Bundeswehr, yaygın bir kampanyayla kadınları da orduya çekmek istiyor. Bunu kadın erkek eşitliğinin çok önemli bir adımı olarak göstererek sözde bazı kadın hakları savunucularını da yanına alıyor. Ancak Alman ordusunda yıllardan beri artarak süren cinsiyetçi saldırılar, bırakın eşitlik yalanını, kadınların bu erkek egemen yapıda ortalamanın da üstünde baskı ve şiddetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
2018 SKANDAL YILI OLMUŞTU
2018 ordu içindeki taciz, tecavüz, teşhircilik olaylarının artışı ile dikkat çekmişti. O yıl ordu içinde 288 cinsel suç duyurusunda bulunuldu. Silahlı Kuvvetler Parlamento Komiseri’nin raporuna göre, kadın askerlerin bildirdiği cinsel taciz olayları, örneğin kalçalara veya göğüslere uygunsuz dokunmaları içeriyordu. Bir vakada, bir astsubay, reşit olmayan bir kadın askerden araba ile götürme karşılığında cinsel ilişki talep etti. Saldırıların her biri disiplin cezası ve ağır kınamalarla cezalandırıldı. Bir kadın askere iki kez tecavüz etme nedeniyle bir asker ordudan atıldı ve hakkında sivil kovuşturma başlatıldı.
YENİ BİR SKANDAL
Daha sonra Ukrayna savaşı nedeniyle başlatılan Zeitenwende/Dönüşüm politikası, ordunun parlatılmasını da beraberinde getirdi. Askerler doğal felaketlerde yardımcı olan, yoksul çocuklar için kampanyalar düzenleyen neredeyse bir yardım örgütü gibi gösterilmeye başlandı. Ordu içindeki ırkçı, milliyetçi gruplar, olaylar, savunma bakanlarının sert kınamaları ve birkaç askerin görevden alınmasıyla geçiştirildi. Uzun süredir ordu cinsiyetçi skandallarla gündeme getirilmedi.
Ancak geçen yılın sonunda yeni bir skandal ortaya çıktı: Rheinland Pfalz’daki Paraşüt Alayı 26’da iddia edilen sağcı aşırılık, cinsel taciz ve uyuşturucu kullanımı vakalarının ardından, birlik kendi açıklamalarına göre birkaç askeri görevden aldı ve daha fazla önlem alınacağını açıkladı.
Rheinland Pfalz’daki Zweibrücken alayının üyeleri aylardır soruşturma altında. Birkaç düzine şüpheli, kadınlara yönelik cinsel saldırı ve zorbalıkla suçlanıyor. En az 30 askerin aşırı sağcı ve Yahudi karşıtı olaylara karıştığı iddia ediliyor. Soruşturma, 200’den fazla suç ve disiplin ihlalini kapsıyor. Bununla bağlantılı olarak, önceki alay komutanı Albay Oliver Henkel, Ekim ayı başında görevinden alındı.
STRESLİ ORTAMIN İSTİSNAİ HATALARI
Sadece iki yıl önce, Zweibrücken Bölge Mahkemesi, biri ikinci kez olmak üzere, bir kadın asker arkadaşına tecavüz etmekten iki paraşütçüyü mahkûm etti. Ordu sözcüsü dpa’ya “toplam 55 şüpheli hakkında kapsamlı soruşturmalar yürütülüyor” açıklamasını yaptı. Bunlardan 19’u hakkında görevden uzaklaştırma işlemleri başlatıldı ve üç vakada görevden uzaklaştırma işlemleri zaten gerçekleştirildi. Soruşturmalar, mayıs ayına kadar görev yapan Silahlı Kuvvetler Parlamento Komiseri Eva Högl’e (SPD) kadın askerlerden gelen çeşitli şikayetler üzerine başlatıldı. Açıklamalar sözde sert ama orduda stresli bir ortam olduğu, bu ortamda az da oldüsa hatalı davranılabileceği gibi ’empati’ içerikli cümleler de kuruluyor.
Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Hitler selamları ve bir “Nazi partisi” hakkında haber yaptı. Zweibrücken’de “aşırı sağcı, açıkça Yahudi karşıtı bir klik” vardı. Kadın askerler erkeklerin cinsel organlarını görmeye zorlandılar. Resmen teşhire maruz kaldılar ve pornografik ve tecavüz şakalarına tabi tutuldular. Bakan Pistorius ve sözünü ettiği önlem eylem planını geliştirmekle görevli saha ordusunun komutanı Harald Gante, verdikleri demeçte, olaylarla ilgili bilgi aldıklarında “şaşkına döndüklerini” söylediler: “Bu olaylar kabul edilemezdi ve Bundeswehr’in genel itibarını zedeleme potansiyeline sahipti.
BUZ DAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ
Bundeswehr Parlamento Komiseri Henning Otte, Zweibrücken’deki 26. Paraşüt Alayı’nda ortaya çıkan cinsiyetçilik skandalının ardından, Bundeswehr bildirilmemiş cinsiyetçilik vakalarına ilişkin söz verilen çalışmanın hızla uygulanması ve sunulması için Federal Savunma Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Otte verdiği demeçte, “Tüm askerlerin görevlerini saygı, haysiyet ve güvenlik içinde yerine getirebileceği bir güce ihtiyacımız var” dedi. Ordudakiler bile cinsiyetçi saldırıların istisnai değil günlük olaylar olduğunu bilmekte.
ORDU SİSTEMİN KORUYUCUSU
“Bu sadece bir kanun ve düzen meselesi değil, bir tutum meselesi.” Etkilenenler, terk edilmeyeceklerine veya damgalanmayacaklarına güvenebilmelidir. Her cinsel taciz vakası bildirilmeli, soruşturulmalı ve tutarlı bir şekilde kovuşturulmalıdır.” Başta Savunma Bakanı Pistorius olmak üzere ordunun değişik kademelerindeki yöneticiler Alman ordusunun toplumun geneline örnek olacak ahlaki ve toplumsal değerlere sahip olduğunu, istisnaların bu kuralı bozmayacağını söylüyorlar. Ordunun duvar reklamlarında; “değerlerine sahip çıkmayı öğren, orduya katıl!” sloganıyla kadınlar askerlik yapmaya çağrılıyor. Her ne kadar korkmayın, şikâyet edin dense de ordunun itibarı için birçok olay istatistiklere dahi geçirilmeden sözde çözülerek sümen altı ediliyor.
Bir yandan “bütün askerler katildir” diyen Kurt Tucholsky’nin sözleriyle askerler katil olmaya mecbur edildiği için ne erkeklerin ne de kadınların bu orduda yeri var. Diğer yandan ise 2011’de Bad Reichenhall skandalı, 2018’deki taciz, tecavüz olayları, şimdiki gelişmeler gözetildiğinde ordu kadınlar için bir cehennem ve nerede olursa olsun sistemin ve değerlerinin kararlı savunucusu. (YH)

