2 milyar varil
Piyasaları sakinleştirmeyi ve fiyat artışını kontrol altına almayı hedefleyen bu adımın atılıp atılmayacağı ise belirsiz. G7 maliye bakanları toplantısında bu konuda karar sonraya bırakıldı. Alman basınında yer alan haberlere göre IEA üyesi 32 ülkede yaklaşık 1,2 milyar varil (190 milyar litre) petrol acil durum rezervi bulunuyor. İngiliz Financial Times’a göre, ABD’li uzmanlar 300-400 milyon varilin serbest bırakılmasından yana. Bu miktar ABD’nin toplam rezervinin yüzde 25-30’una denk geliyor.
En son Ukrayna savaşının başlamasından sonra petrol rezervlerine başvurulmuştu. 1990’daki Irak, 2011’deki Libya işgali sırasında ve sonrasında rezervler kullanılmıştı. Tedarik kesintilerini telafi etmek ve fiyatları düşürmek amacıyla atılan bu adım istisna olarak kabul ediliyor.
En büyük petrol kesintisi
Enerji uzmanı Daniel Yergin’e göre Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla dünya tarihindeki en büyük günlük petrol üretimi kesintisi yaşanıyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları da pazartesi günü hızla yükseldi. Avrupa referans değeri TTF 60 avroya ulaştı. Bu, İran savaşının başlamasından kısa bir süre önceki değerin iki katı anlamına geliyor.
Doğal gaz fiyatlarının artmasının altında, Katar’ın en büyük sıvı gaz tesisinin İran’ın misillemesi sonucu hasar görmesi üzerine üretimi durdurması yatıyor. Aynı nedenle Bahreyn de pazartesi günü petrol üretimini durdurmuştu.
Fransa ve Almanya’dan yeşil ışık
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi günü, konteyner gemileri ve tankerlere Hürmüz Boğazı’nda askeri eşlik etmek için uluslararası bir girişim başlatıldığını duyurmuştu. Macron’un açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü askeri yoldan ele geçirme açıklamasıyla uyumlu görünüyor. Geniş bir koalisyonun sağlanması durumunda, Batılı ülkeler ve bölgedeki müttefikleri dünya ekonomisini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele almak için askeri müdahalede bulunabilir. İran’ın buna karşı askeri gücünü kullanması durumunda savaşın büyüme olasılığı çok daha somut bir hal almış olacak.
G7 toplantısıdan önce bir açıklama yapan Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, “Şu anda bir bölgeyle sınırlı olsa da küresel etkileri olan bir çatışmada, birbirimizle uyum içinde hareket etmeliyiz” dedi.
Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil ise toplantıdan sonra yaptığı açıklamada hükümetin ulusal petrol rezervlerini kullanmaya açık olduğunu ifade ederken, “Ancak şu anda bunun için doğru zaman değil. Gelecekte atılabilecek bir adım” dedi. Konuyla ilgili olarak G7 maliye bakanları yarın başka bir toplantı yapılacak.
Gelişmeleri Süddeutsche Zeitung’a değerlendiren Erfurt Üniversitesi’nde enerji güvenliği uzmanı olan Andreas Goldthau, “Kriz ne kadar uzun sürerse, Avrupa’nın sorunu o kadar büyür. Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle Amerikan endüstrisine karşı rekabet dezavantajı daha da artacak. ABD’nin doğal gazını ihraç etmek yerine yerli sanayiye ayırmayı tercih ettiğine dair en ufak bir ima bile fiyatları daha da yukarı çekebilir. Bu konuda Avrupa çok savunmasız” dedi.
AB’nin gündemi de yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları
Artan petrol ve doğal gaz fiyatları AB’nin de gündeminde. Bu amaçla, AB petrol ve doğal gaz tedariki koordinasyon grupları perşembe günü bir araya gelecek. Hürmüz Boğazı’nın hızlı bir şekilde açılması gibi olasılığı düşük bir durumda bile, arzın savaş öncesindeki seviyeye hemen geri dönmesi beklenmiyor. Doğal gaz ve petrol üretim tesislerinin yeniden devreye alınması ve faaliyete geçmesinin aylar alabileceği ifade ediliyor. Bazı kaynakları, üretim durduktan sonra eski kapasitelerine bir daha ulaşmasının zor olduğunu da dile getiriyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından sonra petrol fiyatlarındaki artışın küresel çapta enflasyonu kısa sürede arttırması bekleniyor. ABD yatırım bankası Goldman Sachs, petrol fiyatlarının önümüzdeki haftalarda rekor seviyelere ulaşacağını öngörüyor. Analistler, mart ayı sonuna kadar Hürmüz Boğazı’ndan yapılan ihracatın olumsuz etkilenmeye devam etmesi halinde varil fiyatının 150 doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor. Bu durumda Batılı ülkelerin öncülük edeceği uluslararası bir koalisyonun askeri güçle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü İran’dan almak için harekete geçme olasılığı da yüksek görünüyor. İran’ın bunu öngörerek geçişlere izin vermesi durumunda petrol piyasalarında bir sakinleşmeye yol açabilir.

