Bu yıl değişik sektörlerde 10 milyon işçinin ücret toplu sözleşmeleri (TİS) gündemde. Bazı TİS görüşmeleri 2025’ten 2026 sarkarken bazılarının 2027’ye sarkması muhtemel görüyor. TİS görüşmelerinin gündemde olduğu bütün sektörlerde sendikalar, “alım gücünü yükseltmek” hedefiyle masa başına oturmayı planlıyorlar. Ver.di ve GdL sendikaları somut taleplerle müzakerelere girerken IG BCE, somut talep belirlemeden masaya oturdu.
UMUT YAŞAR
Hans Böckler Vakfı’na (HBS) bağlı Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün (WSI) ücret arşivinin hazırladığı bir rapora göre, Aralık 2025 ile Kasım 2026 arasında, DGB sendikaları tarafından müzakere edilen ücret toplu sözleşmeleri yaklaşık 10 milyon işçi için sona eriyor. Raporu basına sunan WSI Toplu Sözleşme Arşivi Müdürü Prof. Dr. Thorsten Schulten, “2026 yılında, birçok önemli sektörde yeni toplu sözleşmelerin müzakere edileceği büyük bir toplu sözleşme dönemi olacak” dedi.
2026 toplu sözleşme görüşmelerindeki gidişatı, geniş işçi kesimlerini kapsayan toplu sözleşmeler belirleyecek. Aralık 2025’te başlayan ve büyük olasılıkla 2026’nın ikinci ayında bağıtlanacak olan eyalet kamu hizmetleri ücret görüşmeleri (sayfa 8’e bkz.) bu konuda belirleyici olacak.
“GREV YAPMADAN SONUCA VARMAK İSTİYORUZ”
Alman Makinistler Sendikası (GdL) ve Alman Demiryolları (DB) arasında TİS görüşmeleri 8 Ocak günü başladı. Görüşmelere toplam 40 ayrı taleple giren GdL, reel ücretlerin yükselmesi için mücadele etmeye hazır olduklarını baştan ilan etti. Genel ücretlerin yüzde 3,8 artmasını talep eden GdL, ileri sürdüğü diğer taleplerle birlikte toplamda yüzde 8’lik bir ücret artışı hedefliyor. 2022 ve 2023 yılları arasında reel ücretlerin yüzde 13 düştüğüne dikkat çeken GdL yönetimi, “Hedefimiz belirli bir aşamada bu açığı kapatmak” diyor.
En son imzalanan sözleşmeye konulan bir maddeyle yürürlükteki sözleşme süresi sonuna kadar “barış döneminin” devam etmesi konusunda anlaşan taraflar şubat ayı sonuna kadar 14 kez görüşme kararı aldılar. Böylece “grev yapmadan sonuca varma” isteklerinin altını çizilmiş olundu.
GdL’in yeni başkanı Mario Reiß, ilk görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Grev yapmadan bir sonuca ulaşmak istiyoruz. Ama bu sadece bize bağlı değil. Taleplerimizi DB yönetimine ilettik ve müzakerelere başlıyoruz. Grev yapmadan sonuç elde etmemiz için karşı tarafın uzlaşmaya hazır olması gerekiyor” dedi.
IG BCE GÖRÜŞMELERE BAŞLADI BİLE!
Almanya genelinde 585 bin işçinin istihdam edildiği kimya işkolunda toplu sözleşme süresi 28 Şubat’ta sona ermesine karşın 14 – 23 Ocak arası sekiz bölgede TİS görüşmelerine başladı. Bölgesel görüşmelerde bir sonuç alınmaması durumunda -ki durum onu gösteriyor- 3 Şubat günü müzakereler merkezi olarak Hannover’de sürdürülecek.
Sözleşme süresi bitmeden yeni bir sözleşme imzalamayı hedefleyen IG BCE, TİS görüşmelerine somut bir talep belirlemeden girmesi pek hayra alamet değil. “Satın alma gücünün daha da güçlenmesini” istediklerini söyleyen IG BCE sendikası ayrıca, “istihdamın korunması için toplu sözleşme araçların kullanılmasını” da talep ediyor.
Somut bir talep belirlemeden ve sadece “satın alma gücünü artırma” hedefiyle girilen müzakerelerin nasıl sonuçlandığını IG Metall geçen sene çelik işkolunda gösterdi: Üç ay (Ekim-Aralık 2025) sıfır zam ve ardından 12 aylık (1 Ocak – 31 Aralık 2026) bir süre için yüzde 1,75 ücret zammı! Sözleşmenin imzalandığı ay enflasyon oranı yüzde 2,3 düzeyindeydi.
Gıda ve gastronomi işkollarında örgütlü olan NGG sendikası 2026 yılın boyunca 6 grup toplu sözleşmesi için değişik eyaletlerde masaya oturacak. NGG yönetim kurulu bu görüşmeler için TİS komisyonlarına, “yüzde 4 ila 6 arası ücret zammı” talep edilmesini öneriyor.
Almanya genelinde 3,5 milyondan fazla emekçinin çalıştığı perakende satış ve toptancılık işkolları, Ver.di sendikasının en çok zorlandığı ve iyi sonuçların elde edilmediği işkollarının başında geliyor. Mart-Haziran aylarında değişik eyaletlerde başlayacak olan ücret TİS görüşmelerinin geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine aylarca sürmesi sürpriz olmayacak.
IG METALL NE YAPACAK?
Metal ve elektro dalındaki ücret TİS görüşmeleri Ekim ayında sona erecek. Değişik bölgelerde TİS komisyonlarını toplayan IG Metall yönetimi, 2026 TİS görüşmelerine somut bir talep ileri sürmeden -çelikte olduğu gibi- girmenin koşullarını yokluyor. Komisyon üyelerine ekonomik gidişatın iyi olmadığını, ihracatların gerilediğini, otomotiv ve makine sanayisinde siparişlerin gerilediğini anlatarak beklentileri düşük tutmaya çalışan IG Metall yönetiminin bunda başarılı olup olmayacağı henüz net değil.
GÖRÜŞMELER NASIL BİR ORTAMDA GERÇEKLEŞİYOR?
Milyonlarca işçi ve emekçinin ücret toplu sözleşmelerinin (TİS) pazarlık edileceği 2026 TİS dönemi zor geçeceği bir süredir biliniyor. 2023 ve 2024 yıllarında cüzide (-%0,9 ve -0,5) olsa daralan Alman ekonomisi 2025 yılında muhtemelen yüzde 0,2 oranında büyüdü. Bu cüzi büyüme ekonominin yeniden yükselişe geçtiği anlamına gelmiyor. Otomotiv, makine, demir-çelik ve kimya işkollarında işten çıkarmalar, fabrikaların kapatılması ve üretimin değişik bölümlerinin enerji ve işgücünün daha ucuz olduğu ülkelere taşınması gündemde.
Bunun üzerine bir de teknolojik dönüşüm geliyor. Uzun yıllardır yeni teknolojilere yatırımları sınırlayan ve uluslararası rakiplerinin (ABD ve Çin) gerisine düşen Alman sermayesi şimdi öncelikli olarak hangi alana ne kadar yatırım yapacağına bile karar veremez hale geldi. Otomotiv sektöründe 2015 yılında yaşanan “dizel skandalı” ardından başlayan gerileme henüz sonlanmadı. Dizel skandalının Alman sanayisi için bir “dönüm noktası” (“Zeitenwende”) olduğu söylenebilir.
Diğer yandan ABD’nin başlattığı gümrük savaşı ve tek yanlı ticaret dayatmaları, Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki tekeli vb. de Alman sermayesini zorlayan etkenler arasında saymak gerekiyor.
ÜCRET BASKISI VE İŞÇİ HAKLARINA SALDIRI
Hal böyle olunca Alman sermayesi kolay yolu seçip işçi ve emekçilerin ücretleri üzerindeki baskıyı artırıyor ve kazanılmış hakların gaspına girişiyor. Volkswagen (VW), MAN, Bosch, ZF gibi birçok tekel ve şirket birkaç yıl önce imzaladıkları işyeri gelecek sözleşmelerini feshederek on binlerce işçiyi değişik yöntemlerle işten çıkartıyorlar, ücretlerini uzun vadede düşürmek için sendikalarla özel işyeri sözleşmeleri imzalıyorlar.
Almanya’nın en önemli tekellerinden biri olan VW, IG Metall ve İşyeri Temsilciliğiyle imzaladığı sözleşme üzerinden 35 bin işçiyi işten çıkaracağı gibi ücretleri yüzde 10 civarında düşürme konusunda da anlaştı. Bunun için 2026 sonuna kadar ücretler donduruldu ve taraflar yeni bir ücret sistemi üzerine pazarlıklarını sürdürüyorlar. Benzeri müzakereler diğer işletmelerde de devam ediyor.
KÂR MARJINI GÜVENCEYE ALAN SÖZLEŞMELER
Geride bıraktığımız yıllarda IG Metall ve IG BCE tarafından imzalanan sözleşmelerde sermayeye “kâr marjı” güvencesi verildiği de unutulmamalı. Her iki sendikada imzaladıkları ücret sözleşmelerinde kâr marjının yüzde 2,3’ün altına düşmesi durumunda toplu sözleşmede yer alan birtakım ödemelerin dondurulması konusunda sermayeye taviz vermişlerdi.
VW’yi örnek alacak olursak durum şöyle: 2024 yılında cirosu 324,7 milyar euro olan tekelin kâr marjı sadece yüzde 2,3 olması durumunda yaklaşık 7,5 milyar euro kâr etmiş olacak. Fakat VW tekeli milyarlık kârına rağmen sözleşmeye işaret ederek bir takım ücret ödemelerini yasal yoldan gasp edebilecek!
KENDİ GÜCÜMÜZE GÜVENELİM!
Son yıllarda imzalanan sözleşmelerde reel ücretler düştüğü gibi birçok kazanılmış hak gasp edildi. O kadar taviz verilmesine karşın işyerleri güvenceye alınmadığı gibi her gün yeni kitlesel işten atma haberleri geliyor. Bunun üzerine Merz hükümetinin sosyal hak gaspları da eklendiğinde geniş emekçi kitlelerinin karşı karşıya kaldığı yoksullaşma tehdidinin büyük bir hızla büyüdüğü görülüyor.
İnsanca yaşama ve çalışma için sendika bürokrasisinin ileri sürdüğü gibi “Almanya’nın sanayi merkezi olarak rekabet gücünün korunması” için daha fazla feragatte bulunmak değil sermayeye karşı mücadeleyi örgütlemekten geçiyor.

