Almanya’da Başbakan Friedrich Merz ve sermaye örgütlerinin çalışa sürelerinin arttırılması başta olmak üzere bir çok alanda sosyal kısıtlama talep etmesine sendikalardan tepki geldi. Alman Sendikalar Birliği (DGB) ve ona bağlı sendikaların genel başkanları yaptıkları ortak açıklamada, saldırı planları „küstahça“ olarak nitelendirildi.
(DGB) ve üye sendikalar adına yapılan ortak açıklamada şöyle denildi: “Bugün ‘reform tartışması’ adı altında yapılan açıklamalar, Birlik partileri ve birçok işveren örgütü için bir utanç belgesidir. Bu kampanyayla, yönetim katlarında yapılan çok sayıdaki stratejik yanlış kararı ve büyük zorlukları gözlerden kaçırmak istiyorlar. Altyapı, eğitim ve dönüşüme yeterli yatırım yapılmaması, toplu sözleşmelere bağlılığın zayıf olması, adaletsiz vergi politikaları ve yanlış bir ekonomi politikası. Bu sorunlarla yüzleşmek yerine, ülkedeki insanların sözde çok tembel, çok hasta ya da çok sık yarı zamanlı çalıştıkları iddiasıyla, giderek daha maceracı önerilerle radikal bir sosyal budama talep ediliyor. Bu tartışmalar toplumumuzu bölüyor, demokrasiyi tehlikeye atıyor ve hiçbir sorunu çözmüyor.
Biz sendikalar açıkça söylüyoruz: Çalışanlara ve sosyal devlete yönelik yeni saldırılara göz yummayacağız. Çalışanları yanında görmek ve demokrasiyi güçlendirmek isteyenler, insanları birbirine düşürmek yerine iyi ücretleri, iyi çalışma koşullarını ve sosyal güvenceyi güçlendirmelidir.
Sadece güvensizlik yaratan ve toplumu bölen bu tartışmalara son verilmesini istiyoruz. Çalışma haklarını ve sosyal devleti yıkmaya yönelik planlar yerine, yüksek gelirler ve büyük servetler için daha fazla vergi adaleti gereklidir. Çalışanların zorlukla kazandıkları hakları sorgulamak yerine, Almanya’yı ileriye taşıyacak kararlı reformlara ihtiyaç vardır.
Reformlar, insanlara acı verdiğinde iyi olmaz. İyi reformlar büyüme yaratır, toplumsal dayanışmayı güçlendirir, perspektif sunar ve Almanya’yı ileriye taşır.
Biz sendikalar bir rota değişikliği talep ediyoruz: sahte tartışmalardan uzaklaşıp gerçek reformlara yönelmek, artık zenginlerin ve süper zenginlerin de katkı sunması gerekir.
Ülkemizin geleceği üzerine yapıcı bir diyalog için hazırız. Dayanışmacı, demokratik ve adil bir toplumu birlikte inşa etmek istiyoruz.”

