Rojava’ya yönelik yapılan saldırılarda karşı dayanışma amacıyla Türkiye’ye giden ve aralarında gazeteci ve aktivistlerin de bulunduğu 16 kişilik Alman heyeti polis tarafından gözaltına alındı. Sol Parti (Die Linke) ve Linksjugend Solid temsilcileri, gözaltıların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. Heyette Linksjugend Solid temsilcileri ile Sol Parti Aşağı Saksonya teşkilatından üyelerin de bulunduğu bildirildi.
Delegasyonun, Kuzey ve Doğu Suriye’deki insani krize dikkat çekmek ve hak ihlallerini belgelemek amacıyla bölgede bulunduğu belirtildi. Dayanışma amacıyla yürütülen çalışmanın engellenmesi, Sol Parti Eş Başkanı Jan van Aken, Federal Meclis Grup Dış Politika Sözcüsü Cansu Özdemir ve Linksjugend Solid Sözcüsü Maria Lara Moubarak tarafından sert bir dille kınandı.
Eş zamanlı olarak, Türkiye-Suriye sınırında “People’s Caravan” (Halkın Kervanı) adlı grubun da durdurulduğu, katılımcıların pasaportlarına el konularak geçişlerine izin verilmediği belirtildi.
Özdemir konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Alman aktivist ve gazetecilerin gözaltına alınması basın özgürlüğüne ve siyasi haklara ağır bir saldırıdır. Dışişleri Bakanlığı derhal devreye girmeli ve vatandaşlarımızın serbest bırakılmasını sağlamalıdır” dedi.
Jan van Aken ise Alman Büyükelçiliğinin acilen konsolosluk yardımı sağlaması gerektiğini vurgulayarak “İnsani dayanışma kriminalize edilmemeli, desteklenmelidir” dedi.
Avukatlardan “Şeffaflık” talebi
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Dîlan Koç, süreci yakından takip ettiklerini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Aldığımız bilgilere göre heyet şu an Göç İdaresi’nde tutuluyor. Avukat olmamıza rağmen kendileriyle görüşmemize henüz izin verilmedi. Gözaltı gerekçesine dair resmi bir açıklama yapılmış değil. Yetkililerden şeffaflık ve derhal hukuki erişim talep ediyoruz” dedi.
Avukat Koç, kişilerin İstanbul’a nakledilme ve ardından sınır dışı edilme ihtimalinin bulunduğunu, bu durumun gelecekte Türkiye’ye giriş yasağına yol açabileceğini de sözlerine ekledi.

