Written by 09:55 ÇALIŞMA YAŞAMI

Almanya’da 1,9 milyon akademisyen yoksulluk sınırında

Almanya’da yükseköğrenim mezunları arasında yoksulluk riski ve işsizlik oranları tırmanışa geçti. Son verilere göre, yaklaşık 1,9 milyon yüksek eğitimli birey yoksulluk tehdidiyle karşı karşıya.

Federal İstatistik Dairesi’nin, Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) tarafından yapılan soru önergesine verdiği yanıtlar, Almanya’daki ekonomik tablonun eğitimli kesimi de vurduğunu gözler önüne serdi. Verilere göre, yüksek eğitimli bireyler arasında yoksulluk riski taşıyanların sayısı 2022 yılına oranla 350 bin kişilik bir artış göstererek 1,9 milyona ulaştı.

Mezun sayısı artıyor, istihdam daralıyor

İstatistikler, 2022’de 19,41 milyon olan yükseköğrenim mezunu (üniversite, yüksekokul veya meslek akademisi) sayısının 2025 itibarıyla 21,04 milyona yükseldiğini gösteriyor. Ancak mezun sayısındaki bu artışa rağmen, iş gücü piyasasının bu kitleye yeterli ve yüksek ücretli istihdam sağlayamadığı görülüyor. Federal Çalışma Ajansı verilerine göre, akademik eğitimli bireyler arasındaki işsizlik oranı 2022’den bu yana yüzde 2,2’den yüzde 3,3’e yükseldi.

Eğitim düzeyi düştükçe yoksulluk risk artıyor

Her ne kadar akademisyenler arasındaki rakamlar endişe verici olsa da, düşük eğitim seviyesine sahip gruplarda tablo çok daha ağır. İstatistiklere göre:

  • Düşük eğitimli grup: 14,34 milyon kişinin yaklaşık 4,14 milyonu yoksulluk riski altında.

  • Orta eğitimli grup: Bu grupta da yoksulluk riski akademisyenlere göre çok daha yüksek seyrediyor.

Resmi tanıma göre, medyan gelirin yüzde 60’ından azına sahip olanlar yoksulluk riski altında kabul ediliyor. 2025 yılı itibarıyla tek başına yaşayan bir birey için bu sınır aylık 1.446 Euro olarak belirlendi.

Wagenknecht: “Merz, yoksulluk başbakanı olabilir”

BSW kurucusu Sahra Wagenknecht, ortaya çıkan tabloyu hükümetin ekonomi politikalarındaki başarısızlığı olarak nitelendirdi. Wagenknecht, “Sosyal statü kaybı ve yoksulluk artık tüm eğitim tabakalarını etkiliyor. Friedrich Merz, bir ‘yoksulluk şansölyesine’ dönüşebilir,” ifadelerini kullandı. Siyasetin bir an önce ekonomiyi canlandırması gerektiğini savunan Wagenknecht, çalışkanlık ve performans yoluyla sosyal yükselişin yeniden mümkün kılınması çağrısında bulundu.

Close