Written by 11:27 Allgemein

Hamburg’da İslam’a eşit statü

 Almanya’da İslam’ın Hıristiyanlık ve Musevilik gibi devlet tarafından resmi din olarak kabul edilmesi ve bunun gereklerinin yapılması yönündeki talebe ilk kez Hamburg eyaleti somut karşılık verdi.

Hamburg’de hükümet ile İslam ve Alevi örgütleri arasında beş yıldır yapılan görüşmelerin sonucunda, Müslümanların dini bayramlarında okul ve işten muaf tutulması ve bu inançların temsilcisi olan kurumların kamu okullarında din dersi verilmesi konusunda resmen bir anlaşmanın imzalanması üzerine anlaşmaya varıldı. Anlaşmaya Müslümanlar adına DİTİB, Milli Görüş, İslam Kültür Merkezleri ve AABF imza attı.

Eyalet Senatosu tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girecek anlaşmanın diğer eyaletlere de örnek olması bekleniyor.

Bu çerçevede Ramazan ve Kurban bayramlarında Müslüman çocuklar okuldan muaf tutulacaklar. Bu dini bayramlarda çalışmak istemeyenler de izin alabilecekler, ancak daha sonradan bunu telafi etmeleri gerekiyor.  Resmi istatistiklere göre, Hamburg’da 130 bin Müslüman yaşıyor.

Ayrıca, anlaşmaya imza atan örgütlerin her yönüyle devlete karşı açık ve saydam davranması gerekiyor. Keza kamu okullarında din dersinin okutulması konusunda İslami örgütler kiliselerle eşit haklara sahip olacaklar. Ancak, Müslüman örgütlerin talep ettiği “kilise vergisi” uygulaması kabul edilmedi.

Yine, kamu kurumlarında memurların türban takması da  serbest olmaya devam edecek. Ancak tarafsızlığı zedeleyecek bir durumun ortaya çıkması durumunda konu yeniden ele alınacak.

Anlaşma eyalette Müslümanlar açısından çok büyük farklılıklara yol açmamakla birlikte „İslam’ın Hamburg’a ait olduğuna“ dair açıklamalar olumlu bir hava esmesine neden oldu.

SPD’nin tek başına hükümette olduğu Hamburg’da eyalet ile Müslüman örgütler arasında imzalanan anlaşma muhalefet partiler ve kiliseler tarafından da memnuniyetle karşılandı.

Hamburg’daki anlaşmanın bir benzerinin ileriki yıllarda diğer eyaletlerde de imzalanabileceği tahmin ediliyor. Ancak buna rağmen, Müslümanlar üzerinden yürütülen kampanyalarla yerli ve göçmen emekçiler arasındaki ayrımın sürmesi yönündeki gerici politikalar da varlığını sürdürmeye devam edecek görünüyor. (YH)

Close