Written by 03:32 KADIN

Kadınlar kendi seslerini duyuruyor: Tiyatro ile cesaret ve özgüven kazanıyorlar

 Selçuk Kozan / Bielefeld

Bielefeld DİDF kadın çalışmasının bir parçası olarak kurulan tiyatro grubu, 2025 yılında hayata geçti. Kadınlar, kendi hikayelerini ve mücadelelerini sahneye taşıyarak hem kendilerini ifade ediyor hem de topluma ilham veriyor. Her oyun, kadınların dayanışmasını ve gücünü gözler önüne sererken izleyicilere empati ve farkındalık kazandırıyor. Bu çalışmalar, sosyal hayatı kısıtlı kadınlara cesaret vererek onların da kendilerini keşfetmelerine olanak sağlıyor.

Ayhan Turan ( Yönetmen) : Bu tiyatro grubunun kurulması aslında DİDF’in kadın çalışmasının bir parçası olarak başladı. Kadınların bir kısmı o dönemde koro çalışmalarında aktifti ve buradan tiyatroya geçiş yaptılar. Grubun kurulma amacı, kadın çalışmalarını sanatsal bir boyutla zenginleştirmekti. Bana bu teklif geldiğinde, severek kabul ettim. Çünkü çabanın içinde olan kadınlara destek olmak ve kendilerini sanatsal faaliyetler aracılığıyla ifade etmelerini sağlamak çok değerli bir adımdı. Ben de bu adımı, koro dışında tiyatroyla devam etmeleri için başlattıkları çabayı takdirle karşıladım ve birlikte bir çalışma başlattık. Çalışmamız oldukça iyi ilerliyor. DİDF Kadınlar Tiyatrosu, 2025–2026 yılları arasında kuruldu. İlk oyunumuzda kadınlar kendi hayat hikayelerini sahneye taşıdılar ve bunu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sergiledik. Bu yılki oyunumuzda ise 8 Mart tarihçesini tiyatral bir şekilde izleyiciye aktaracağız. Kadınların hakları için verdikleri mücadeleyi ve bu mücadelelerin hayatlarına mal olan süreçleri sahnelemeyi amaçlıyoruz. Örneğin, 8 Mart’ın tarihçesi ve orada 146 kadının yanması gibi tarihsel olayları oyun aracılığıyla anlatacağız. Amacımız, kadınların tarihsel süreçteki mücadelesini göstermek ve onların sesini tiyatro aracılığıyla duyurmak. Bu tiyatro, geçen yıl 8 Mart’ta bir oyunla başlarken, o deneyimden sonra devam etmeye karar verdik ve bugün hala kadınların güçlenmesini ve kendilerini ifade etmelerini sağlayan bir alan olarak yoluna devam ediyor. Ayrıca şunu da belirteyim oyunun hazırlamasında metnin yazılmasına kadar büyük emeği olan tiyatrocu arkadaşımız Gaye Mutluay’a buradan teşekkür etmek istiyorum.

“Sahneye çıktığımızda kendimizi özgür ve güçlü hissediyoruz. Tiyatro sadece bir oyun değil; diğer kadınlara ilham verme, cesaret kazandırma ve hayatımızda fark yaratma yolumuz.”

 Kıymet Çelik: Korodaydım ve tiyatro fikrini duyduğumda çok mutlu oldum. Lise yıllarında biraz deneyimim vardı, ama kadınların hikayelerini sahne aracılığıyla başkalarına aktarmak fikri beni çok heyecanlandırdı. Önce kendi hikayelerimizle başladık, şimdi ise kadın mücadelesini anlatmaya çalışıyoruz. Tiyatro çok zengin bir sanat dalı ve bu çalışmanın içinde severek yer alıyoruz. Kendimizi ifade etmek, bir sosyal aktivitenin parçası olmak hem bizi mutlu ediyor hem de hayatımızda bazı şeyleri değiştirebileceğimize olan inancımızı güçlendiriyor. Diğer taraftan, sosyal hayatı kısıtlı olan kadınlara cesaret vererek bu tarz sanatsal çalışmalara katılmalarını teşvik etmek de bizim çabalarımızdan biri. Çünkü biliyoruz ki tiyatro ve koro gibi etkinlikler, kadınların kendilerini ifade etmeleri, özgüven kazanmaları ve sosyal hayatta daha aktif olmaları için büyük bir fırsat.

 Yasemin Mazaca: Ben aynı zamanda DİDF Kadın Korosu’ndayım. Bu tiyatro benim ikinci oyunum ve tiyatroya katıldıkça ne kadar hoşuma gittiğini daha iyi anlıyorum. Grubumuz da çok özel; birlikte çalışmak, birlikte üretmek büyük bir keyif. Tiyatro hayatımda çok önemli değişiklikler yaptı. Öncelikle cesaret kazandırıyor. Üzerimizdeki korkuyu, çekingenliği atıyorsun. Özgüvenin yükseliyor, kendine güvenle sahneye çıkmayı öğreniyorsun. Aslında bu, diğer kadınlara da bir şeyler veriyor; deneyim ve güç katıyor. Rolden role girerken farklı karakterler yaşamak, farklı duyguları deneyimlemek de ayrı bir kazanç. Tiyatroda ve koroda güzel olan şey, her seferinde bir oyun ortaya koyarken, anlattığımız şeylerin gerçek ve anlamlı olması. Oyunlarımız sadece bir gösteri değil, aynı zamanda bir mesaj. Kadınları cesaretlendirmeyi, katılmaya teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Oynadığımız oyunlar duygusal yoğunluk içeriyor. Prova sırasında metinleri çalışırken farklı bir yaklaşımımız oluyor, ama oyun sahnelenmeye başladığında bambaşka bir duyguya giriyoruz. Bu duyguyu izleyiciye aktarırken onların da empati kurmasını sağlıyoruz. Her oyun, hem bize hem izleyicilere bir deneyim sunuyor; hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor.

Emek Erez: Yaklaşık iki yıldır amatör olarak tiyatro yapıyorum. Bu çalışma, DİDF Bielefeld kadınları tarafından başlatılan bir projenin parçası olarak ortaya çıktı. Tiyatroyu sevdiğim için bu alanda kendimi ifade etmek istedim. Sahneye çıktığımda kendimi çok iyi hissediyorum; farklı karakterleri canlandırmak bana büyük bir heyecan veriyor. Tiyatro sayesinde hem kendimi ifade edebiliyor hem de insanların duygularına dokunabiliyorum. Aynı zamanda bana yeni şeyler öğrenme, kendimi geliştirme ve özgüven kazanma fırsatı sağlıyor. Bu yüzden tiyatroda yer almayı çok seviyorum ve bu alanda devam etmek istiyorum. Yaşadığımız dünyada, özellikle son dönemde yaşanan savaşlar ve İsrail’in İran’a saldırması beni derinden üzüyor. Daha önce politikaya çok ilgili değildim, ancak zamanla şunu fark ettim: Aslında hepimiz politikanın içindeyiz ve yaşanan gelişmeler hayatımızı doğrudan etkiliyor. Sosyal sorunları, özellikle de kadınların yaşadığı zorlukları tiyatro aracılığıyla anlatmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Tiyatro, insanların duygularına dokunabilen ve onları düşündürebilen güçlü bir araç. Böyle bir imkan yaratıldığı için hocam Ayhan Turan’a ve DİDF’e teşekkür ediyorum.

Songül Gök: Ben bu yolculuğa önce koroyla başladım. Aslında bu benim yıllardır kurduğum bir hayaldi. Koroya katıldıktan sonra özgüvenimin giderek arttığını fark ettim. Aynı zamanda birçok kadına da örnek olduğumuzu düşünüyorum. Burada çok güzel dostluklar kurduk, birlikte gülüyor, paylaşıyor ve gerçekten çok güzel zamanlar geçiriyoruz. Burada olduğumdan beri kendimi daha güçlü hissediyorum. Kadınların da kendi güçlerinin ve sosyal hayattaki yerlerinin farkına varmalarını istiyoruz. Çünkü kadınlar istediklerinde gerçekten çok şeyi başarabilecek güce sahipler. Ben de kendi adıma çok şey başardığımı düşünüyorum. Zor şartlara rağmen kendimi geliştirdiğimi hissediyorum. Sosyal olmak, insanın kendini yeniden bulması gibi bir şey. Bazen sanki eski yıllarıma, kendimi daha özgür ve daha canlı hissettiğim zamanlara geri dönmüş gibi oluyorum. Burası benim için hayatın karmaşasından çıkıp nefes alabildiğim bir yer gibi. Burada gülüyoruz, şakalaşıyoruz, espriler yapıyoruz ve günlük hayatın stresini geride bırakıyoruz.

Hüsniye Metin: Geçen yıl da tiyatro çalışmalarına katıldım. Zaten aynı zamanda koro üyesiyim. Hep bu tarz sosyal faaliyetlerin içinde olmak hayalimdi. Burada hem yeni şeyler öğreniyoruz hem de topluma bir mesaj vermeye çalışıyoruz. Çalışmalarımız sayesinde kendimize olan güvenimiz artıyor. Tiyatro hayatımın birçok alanında değişiklikler yaptı ve kendimi yenilediğimi, daha cesur ve özgüvenli bir insan olduğumu hissediyorum. Artık çekingenlik ve tedirginlik gibi duygulardan kurtuldum. Aynı zamanda, birilerine örnek olabilmek ve diğer kadınların da bir adım atmasına ilham vermek çok değerli. Oyunlarımız ve çabalarımızın, bazı kadınların hayatında küçük de olsa bir fark yarattığını düşünüyorum. Başka kadınlara örnek olabildiğimize inanmak, bana büyük bir mutluluk ve güç veriyor.

Tülin Kaya : Bu tiyatroya katılmamın sebebi, son zamanlarda kadınlara yönelik şiddetin çoğalmasıydı. Kadınların bir araya gelip güzel şeyler yaptığını görünce, ben de kadına yönelik şiddet ve haksızlıklara karşı bir tepki olarak tiyatroya başladım. Amacım, kadınların her alanda var olduklarını göstermekti. Bu süreçte çok başarılı olduklarını ve hayatımıza ne kadar değer kattıklarını gördüm. Başta çekingen ve utangaç olan kadınlar, şimdi sahnede kendilerine hem cesaret hem de özgüven buluyorlar. Kadınlar istediklerinde gerçekten çok şeyi değiştirebilecek güce sahipler; buna tüm kalbimle inanıyorum.

DİDF Kadınlar Tiyatro Grubu, Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde oyunlarını sergileyecek ve tüm kadınları bu özel etkinliğe davet ediyor. Etkinlik, 8 Mart Pazar günü saat 15:00’te Rosé Event und Hochzeitssaal, Turner Str. 2 adresinde gerçekleşecek.

 

 

 

Close