Written by 11:00 POLITIKA

AfD ‘kesinlikle aşırı sağcı” mı değil mi?

Aşırı sağcı AfD’nin istihbarat örgütleri tarafından “kesinlikle aşırı sağcı” olarak tanımlanması, bununla birlikte bu partinin yasaklanması üzerine yapılan tartışmaların çoğu bu partinin güç kaybetmesinden çok güç kazanmasına yol açtı. Son anketlere göre AfD’nin oy oranı bir yıl önce yapılan genel seçimlerin yüzde 5-6 üzerinde. Bir yıl içerisinde artan bu destek oranının bu yıl içinde yapılacak eyalet parlamentosu seçimlerinde damgasını vurması bekleniyor.

Özellikle “güvenlik”, “istihbarat” ve “yasak” ekseninde yapılan tartışmaların, bu partiye oy kaybettirmeye yetmediği görüldü. Dahası tersi bir işlev görmeye başladı. Merkezi Köln’de bulunan Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) tarafından Mayıs 2025’de, AfD’yi “kesin aşırı sağcı” (gesichert rechtsextremistisch) ilan etmesinden sonra daha yüksek sesle ifade edilmeye başlayan “yasak” tartışması şimdilik Köln İdari Mahkemesi’nden dönmüş görünüyor.

Mahkeme 26 Şubat’ta AfD’nin başvuru üzerinde “kesin aşırı sağcı” tanımlamasının geçerli olmadığına karar verdi.

KÖLN MAHKEMESİNİN KARARI

Kararda şöyle denildi: “Anayasa Koruma Dairesinin sunduğu kanıtlar, söz konusu partinin aşırı sağcı olarak sınıflandırılmasını haklı çıkarmak için yeterli değil. AfD içinde özgürlükçü demokratik düzeni hedef alan çabaların olduğu konusunda yeterli kesinlik var. Parti, kısmen, insan onurunun korunmasıyla bağdaşmayan siyasi talepler açıkça dile getirilmektedir. Örneğin, 2025 federal seçimleri için hazırladığı programında malzemelerinde, kamu kurumlarında başörtüsü yasağı getirilmesini, minare yapımının ve ezan okunmasının yasaklanmasını talep etmişti. AfD’nin siyasi güce sahip olması halinde din özgürlüğünü ortadan kaldıracağına dair güçlü bir şüphe var. Bu da etkilenen kişilerin insan onurunu zedeleyecektir. Ancak, bu tür münferit taleplerden, tüm partinin anayasaya aykırı bir eğilimi olduğu sonucuna çıkarmaz. Çünkü bunlar AfD’nin genel görünümünü etkilememektedir.”

MAHKEME AfD’Yİ SEVİNDİRDİ

Kararın kendi başına sorunlu olduğu ve AfD’yi cesaretlendirdiği açık. Bu edenle eş başkanları, kararın ardından sosyal medyaya “hukuk devletinin zaferi” şeklinde paylaşımlarda bulundular. Halbuki, İslam düşmanlığıyla özdeşleşen talepler seçim kampanyası sırasında partinin tümünü ilgilendiren şekilde dağıtılmıştı. Bu yaklaşım sadece AfD’nin bir bölümünde değil, bütününe hakim olan bir yaklaşım. Keza göçmenlerin sınırdışı edilmesini hedefleyen “Remigration” planı da AfD’nin bütünü tarafından savunulan bir görüş. Bu nedenle Köln Mahkemesi’nin AfD’nin “kesin aşırı sağcı görüşlerini” bütün partiye mal etmemesi kendi başına sorunlu.

Zira Münster Yüksek İdare Mahkemesi daha önce AfD’nin Alman vatandaşı olan ancak Alman soyundan gelmeyen vatandaşların “yasal eşitliğini sorgulayan bir siyasi hedefi” olduğuna karar vermiş ve bunun insan onuruyla bağdaşmadığını hükmetmişti. Bu nedenle Köln İdari Mahkemesi’nin verdiği kararın üst mahkeme tarafından bozulma olasılığı bulunuyor.

ÇÖZÜM HUKUKİ LABİRENTTE DEĞİL, SOSYAL SORUNLARDA

AfD’nin “kesin aşırı sağcı olup olmadığı” ya da yasaklanıp yasaklanmayacağı üzerine yapılan tartışmalar daha önce olduğu gibi bundan sonra da şiddetlenerek devam edecek. Özellikle 2029’da yapılması öngörülen genel seçimler öncesinde belli kesimlerin bunu sıkça gündemde tutması bekleniyor. Somut bir adım atılmadığı, mevcut parti aygıtı mali ve örgütsel olarak dağıtılmaya yönelik somut bir adım atılmadığı sürece, atılan adımların, sürdürülen kampanyaların çoğunun AfD’yi güçlendirdiği bugüne kadar görüldü. Zira, AfD’nin güç toplamasına neden olan ekonomik, sosyal ve siyasal zemin varlığını sürdürmeye devam ediyor. Artan gelecek kaygısı, diğer partilerin attığı adımların halkın sorunlarını azaltma yerine arttırması, AfD’nin yükselişinin başlıca nedenidir. Geniş kesimler arasında her bakımdan gelecek korkusu ve endişesi giderilmediği sürece, yasal ve güvenlik önlemleriyle AfD’nin geriletmesi pek mümkün görünmüyor.

Bu durumda, AfD’nin etkilediği geniş emekçi kesimleri kazanacak temelde bir mücadele ve politik anlayışa ihtiyaç var. Bu olduğu takdirde AfD’nin bir çok konuyu gerçekten suistimal ederek kullandığı da görülecektir. (YH)

Close