Written by 14:00 AVRUPA

Avrupa, Ukrayna’nın hamiliğine talip

Yücel Özdemir / Köln

Şubat 2022’de başlayan Ukrayna savaşının bitirilmesi adına pazar ve pazartesi günü Almanya’nın ev sahipliğinde Berlin’de yapılan diplomatik görüşmeler tamamlandı. ABD adına Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in katıldığı görüşmelere Ukrayna adına Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy katıldı. Daha önce ABD ile Rusya arasında yapılan görüşmelerde hazırlanan 28 maddelik “Barış Planı”nın 20 maddeye düşürülmesi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandı. Ancak bu 20 maddelik planda tam olarak nelerin olduğu basına açıklanmadı.

ABD-Ukrayna görüşmesinde üzerinde anlaşmaya varılan plan, pazartesi günü Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in daveti üzerine Berlin’e gelen Fransa, İngiltere, İtalya, Polonya, Hollanda, Norveç, Finlandiya, İsveç hükümet ve devlet başkanları, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in hazır bulunduğu toplantıda ele alındı. Toplantıya ABD heyeti ve Zelenskiy de katıldı.

Katılanlara bakıldığında Ukrayna’da Rusya ile doğrudan ya da dolaylı olarak karşı karşıya gelen Batılı ülkelerin önemli aktörleri hazır bulunduğu söylenebilir. Bu açıdan Berlin’de üzerinde anlaşmaya varılan 20 maddelik planın Ukrayna ve Batılı ülkelerin “barışa giden yol haritası” olarak değerlendirilebilir. Bu aynı zamanda Ukrayna ve müttefiklerinin güvenlik garantileri karşılığında toprak kaybı prensibinde anlaştıkları anlamına geliyor.

Avrupa, Ukrayna güvenliğinden sorumlu olmaya talep

ABD ile Rusya arasında yapılan diplomatik görüşmelerde savaşın bitirilmesi için Ukrayna’nın toprak kaybına karşılık güvenlik garantilerinin verilmesinde genel bir uzlaşma sağlanmıştı. Ancak bunun nasıl olacağı konusunda belirsizlikler ve pazarlıklar devam ediyordu. Berlin’deki görüşmeler bu belirsizliği kısmen netleştirdi. Zelekskiy, toplantılara başlamadan önce ülkesinin NATO üyeliğinden vazgeçmeye hazır olduğunun mesajını vermişti. Karşılığında talep ettiği güvenlik garantisine ise Avrupa ülkeleri talip oldu. ABD’nin uzun süredir dillendirdiği Avrupa’nın askeri ve ekonomik olarak Ukrayna ve Avrupa’da daha fazla sorumluluk alması planı ve talebi de yerine gelmiş oldu.

Avrupalı liderler tarafından toplantı sonrasında yapılan açıklamaya göre, Avrupa ülkeleri ABD desteğiyle Ukrayna’ya güvenlik garantisi sunmak için çok “uluslu bir askeri güç” kurmayı taahhüt etti. Rusya ile yapılacak görüşmelerin ardından bir anlaşmanın sağlanması durumunda, Avrupa tarafından kurulacak çok uluslu askeri güçün görevi, “Ukrayna silahlı kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması, hava ve deniz sahasının güvenliğinin sağlanması, Ukrayna içinde yapılacak operasyonlarda yardımcı olmak” şeklinde tanımlandı.

Daha önce kurulacak böylesine bir gücün çatışmaların durdurulacağı mevcut savaş hattına yerleştirilmesinden söz ediliyordu. Ancak, üzerinde varılan anlaşmada Ukrayna’nın güvenliğinden sorumlu bir “Avrupa askeri gücünün” oluşturulacağı belirtiliyor. Bu gücün Ukrayna’da konuşlandırılıp konuşlandırılmayacağı konusunda açıklık getirilmiyor. Rusya, daha önce yaptığı açıklamalarda Ukrayna’da yabancı bir askeri güç istemediğini açık olarak ifade etmişti. Ukrayna’da konuşlandırılmayan ancak Ukrayna’nın güvenliğinden sorumlu, komşu ülkelere konuşlandırılan bir askeri güç ihtimali daha yüksek bir olasılık görünüyor. Anlaşmaya varılması durumunda Zelenskiy’nin istediği “güvenlik garantisi” yerine gelmiş olacak. Böylece Ukrayna’nın güvenliğinden toplantıya katılan dokuz Avrupa ülkesi sorumlu olacak. ABD de bu güce tam destek sunuyor.

Ukrayna’na hangi toprakları kaybedecek?

Görüşmelerde Ukrayna’nın toprak kaybının nasıl olacağı konusunda ise açıklık getirilmedi. 28 planda, Rusya’nın şu anda kontrol etmediği bazı bölgelerin de Rusya’ya verilmesi öngörülüyordu. Ancak, Zelenskiy bunun söz konusu olmayacağını belirterek, “kırmızı çizgi” ilan etmişti. Mevcut savaş cephesinin dondurularak, toprak üzerinden pazarlıkların sonraya bırakılması seçenekler arasında.

ABD, Rusya ile pazarlığa devam edecek

ABD, Ukrayna ve Avrupa arasında sağlanan bu anlaşmaya Rusya’nın nasıl tepki vereceği henüz belirsiz. ABD ile Rusya arasında Berlin’de üzerinde anlaşmaya varılan 20 madde üzerinde önümüzdeki pazar günü bir görüşmenin yapılacağı Alman basınında yer aldı. Witkoff ve Kushner, Trump ile görüştükten sonra Moskova’ya gidecek ve pazarlıklara devam edecekler. Rusya’nın kazanacağı topraklara karşılık, genel olarak Batı tarafından Ukrayna’ya güvenlik garantilerinin verilmesine itiraz etmediği 28 maddelik planda yer alıyordu. Bu güvenlik garantisinin NATO üyeliği olmayacağı kesin olarak ifade edilmişti. Benzer şekilde NATO üyesi ülkelerin kuracağı bir askeri gücün Ukrayna’ya konuşlandırılmasını da reddediyordu. Bu nedenle, Moskova’daki pazarlıkların merkezinde Ukrayna’ya çok uluslu askeri güçle verilen güvenlik garantisi olmaya devam edecek.

Avrupa, barış anlaşmasının sağlanması durumunda, sürecin askeri olarak takip edilmesi için “ABD liderliğindeki ateşkes izleme ve doğrulama mekanizması” kurulmasını da kabul etti. Böylece, ABD askeri olarak bölgede etkili bir güç olmaya devam edecek. Avrupa’nın kurulacak çok uluslu askeri gücün Ukrayna’da konuşlandırılmasında ısrar etmemesi durumunda Rusya’nın alacakları karşılığına buna onay verebileceği tahmin ediliyor. Ancak, bu aynı zamanda Avrupa ile Rusya arasında yeni bir askeri çatışma tehlike anlamına da geliyor. Özellikle Baltık ülkelerine yapılan askeri yığınağa bağlı olarak çıkacak bir provokasyona bağlı olarak, bu askeri gücün harekete geçmesi durumunda, senaryosu yazılan Avrupa-Rusya savaşının çıkarılmasına da zemin hazırlıyor. Ukrayna’ya güvenlik garantisi, Avrupalı olmayan çok uluslu bir güç tarafından sağlanması, çatışma potansiyelini azaltabilir. Ancak bu mevcut pazarlıkların konusu değil.

Avrupalı liderlerin katıldığı Berlin toplantısında, ayrıca Ukrayna’nın askeri gücünün 800 bin olması gerektiği de ifade edildi. 28 maddelik planda bu sayı 600 bin olarak ifade edilmişti.

Yeniden inşa nasıl olacak?

Berlin toplantısının bir diğer önemli gündemi ise Ukrayna’nın yeniden inşasının nasıl olacağı idi. ABD’nin daha önce gündeme getirdiği Avrupa’daki yaklaşık 200 milyar euroluk dondurulmuş Rus mal varlıklarının bir kısmının yeniden inşada kullanılması konusunda farklı görüşler var. Rus mal varlıklarının bulunduğu Belçika başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesi, bu öneriye itiraz ediyor. Rusya tarafından açılacak davalar nedeniyle yüklü miktarda tazminat ödemenin söz konusu olabileceği belirtiliyor. Ancak AB Komisyonu, kısa bir süre önce dondurulan Rus mal varlıklarının Ukrayna’nın inşasında kullanılması için serbest bırakılmasına karar vermişti. Konu, perşembe günü başlayacak AB Zirvesi’nde yeniden ele alınacak. Özellikle Almanya, Rus varlıklarının serbest bırakılması için Belçika’ya yoğun baskı yapıyor. Berlin toplantısına katılan Avrupa ülkeleri, ABD’nin verdiği güvencelerle Rus mal varlıklarının kullanılmasına sıcak bakıyor.

İki gün süren pazarlıklarda, daha önce pazarlık masasının dışında tutulan Avrupa ülkelerinin askeri sorumluluk alarak sürece dahil olmayı başardığını gösteriyor. Alman basını, bunun Başbakan Merz’in başarısı olduğuna dair yorumlar yapıyor. Ancak ortada henüz birmiş bir süreç yok. Pek çok görüşmeye ve pazarlığa açık bir süreç olarak duruyor. Merz’in ısrar ettiği ateşkes ise henüz gündemde değil. Gelinen aşamada savaşın en azından beşinci yılına girmeden durması ihtimali bir zayıf.

Close