Written by 12:21 POLITIKA

Baden-Würrttemberg seçimlerinin gösterdikleri

8 Mart pazar günü 7,7 milyon seçmenin çağrılı olduğu Baden-Württemberg eyalet parlamentosunun seçimleri birçok açıdan önemli siyasi mesajlar içeriyor. Bunların başında Yeşiller Partisi’nin eyalette geçici değil, kalıcı bir güç haline dönüşmesi geliyor.

İlk olarak 2011’de yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde aldığı yüzde 24,1 oy ile ikinci olan Yeşiller, yüzde 23,1 ile üçüncü olan SPD ile koalisyon ortaklığı kurarak, yüzde 39 oy alan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisini devre dışında bırakmıştı. Böylece Almanya tarihinde ilk olarak Yeşiller Partisi üyesi bir siyasetçi, Winfried Kretschmann eyalet başbakanlığı koltuğuna oturmuştu. 2016 ve 2021 seçimlerinden ise birinci çıkan Yeşiller, bu sefer sandıktan ikinci çıkan CDU ile koalisyon ortaklıkları kurmuştu.

Pazar günü yapılan seçimlerde yeniden aday olmayan Kretschmann’ın yerine bu sefer Cem Özdemir eyalet başbakanlığına aday oldu. Seçim öncesinde yapılan anketlerin çoğunda CDU birinci görünürken, son hafta Yeşiller’in yükselişi dikkat çekmeye başladı. İki gün kala yapılan anketlerin çoğunda ise Yeşiller ve CDU başa baş görünüyordu.

Ancak 8 Mart akşamı açıklanan seçim sonuçlarında Yeşiller, net bir sonuçla birinci oldu. Baden-Württemberg İstatistik Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre Yeşiller, beş yıl önce yapılan seçimlere göre yüzde 2,4 oy kaybıyla yüzde 30,2 oy alırken, en yakın takipçisi CDU yüzde 5,6 oy kazandığı halde yüzde 29,7 oy alabildi. 2016’dan bu yana koalisyon ortaklığı yapan her iki partinin önümüzdeki beş yıl için de koalisyon kurmasına kesin gözüyle bakılıyor. Zira meclise giren diğer iki partiyle ortaklık ve yeterlilik mümkün görünmüyor.

EN ÇOK KAZANAN AfD, EN ÇOK KAYBEDEN SPD

Seçimler özellikle aşırı sağcı AfD’ye yaradı. Beş yıl öncesine göre oylarını yüzde 9,1 arttırarak yüzde 18,8’e çıkaran AfD, 157 sandalyeli eyalet meclisinde 35 sandalye kazandı. Daha önce yapılan anketlerde AfD’nun oylarının yüzde 17-18 arası olacağı tahmin ediliyordu. Böylece AfD, Batı Almanya’daki eyaletlerde yükselişini sürdürdü. Yeşiller ve CDU arasında koalisyonun kurulmasından sonra AfD eyalet parlamentosunda anamuhalefet rolünü üstlenecek.

Seçimlerin en ağır kaybedenleri ise SPD ve FDP oldu. SPD beş yıl öncesine göre yüzde 5,5 oy kaybederek yüzde 5,5 oy alırken, meclise sadece 10 milletvekili göndermeyi başardı. 2011’de yüzde 23 oy alan SPD’nin son 15 yıl içinde geldiği durum aynı zamanda partinin büyük bir çözülme içinde olduğunu bir kez daha gösteriyor. Genel seçimlerde yüzde ile tarihinin en düşük oyu alan SPD’nin mevcut durumunun değişmesi kısa sürede beklenmiyor. Az bir farkla yüzde 5 barajını geçen SPD’nin bir sonraki seçimlerde barajın altında kalması da seçenekler arasında.

Genel seçimlerde yüzde 5 barajının altında kalan Hür Demokrat Parti (FDP) bu seçimlerde Baden-Württemberg’de de barajın altında kaldı. İkinci Dünya Savaşından sonra hep Baden-Württemberg eyalet parlamentosunda temsil edilen FDP, ancak yüzde 4,4 oy aldı. FDP’nin oyu beş yıl öncesine göre yüzde 6,1 azaldı.

Sol Parti ise yüzde 0,8 oy artırmakla birlikte yüzde 4,4 ile barajın altında kalmaya devam etti. Anketlerde, her iki partinin de yüzde 5 barajını aşacağı bekleniyordu.

Seçime katılım oranı yüzde 69,6 oldu. 2021 eyalet seçimlerinde bu oran yüzde 63,8’de kalmıştı.

İLK GÖÇMEN BAŞBAKAN

Yeşiller’in sandıktan birinci çıkmasında başbakan adayı Cem Özdemir’in etkili bir çalışma sürdürmesi rol oynadı. Ayrıca seçimlerden son haftasında CDU cephesinden Özdemir’e karşı ırkçı ve göçmen açıklamaların yapılması da tepkilere neden oldu. Oluşan kamplaşma nedeniyle özellikle SPD ve Sol Parti’ye oy vermeyi düşünenlerin son anda Yeşiller’e oy vermeye neden olduğu tahmin ediliyor. Özdemir’in seçim kampanyası boyunda CDU tabanına hitap edecek şekilde bir kampanya yürütmesi, bir çok önemli konuyu arka plana atması söz konusu kesimden oy almasına neden oldu.

Yeşil Gençlik de Özdemir’i içten yanmalı motorlu araçlara bağlı kalınması nedeniyle eleştiri getirdi. Özdemir “Sonuçta bunun yeşil politika olup olmadığı konusunda bir soru işareti var” demişti.

Seçim sonuçları, Cem Özdemir’e başbakanlık yolunu açtı. Böylece Özdemir Almanya’da Türkiye kökenliler açısından yeni bir ilke de imza atmış oldu. 1994’de Leyla Onur ile birlikte Federal Parlamentoya girmeyi başaran ilk Türkiye kökenli göçmen olan Özdemir, 2021-25 yılları arasında ise bakanlık koltuğuna oturan ilk Türkiye kökenli siyasetçi olmuştu. Parti içinde sağ kanadın (Realo) temsilcilerinden olan Özdemir daha önce Yeşiller eşbaşkanlığı görevinde de bulunmuştu.

Close