Written by 14:44 uncategorized

Osram’da işçilerin yüzde 25’ine çıkış

 

Berlin Osram’da teknolojik yenilenme gerekçesiyle 400 işçinin çıkışı gündemde. Konuyla ilgili İşyeri Sendika Temsilciliği (VKL) Başkan vekili Haydar Arduç’la görüştük.

 

Rüştü Yıldırım

 

Osram yönetimi “yeniden yapılanma” sürecini başlattı. Bu işçiler için ne anlama geliyor?

Osram pazardaki payını koruma amacıyla LED teknolojisine geçme hazırlıkları yapıyor. Bu hedefine ulaşabilmek için de “yeniden yapılanma” adı altında bir kampanya yürütülüyor. 400 personel fazlalık olduğu ileri sürülürken bunun 150’sini erken emekliliğe, 200’ünü de Siemens’de kiralık işçilerin çalıştığı bölümlere göndermek planırken, 50 işçiye de değişik yöntemlerle çıkış verilmek isteniyor.

İki yıl önce ise ‘300 fazlalığımız var’deniyordu, birçok işçi paralı çıkış almasına rağmen bugün 400 çalışanın fazlalığından söz ediyorlar.

Personel yenilenmesiyle daha çok yardımcı işçiler çıkartılacak ve bu alandaki iş yükü de kalifiye elemanlara yüklenecek. Teknolojik yenilenmenin faturası bu sayede işçilere ödetilecek. İşverenin bu tavrı tamamen ileriki süreçte yeni gerekçelerle işçi kıyımına devam edebilmeye yöneliktir. Şimdiye kadar pek çok işletmede bunun örneklerine tanık olduk. İşçi kıyımının önüne ise, ancak işyerlerine sahip çıkıp mücadele etmekle geçilebilinir.

 

İşletmede ne kadar çalışan var?

1600 çalışanı var, çoğunluğu büro çalışanı, ARGE (araştırma geliştirme) bölümlerinde çalışanlar da bu sayıya dahil. İşveren temsilcilerinin açıkça söylemekten çekinmediği gibi amaçları; kesinlikle üretimdeki mesleksiz işçileri yok etmek. Bugüne kadar bunu kademeli olarak uyguladılar, şöyle ki son BR raporuna göre (ERA) 4 ve altındaki ücret gruplarındaki işçi sayısı 200 -300 civarında.

 

BR ve sendikanın tutumu nedir?

BR ve IG Metall, Berlin’in üretim merkezi olarak korunması uğruna işverenin planlarını uygulamasına karşı koymuyorlar, yeni teknolojinin (LED) Berlin tarafında yapılmasına çanak tutuyorlar. Çünkü LED üretimine Almanya’da başka Osram işletmeleri de talip. Ama ‘her ne pahasına olursa olsun Osram Berlin de kalsın’ anlayışı ise işverenin yüzünü güldürür.

 

Metal işkolunda TİS dönemi ve IG Metall’de sendikal kurulların seçimi var…

İşyerinde sendikalılık oranı yüzde 35-36 civarında, üye sayısında erime devam ediyor. Sendikal anlamda yeni kazanımların olmaması, yalnızca ‘hukuk sigortası’ görevi görüyor olması işçiler arasında “Bana faydası yok, neden üye olayım ki” şeklinde anlayışların güçlenmesine katkı sunuyor. Bunun böyle olmadığına ikna görevi ise hiç bir yasal desteği olmayan biz temsilcilere düşüyor. Sendika yönetimi biz temsilcilerden yeni üye kazanmamızı istiyor. Bunun arkasında maalesef azalan aidat gelirleri olduğu gerçeği var. Sendika yöneticileri bilmiyor mu? üye kazanımı asıl, daha güçlü ve kararlı mücadele ve hakların savunulması, yeni hakların kazanılmasından geçer. İşyeri sendika temsilcilerinin daha başarılı olmasının yolu da bundan geçer. İşyeri sendika temsilcileri görevini yapsın tabii ki ama sendika yöneticileri de görevlerini yapsın. İçinde bulunduğumuz yılda sendika kurullarının seçimleri yapılacak; sorumluluk taşıyan duyarlı işçi arkadaşların bu görevlere aday olması, yer alması doğru olandır. Unutmamalıyız ki biz görev almazsak oralarda bulunmayı hak etmeyen kişiler olacaktır, bunu değiştirmek biraz da bizlerin elinde. Sonradan şikâyetçi olmak işçilere bir şey kazandırmaz.

TİS döneminde IG Metall merkezi talebini açıkladı yüzde 6,5. Söylenebilir ki bu merkezin talebi işçilerin talebi ise; bizim işyerimiz de dahil olmak üzere iki haneli rakamlardı. Reel enflasyon değerleri karşısında beklentimiz buydu; bir de pazarlıklar sonucu elde edilecek oranı düşünürsek bize yine yoksulluk, yine kemer sıkma düşecek. Bu kader olmasa gerek.

 

 

Taşeron firmaların iç yüzü!

Ben 1996 yılından beri, yani 16 yıldır Köln-FORD fabrikasının içindeki bir taşeron firmada çalışıyorum. Kısaca bilgi olması için: FORD fabrikasının içinde çok farklı işler yapan neredeyse sayıları 100’ü bulan taşeron firma var. Bunlarda çalışan işçi sayısı 2’den yaklaşık 300’e kadar değişiyor. Benim çalıştığım firmada ise 35 kişi çalışıyor. Hallelerde üretim esnasında oluşan çöpleri topluyoruz, kartonları paket yapıyoruz, paletleri taşıyoruz. Pislikleri toplayıp her işi yapıyoruz yani.

İşe alındıktan kısa bir süre geçtikten sonra firma isim değiştirdi, yeni bir isim aldı. Birkaç yıl sonra tekrar yeni bir isim daha. Yani her üç – beş senede yenileniyor. Değişen sadece firmanın adı oluyor! Aynı şefler, aynı insanlar ve aynı işçiler çalışıyor. Kısacası, 1996 yılından 2012 yılına, yani şimdiye kadar 6 ‘değişik’ firmada çalıştık. Bu arada ücretlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı gibi, saat ücretlerimizde düşüşler oldu. Benim saat ücretim 8,53 EURO. Bugüne kadar senede 10 kuruş (cent) zam alsaydım, bugünkü saat ücretim de en az 1,60 Euro artış olurdu.

Tartışmalar yaptık bunun üzerine. Sonunda 01.04.2011 tarihinde bize yeni bir iş sözleşmesi getirip ‘imzalayın’ dediler! ‘Nedir bu’ diye sorduğumuzda , ‘yeni sözleşmeniz’ cevabını aldık. Okuduk; yeni işe alınmışız gibi hazırlamışlardı. 6 aylık da deneme süresi yazmışlardı. Geçen 15 yılımızdan hiç bahsedilmiyordu. Yani iki hafta sonra işten atılırsak hiçbir hakkımız olmayacak, geçen 15 yıl havaya gidecekti. İtiraz ettik; ‘böyle işte, isterseniz mahkemeye gidin’ dediler.

35 arkadaştan 32’si yeni sözleşmeyi imzaladılar. Biz 3 arkadaşla beraber avukat tutup firmayı mahkemeye verdik. Şimdi ilk defa 13 Mart 2012 günü mahkememiz var.

‘Yeni Hayat’ gazetesi aracılığıyla da, bizim gibi diğer ‘leiharbeit’ firmalarında çalışan arkadaşlarla dayanışma içinde olduğumuzu ve haklarımızın sonuna kadar mücadele edeceğimizi duyurmak istiyoruz. Tüm işçi arkadaşlarımızla bu tür ‘leih’ firmaları teşhir etmeye çalışacağız!

 

Yaşasın tüm işçilerin kardeşlik mücadelesi!

Leih Firmadan işçiler adına

Celal AKAGÜN / Köln-FORD

 

 

 

KUTU

Kiralık iş firmaları yasaklanmalı

Ali Bektaş (VM,Mercedes-Sindelfingen):

Öncelikle TİS görüşmeleri başlamadan hem kendi iç toplantılarımızda hem de işçi arkadaşlarla talebimizin ne olacağı konusunda tartışmalar yürüttük. Bizlerin talebi yüzde 8`e yakın olmasına rağmen İşyeri İşçi Temsilciliği bildik bahanelerle yine (‘gerçekçi olmak lazım’, ‘piyasanın durumu’, ‘kriz’ gibi gerekçeler ileri sürerek) kendi bildiği gibi hareket edip tabanın taleplerini duymamayı tercih etti. Her şeye rağmen, yüzde 6,5 talebinin yanı sıra, önümüzde acil sorun olarak duran kiralık firmalardan gelen arkadaşlarımızın kalıcı işçi statüsüne geçmeleri için mücadele etmek zorundayız. Sendikanın şu ya da bu gerekçelerle imzalamasından çok, işyerimizde ve diğer firmalarda olan, 2. sınıf 3. sınıf işçi ayrımının ortadan kalkması gerekiyor. Çünkü bizlerin yaptığı işlerin aynısını yılbaşı, izin ve prim hakları olmaksızın onlar da yapıyor. Onlar da geçen yıl bizlerle mesai yaptılar ancak firma bir tişörtü dahi onlara çok gördü. Bu durum değişmeli ve kiralık firmalar yasaklanmalıdır. Bunun için de hep birlikte mücadele gereklidir.

 

 

İZLENİM/ Ahmet Yıkar*

Ortak mücadele

Bir yıldırım çarpmış gibi, hiçbir şey öncesi gibi değil. İşyerinin kaybıyla bilinmez bir boşluğa düşme tehlikesi/tehdidiyle karşı karşıya kalınıyor.

Nirosta’da çalışan bizlerin çoğu böyle hissediyor. ThyssenKrupp’un yüksek kaliteli çelik üreten bölümünün satışı yıllardır gündemdeydi. Şimdi ise her şey o kadar çabuk oldu ki. IG Metall işçiler arasındaki bütün aktifleri, atılacak adımlar üzerine konuşmak için bir araya çağırdı. Bir uyarı nöbeti, bir insan zinciri, Katoliklerin ve Protestanların katıldığı ortak bir ayin ve Bochum ve Essen’e gitmek üzere otobüsler ayarlandı.

İşçilerin katılımı başlangıçta zayıftı, yavaş yavaş eylemlere katılanların sayısı arttı. Pes etmişliğin, kurbanlık olma duygusunun yerini bir şeyleri değiştirebilme cesareti aldı. Uyarı nöbetinde, yanan varillerin yanında omuz omuza duruldu, işyerlerinin korunması için dualar edildi. Aileler çocuklarıyla birlikte, diğer üretim merkezlerinden işçi arkadaşlar, Krefeld’in fabrikalarından işçiler yanımıza geldiler. Baştan itibaren büyük bir dayanışma vardı ve bu hala devam ediyor.

Fabrikanın kapatılmasını ve işyerlerinin yok edilmesini engellemek için işçiler ve büro çalışanları sokağa çıkarak, kol kola insan zincirinde yerlerini aldılar. Bir hafta sonra satışın gerçekleştiğini, fabrikanın bazı bölümlerinin kapanacağını ama iş nedeniyle işten çıkarmaların bir sözleşmeyle engellendiğini öğrendik. Buna rağmen hayal kırıklığı çok büyüktü, gözyaşları aktı.

Geride kalan duygu ise; işyerlerimizi korumak için her şeyi yaptığımız; ücretimize ve ekmeğimize el konulmak istendiğinde yeniden harekete geçebileceğimizdi.

 

* ThyssenKrupp Nirosta İşyeri ve İşçi Temsilcisi

 

 

Kiralık işçiliğe karşı genel grev – 1

İsrail’de kamu ve özel sektörde çalışan yarım milyon emekçi, kiralık işçilerin haklarının artması için 8 Şubat günü genel greve çıktılar. Hastaneler, bankalar, hükümet daireleri, okulların ve toplu taşımacılık alanında grev etkili oldu. Ben Gurion Havaalanı 6 saat hava trafiğine kapandı. Sendika konfederasyonu Histadrut, bu eylemle kiralık işçilerle ilgili özel sektörde imzalanan sözleşmenin kamu sektöründe de üstlenilmesini sağlamaya çalışıyor. İmzalanan sözleşme kiralık işçilerin kadroya alınmasını bunun gerçekleşmediği yerlerde kiralık işçilere eşit ücret ve sosyal ödemeler verilmesini içeriyor. Kiralık işçi çalıştırılması İsrail’de son yıllarda özellikle kamu sektöründe olağanüstü arttı. Her an işten atılabilen kiralık işçiler ortalamanın çok altında ücret aldıkları gibi neredeyse hiçbir sosyal hakka sahip değiller. (YH)

 

Kiralık işçiliğe karşı genel grev – 2

Ocak ayının son haftasında Norveç’te 150 bin emekçi, AB’nin kiralık işçilerle ilgili yönetmeliğine karşı greve çıktı. Ülkenin birçok yerinde yapılan gösterilerde AB yönetmeliğinin yürürlüğe konulmaması talep edildi. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte sendikal hakların sınırlanacağına dikkat çeken sendika yönetimleri, yönetmelikle birlikte kiralık işçiliğin olağanüstü artmasından endişe ediyorlar. Şimdiye kadar yürürlükte olan yönetmeliğe göre kiralık işçilerin işe alınması için sendikaların onayı gerekiyor. Bu nedenle Norveç’te kiralık işçilik çok sınırlı olarak uygulanıyor. (YH)

Close