Almanya’nın önde gelen yardım kuruluşları ve sendikaları, siyaset ve sermaye odaklarının sosyal haklara yönelik saldırılarına karşı dev bir ittifak kurdu. 20 milyon kişiyi temsil eden birlik, Şansölye Merz’in “sosyal budama” politikalarına savaş açtı.
Almanya’da emeklilik, sağlık ve bakım hizmetlerine bütçe ayrılmadığı iddialarına, sendikalar ve sivil toplumun örgütlerinden sert bir yanıt geldi. Aralarında Caritas, VdK, SoVD, IG Metall, Verdi sendikası ve BUND’un da bulunduğu 14 örgüt, Berlin’de düzenlenen Federal Basın Konferansı’nda “Güçlü ve geleceğe güvenli bir sosyal devlet” için ortak bayrak açtı.
“Sosyal devlet bir kazananlar modelidir”
VdK Başkanı Verena Bentele, toplantıda yaptığı konuşmada “Hepimizin birlikte taşıdığı ve finanse ettiği sosyal devlet, bir miadı dolmuş model değil; tam aksine bir başarı hikayesidir” dedi.
20 milyon emekçiyi temsil eden kurumların ortak açıklaması Başbakan Friedrich Merz (CDU) olmak üzere, sermaye lobilerinin sosyal güvenlik sistemlerine yönelik bitmek bilmeyen saldırılarına bir tepki niteliği taşıyor. Bentele, Merz’in aylardır sürdürdüğü “çalışmaktan kaçanlar”, “yaşam tarzı yarı zamanlı çalışma” ve “vatandaşlık ödeneği (Bürgergeld) maliyetleri” üzerinden yürüttüğü ajitasyona dikkat çekerek, risklerin toplumdan bireyin omuzlarına yıkılmak istendiğini vurguladı.
Halkın yüzde 73’ü “zenginlerden daha fazla vergi” alınmasını istiyor
Öte yandan YouGov tarafından yapılan bir anket, halkın büyük çoğunluğunun bu dev ittifakla aynı fikirde olduğunu ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 79’u güçlü bir sosyal devletin toplumsal birliği artırdığına inanıyor. Yüzde 73’lük bir kesim, zenginlerin ve varlıklı kesimin daha fazla vergilendirilmesini istiyor. Yüzde ’lik ezici bir çoğunluk da kimsenin mali olarak çökmesine neden olmayacak insani bir bakım hizmeti talep ediyor.
SoVD Yönetim Kurulu Başkanı Michaela Engelmeier, asıl adaletsizliğin devasa servetlerin büyümeye devam etmesi, sıradan insanların ise her kuruşu iki kez düşünmek zorunda kalması olduğunu ifade etti.
IG Metall Sosyal Güvenlik Kurulu Üyesi Hans-Jürgen Urban, işverenlerin sorumluluktan kaçmak için ekonomik krizi bir fırsat olarak kullandığını belirtti. İttifak, reformun “hak budama” değil “hak geliştirme” olması gerektiğini savunarak şu 5 noktada iyileştirme talep etti: Daha adil bir vergi sistemi, eğitimden konuta, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi, toplu iş sözleşmelerine bağlılığın artırılması. adil asgari ücret ve çalışma koşulları ve yoksullukla mücadele ve sosyal adalete uygun ekolojik dönüşüm.
Silahlanmaya bir tek eleştiri yapılması
20 milyon üyeyi temsil eden örgütler, sosyal haklardaki kısıtlamaların en büyük gerekçesi olarak gösterilen ve hızla artan askeri harcamalar (militarizasyon) hakkında ise tek kelime etmedi. Sosyal budama ile silahlanmaya ayrılan “özel fonlar” arasındaki bağ, ittifakın gündemine girmemiş görünüyor. (YH)

