İflası açıklanan ve 600 işçiyi tazminatsız işten çıkarma kararı alan jant üreticisi Borbet Grup’a ait Solingen fabrikası işçileri 25 Aralık günü başlattıkları direnişe devam ediyorlar.

Şaibeli bir iflas kararıyla ve tüm hakları gasp edilerek işten atılan işçiler, 25 Aralık gününden itibaren her gün fabrika önünde toplanarak, ‘Artık yeter, herkes sesimiz duysun. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız’ diyerek aileleriyle birlikte eylem yapıyorlar.

İşçiler gazetemize yaptıkları açıklamada hem işveren hem de onunla işbirliği yaparak kararı onaylayan işyeri temsilciliğine (BR) tepki göstererek, “Artık kendi hakkımızı kendimiz savunacağız, işverenin daha ucuz işçi çalıştırmak için iki yıldır hazırladığı bu senaryonun mağduru olmak istemiyoruz. Sonuna kadar hakkımızı arayacağız ve gerekirse her gün burada toplanıp sesimizi duyuracağız” diye konuştular.

Aralıksız her gün fabrika önünde toplanan işçilere Solingen Belediyesi ve kentteki siyasi partilerden de destek ve dayanışma mesajları geliyor. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu üyesi dernekler de eylemlerin ilk günün den itibaren işçilere destek ziyaretinde bulunuyorlar. DİDF Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi de eylemdeki işçileri ziyaret ederek, Borbet Solingen işçilerinin ve ailelerinin başlattığı haklı direnişi sonuna kadar destekleyeceklerini dile getirdi.

Bochum, Essen, Köln ve Krefeld gibi DİDF bölge dernekleri üyeleri de 8 Ocak Pazar günü kitlesel bir dayanışma ziyaretinde bulundular. ‘Borbet işçileri yalnız değildir’ pankartıyla eylem alanına giren yaklaşık 80 kişilik DİDF grubu işçilerin alkışlarıyla karşılandı.

Borbet işçileri 7 Ocak Cumartesi günü de Solingen kent merkezinde ‘Genug ist genug’ inisiyatifiyle birlikte yürüyüş ve miting yaptılar.

EYLEMLER DEVAM EDECEK

Her gün fabrika önünde buluşmaya devam edeceklerini açıklayan işçiler, seslerini daha güçlü duyurmak için önümüzdeki günlerde daha farklı eylemler yapacaklarını da bildirdiler. İşçiler sendikanın da desteğiyle, 12 Ocak Perşembe günü, otobüslerle Borbet Grup’un merkezinin bulunduğu Hesborn’a giderek burada işverene karşı bir eylem yapacaklar. İşverenden işten atma kararından vazgeçmesi ya da işçilerin hak ettiği tazminatları ödemesi talep edilecek. İşçiler NRW hükümetinin de gelişmelere gözlerini kapatmaması için gelecek hafta Düsseldorf’taki eyalet parlamentosu önünde bir eylem yapacaklarını bildirdiler.

ÇOK SAYIDA DAVA AÇILDI

Borbet işvereni 28 Kasım günü aldığı bir kararla fabrikanın iflasını açıklamış ve 1 Ocak’tan itibaren üretimi tamamen durdurarak işçileri tazminat ödemeden işten çıkarmıştı. Ancak işçilerin yaklaşık yarısı 3 aylık bir geçiş süreci (Transfergesllschaft) öngören bu çıkış kararını imzalamayı reddettiler ve ayrı ayrı dava açarak hukuksal olarak da bir mücadele başlattılar.


Borbet işçileri gazetemize konuştu: Bu haksızlığı kabul etmeyeceğiz!

Avrupa’da jant sektöründe lider olan Borbet, dünyada ise ikinci-üçüncü sırada. Toplamda 4600 civarında işçi çalıştıran firmanın Solingen fabrikasında ise 600 işçi bulunuyordu. Yıllarca kar eden Borbet Solingen’in iflasının açıklanması büyük şaşkınlık yaratırken, olayın arkasında işverenin işçi ücretlerini aşağı çekme ve işyerini yeniden yapılandırma planı olduğu, tazminat ödememek için de iflas yolunun seçildiği ileri sürülüyor.

Borbet Solingen işçileri, fabrikada yaşana gelişmeler ve 25 Aralık’ta başlayan direnişleri hakkında gazetemize şunları söylediler.

SİNAN ALAKUŞ (BR): Bizim burada ürettiğimiz jantlar diğer Borbet fabrikalarında üretilmiyordu. Lüks otomobiller için üretilen en özel jantlardı. Gece gündüz, izin bayram demeden çalıştık yıllarca ve yıllarca da kar etti bu fabrika. Çünkü en özel, kaliteli ve işverene en çok kar getiren premium jantlar Solingen’de üretiliyordu. Siparişler de yeterli geliyordu. Ve iki yıl önce bizlerin ücretlerinden yüzde 25 kesmek istedi. Bunu da başaramayınca adım adım firmayı iflasa götürdü. Garip olan bu yılın sonuna doğru, “2023 için 1,1 milyon jant siparişimiz var” diyorlardı. Dolayısıyla bu iflas kararının şaibeli olduğunu düşünüyoruz. Bu kararla yüzlerce arkadaşımızın hakkı gasp edilmiş oldu.

İşveren dört sene önce de aynı taleplerle gelmişti. Ama o zaman güçlü bir işyeri temsilciliğimiz vardı. 1200 euroya kadar ücretlerde kesinti istiyorlardı ama temsilcilik olarak buna izin vermedik. Ve o dönem tüm işçi arkadaşları bilgilendirdik, ama ne yazık ki birçok işçi arkadaş o zaman buna inanmıyordu. En son seçilen işyeri temsilciliğinin çoğunluğu işçiden değil işverenden yana tavır alınca, işverenin yıllardır planladığı hak gaspları hayata geçebildi.

Eğer normal bir çıkış olsaydı, 20 ila 40 yıldır çalışan toplam 600 işçinin tazminatları 60-80 milyon euro arasında bir rakam olacaktı. Şimdi iflas yasasına göre sıfır tazminat verilecek. Bunda işverenin bir dediğini iki etmeyen işyeri temsilcilerinin büyük payı var. Çünkü bir yıldır yeni işyeri temsilciliği işverenin her isteğini onayladı ve işçileri beklentiye soktu.

HALİT BIÇAKCI (BR): 2017-18-19 yıllarında bizim üretimimiz yetmediği için diğer firmalardan ek jant alındı. Ve bu dönem ciddi karlar yaptı firma. Ve bu dönemde de bizden fedakârlık yapmamız istedi, ücretlerimiz aşağı çekilmek istendi. Ama bu haklar bize patron tarafından lütfedilmedi. Bu hakları biz sendikamızın desteğiyle ve dik durarak elde ettik. 2019 sonlarına doğru, korona krizi ve sonrasında tedarik sıkıntısını bahane ederek tariften çıkıp süreci bu noktaya getirdiler. İşçiler arasında bir bölünmüşlük ve korku yarattılar. Önce 188 kişi çıkarılacak dediler ve herkes ‘acaba benim adım da var mı listede’ diye endişe duymaya başladı. Ama Kasım ayı sonunda ani bir kararla fabrikayı tümden kapatma yoluna gittiler.

TUNCAY SARUALTUN: İşçileri sosyal plan yapılacak vb. diye bekleyiş içine soktular. BR çoğunluğu da bu sürede işçileri oyaladı. Burada işverenin planına karşı gerek BR’daki diğer mücadeleci temsilciler gerekse sendika ve fabrikadaki mücadeleci işçiler olarak bizler de geç kaldık. Zamanında gereken tepki ortaya konabilirdi. Genel kanı işçilerin eylemlere katılmayacağı şeklindeydi. Sonuçta Noel’in ilk günü 10-15 kişiyle eylem başladı ve katılım her gün çoğalarak devam etti. Şunu gördük ki, işçiler hakkını aramaya istekli ve kararlı. Şu anda bir eylem komitemiz var, bütün kararları işçilerle birlikte alıyoruz. Yaşanan haksızlığı herkese duyurmak ve hakkımız olanı almak için eylemlerimizi sürdürmede kararlıyız.

AYHAN TÜRKOĞLU: Almanya gediğimden beri Borbet’te çalışıyorum, 21 yıl oldu. İşlerimiz zordu, iki günde bir vardiya değiştiriyorduk. Ama zor da olsa bir işimiz vardı. Burada Almanca öğrendim, arkadaşlarım oldu, burası hayatımız oldu yani. Ve geleceğimizi ona göre planladık. Jant başına aldığımız primler vardı onları iptal ettiler. Pazar mesailerini düşürdüler. Hep bizden almaya çalıştılar. En sonunda da bir firmayı bir yıl önce iflas sürecine soktular. Üç ay boyunca maaşlarımızı devlete ödettiler. En son bizden istediği 180 kişinin işten çıkarılması ve ücretlerde yüzde 25 kesinti yapmaktı. Yani kapanma gündemde yoktu ve bize blöf yapıyorlar gibi geldi. İşin ilginci kapanmadan önce binlerce ton alüminyum alınmıştı. Ama birdenbire kapatma kararı çıktı. Bir ay içinde ne oldu da kapatma kararı aldı bunu anlayamadık, haliyle bir şaibe olduğunu düşünüyoruz.

Aileleriyle birlikte 3 bin kişiyi aniden sokağa atmak, onların geleceğiyle oynamak demektir. Şu ana kadar ne işsizlik parası ne sosyal yardım aldık, o daireleri bile tanımıyoruz. Haklarımızın böyle kolayca elimizden almasını kabul etmeyeceğiz.