Written by 07:00 ÇALIŞMA YAŞAMI

Almanya’da Bütçe açığı 127 milyar euroya çıktı

Ekonomik ve askeri alanda dünya genelinde yaşanan bunalımlı ve çatışmalı süreç, bütün ülkeler gibi Almanya açısından da çarpıcı sonuçlar ortaya çıkarmaya devam ediyor. Almanya’nın bütçe açığı, Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Federal İstatistik Dairesi, açığın bir önceki yıla göre 22,9 milyar euro artarak 127,3 milyar euroya çıktığını duyurdu. Peki bütçe açığı emekçiler ve halk için ne anlama geliyor ve fatura kime çıkarılıyor?

Federal İstatistik Dairesi’nin (Destatis) verilerine göre, Almanya’nın toplam bütçe açığı, Rusya’dan gelen ucuz enerjinin kesildiği 2022 yılı seviyesine yükseldi. Ancak 2022’den farklı olarak 2025’te kamu bütçesi, federal, eyaletler, belediyeler ve sosyal güvenlik kurumları dahil tüm kamu kesimlerinde açık verdi. Buna göre, 2025 yılında bütçe açığı bir önceki yıla göre 22,9 milyar euro artarak, 127,3 milyar euroya yükseldi.

7 Nisan’da açıklanan veriler, toplam kamu harcamalarının bir önceki yıla göre yüzde 6 artarak yaklaşık 2,2 trilyon euroya yükseldiğini, gelirlerin ise yüzde 5,2 artışla yaklaşık 2,1 trilyon euroda kaldığını ortaya koyuyor.

Federal bütçede rekor artış

Bütçe açığındaki artışın başlıca sorumlusu federal hükümet; zira federal bütçe açığı 34,5 milyar euro artarak 85,4 milyar euroya yükselmiş durumda. Bu artışın en büyük sebebi de, hükümetin aldığı daha fazla borçlanma kararı. Alman ordusu (Bundeswehr) ile altyapı yatırımları ve iklim koruma için ayrılan ve tamamen krediyle finanse edilen özel fonlar söz konusu açığın oluşmasındaki en büyük etken.

Yerel yönetimlerin toplam bütçesinde de 31,9 milyar euroluk rekor açık kaydedildi. Destatis’e göre belediyeler düzeyindeki açık, tarihi bir negatif rekor seviyesinde. Yerel yönetimlerde gelirler geçen yıl yüzde 4,1 artarken, harcamalar yüzde 5,6 arttı ve bu makas 2024’e göre daha da açıldı.

Eyaletler ve sosyal güvenlik kurumları açığı azalttı

Öte yandan eyaletler ve sosyal güvenlik sistemi açıklarını azaltmayı başardı. Eyaletlerin finansman açığı 9,5 milyar euro azalarak 8,7 milyar euroya geriledi. Bu açığın dörtte üçünden fazlası Berlin, Hamburg ve Bremen gibi şehir eyaletlerinden kaynaklanırken, Bavyera ve Hessen gibi beş eyalet bütçe fazlası verdi.

Sosyal güvenlik sisteminin açığı ise 9,2 milyar euro azalarak 1,3 milyar euroya düştü. Burada özellikle sağlık sigortasına yönelik artan ek primler nedeniyle yüzde 9 artan prim gelirleri etkili oldu.

Harcamaları artıran faktörler

Federal hükümetin artan harcamaları arasında Alman Demiryolları İşletmesi’ne (Deutsche Bahn) öz sermayesini artırmak için 5,3 milyar euro hibe etmesi ve 3 milyar euroluk kredi sağlaması da yer alıyor.

Önemli bir harcama kalemi de askerî giderler oldu. Savunma harcamalarının 2025’te, yüzde 23,4 artarak 39 milyar euroya yükseldiği belirtiliyor.

2022 ile kritik fark

İstatistikçiler, kamunun tüm yönetim kademelerindeki bütçe açığı konusunda 2022 enerji krizi yılıyla kritik bir fark olduğuna dikkat çekiyor. O dönemde sadece federal hükümet bütçesinde “olağanüstü büyük bir açık” meydana gelmiş; ancak bu durum planlanandan daha az kredi kullanıldığı için tam anlamıyla yeni devlet borçlarına yol açmamıştı.


BÜTÇE AÇIĞININ FATURASINI KİM ÖDÜYOR?

Peki kamu gelirleriyle kamu giderleri arasındaki açık işçiler ve genel olarak halk açısından ne anlama geliyor ve bu açığın faturasını kim ödüyor? Faturayı başta işçiler olmak üzere ücret ve maaş bağımlısı olarak çalışan halk ödüyor. Dünya ekonomisindeki kötü gidişat, enerji krizi, küresel rekabetin zorlaşması gibi gerekçelere sığınan hükümetler,

  • ‘Milli ekonomiyi koruma’ adına şirket karlarından aldığı kurumlar vergisini düşürmeye yönelirken, ücret ve maaşlardan aldığı vergiyi artırmaya,
  • Tasarruf adı altında, eğitim, ulaşım, sağlık ve sosyal hizmetler alanındaki hizmet giderlerini kısarak, halkı bu ihtiyaçlar için daha fazla harcama yapmak durumunda bırakmaya,
  • Fedakârlık ve iş güvencesi adına toplu iş sözleşmelerinde işçi ücretlerini baskılamaya,
  • Sosyal güvenlik sistemini kurtarmak adına, emeklilik yaşını yukarı çekmeye ve çalışanların emeklilik sigortası primlerini yükseltmeye yönelirken;
  • Açığı gidermek üzere yapılan devasa borçlanma nedeniyle faiz yükünü artırarak; para arzını çoğaltıp halkın satın alma gücünü eritecek enflasyonist politikaların önünü açarak bütçe açığını halkın sırtına yıkıyorlar.

Almanya rekor bütçe açığının oluşmasında başrol oynayan faktörlerden biri olan kamu borçlarındaki olağanüstü artış (Silahlanma ve savunma harcamaları için dev kaynaklar yaratma amacıyla) aslında başta gelişmiş kapitalist ülkeler olmak üzere tüm dünyada giderek kangrenleşen bir problem durumunda.

  • 2026 yılında açıklanan verilere göre, Almanya’nın kamu borcu rekor seviyelere ulaşırken, dünya genelinde devlet borçları da özellikle ABD ve Çin’in etkisiyle tarihi zirveleri görmekte.

Almanya Devlet Borç Stoku: Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) verilerine göre, ülkenin federal, eyalet, belediye ve sosyal güvenlik fonlarını kapsayan genel kamu borcu, 2025 yılı sonunda yaklaşık 2,84 trilyon euroya ulaştı. (Bu, bir önceki yıla göre yaklaşık 144-151 milyar euroluk bir artış anlamına gelmekte.)

  • Almanya 2026 Borçlanma Hedefi: Yüksek savunma ve altyapı harcamaları nedeniyle Almanya’nın 2026 yılında finans piyasalarından 220 milyar euro yeni borç alması beklenmekte.
  • Dünya Genelinde Devlet Borçları: 2025 yılı sonunda dünya genelindeki toplam devlet borcu, bir önceki yıla göre yaklaşık 10 trilyon dolar artarak 111 trilyon dolara ulaştı.
  • Küresel Toplam Borç (Kamu + Özel): IIF (Uluslararası Finans Enstitüsü) raporuna göre, 2025 sonunda küresel toplam borç (devlet, hanehalkı ve finansal olmayan şirketler) 348 trilyon dolara çıkarak rekor kırdı.
  • En Büyük Borçlular: Küresel devlet borcunun yarısından fazlası ABD (yaklaşık 38,3 triyon dolar) ve Çin’e (18,7 trilyon dolar) ait.
  • IMF verilerine göre tüm dünya ülkelerinin 2025 yılı milli gelirleri toplamı 113, 7 trilyon dolardır.
Close