Üç hastanenin birleşerek Hristiyan Lippstadt Hastanesi’ni oluşturmasının ardından, annenin hayatı ciddi tehlike altında olmadığı sürece kürtaj yapılması yasaklandı. İş Mahkemesi jinekoloji başhekimi tarafından açılan davayı reddetti. Dava, şubat ayından beri yürürlükte olan Hristiyan Lippstadt Hastanesi tarafından verilen bir çalışma talimatına odaklanıyordu. Bu talimat kürtajı annenin hayatının ciddi tehlikede olması dışında yasaklıyor. İş Mahkemesi, bununla da yetinmedi, çalışma talimatının başhekimin Bielefeld’deki kendi muayenehanesi için de geçerli olduğuna karar verdi.
KİLİSENİN DEĞERLERİYLE ÖZDEŞLEŞMEK
Kadın Hastalıkları Başhekimi Prof. Dr. Joachim Volz, çalışma talimatının yanlış ve tıbbi sorumluluklarıyla bağdaşmadığını düşünüyor. Bu nedenle işverenine karşı Hamm İş Mahkemesi’nde dava açtı. “Hastalarımı bırakıp kilometrelerce uzağa göndermem gerekiyor, hem de yardım edebilecekken. Ciddi fetal malformasyonlar, tecavüz sonrası gebelikler veya büyük sağlık riskleri taşıyan durumlarda bile. Bence bu, yardım sağlamada bir başarısızlıktır.” diyen Dr. Volz, karara hayal kırıklığıyla tepki gösterdi ve temyize gideceklerini açıkladı.
Birleşmeye kadar, Protestan hastanesi, çocuğun ciddi sakatlık riski altında olması durumunda kürtaj yapılmasına da izin veriyordu. Her kürtajdan önce bir etik komitesi istişarelerde bulunuyordu. Katolik Kilisesi ise kürtaja karşı çıkıyor. Doğmamış bir çocuğun hayatını, annenin hayatı kadar önemli görüyor.
Nisan ayında Hamm İş Mahkemesi’nde bir uzlaşma duruşması yapılmıştı. İki taraf anlaşmaya varamadı. Herhangi bir karar verilmedi. Ancak hâkim, o dönemde, kilisenin sponsor olarak Lippstadt Kliniği’nde kürtajı yasaklayabileceğini belirtmişti. Ayrıca, yasanın Lippstadt Kliniği’ne başhekimin Bielefeld’deki kendi muayenehanesinde kürtaj yapmasını yasaklama yetkisi verdiğini de belirtmişti. Kilise iş kanunu uyarınca, kilise, çalışanlarının hastanenin değerleriyle özdeşleşmesini ve bunlara aykırı davranmamasını şart koşabilir.
Lippstadt Hastanesi’nde kürtaj yasağı konusundaki anlaşmazlık, kürtaj karşıtları ve savunucuları arasında bir tartışmayı alevlendirdi. Çevrimiçi bir dilekçede, 230.000’den fazla kişi Katolik kürtaj yasağının kaldırılmasını talep ediyor. Diğerleri ise başhekimi Katolik Kilisesi’ne baskı yapmak ve din özgürlüğünü tehlikeye atmakla suçluyor. Cuma günü yapılan protesto eylemine de 2.000 kişi katıldı.
İş mahkemesinden skandal karar: Katolik bir klinikte kürtaj yasaklanabilir

