Federal İçişleri Bakanlığı’nın uyum kurslarında yaptığı radikal kesintiler, yüz binlerce göçmenin dil öğrenme şansını elinden alırken, eğitim kurumları, öğretmenler ve iş dünyası karara sert tepki gösteriyor.
Almanya’da federal hükümetin “mali zorlukları” gerekçe göstererek uyum kurslarına yönelik başlattığı kısıtlamalar, ülke çapında büyük bir kaosa yol açtı. Gönüllü katılımcılara yönelik kurs kayıtlarının durdurulması, sadece göçmenleri değil, eğitim sektörünü ve iş gücü piyasasını da derinden sarsıyor.
Federal Göç ve Mülteci Dairesi (BAMF), hafta başında yaptığı duyuruyla, bütçe kısıtlamaları nedeniyle “ikinci bir duyuruya kadar” gönüllü katılımcıların uyum kurslarına kabul edilmeyeceğini açıkladı.
Böylece, federal hükümetin verilerine göre bu yıl 314.300 potansiyel kurs katılımcısının yüzde 40’ından fazlası kurslardan dışlanıyor. Bu karar; aralarında Ukraynalı sığınmacıların, geçici koruma statüsündekilerin ve Avrupa Birliği vatandaşlarının da bulunduğu, kursa gitmek isteyen yaklaşık 129.000 kişiyi etkiliyor.
Karar, sektör temsilcileri tarafından sert bir dille eleştirildi. Federal Entegrasyon ve Mesleki Dil Kursları Birliği’nden yapılan açıklamada, bu durumun basit bir idari önlem değil, devletin entegrasyon kabiliyetinin kontrollü bir şekilde geriletilmesi“ olduğu belirtildi.
Açıklamada devamla, „Eğitimciler işsiz kalabilir. Zaten güvencesiz şartlarda çalışan binlerce öğretmen işini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Halk eğitim merkezleri (VHS) ve özel dil okulları ciddi finansman boşluklarıyla karşı karşıya; birçok şubenin kapanması bekleniyor“ denildi.
Siyasi partilerden tepki: “Dil lüks değildir”
Hükümet ortağı SPD, karara karşı “henüz son söz söylenmedi” diyerek İçişleri Bakanlığı ile görüşeceklerini duyurdu. Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları da kararı “ekonomiye ve toplumsal barışa vurulan bir darbe” olarak nitelendirdi.
Açıklamalarda, devasa askeri harcamalar nedeniyle bütçede oluşan deliğin faturasının göçmenlere kesildiği belirtildi. Ancak eleştiriler sadece mali boyutla sınırlı değil. Entegrasyon kurslarına vurulan bu darbenin, aşırı sağcı AfD’nin “remigrasyon” (geri gönderme) ajandasına hizmet eden siyasi bir sinyal olduğuna da dikkat çekildi Dil öğrenemeyen ve iş piyasasına giremeyen göçmenlerin, toplumdan dışlanarak ayrılmaya zorlandığı belirttildi.

