Fransa İşçi ve Gençlik Dernekleri Federasyonu (DİDF), Fransa’da gençlerin, işçi ve emekçilerin ve göçmenlerin taleplerinin meşru olduğunu belirterek Macron yönetimine baskı ve şiddet politikalarından vazgeçme çağrısı yaptı. DİDF, “Çözüm baskı ve şiddet değil, eşitlik, özgürlük ve sosyal adalettir” dedi.
DİDF’nin yazılı açıklamasında, 17 Ekim’de Fransa’nın birçok kentinde gerçekleştirilen kitlesel gösterilerin, gençlerin öfkesinin geçici olmadığını ve yıllardır biriken toplumsal sorunların daha geniş kesimleri harekete geçirdiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Gençlerin nitelikli, eşit ve parasız eğitim, barınma hakkı ve güvenceli bir gelecek istediği vurgulanan açıklamada, işçi ve emekçilerin ücretlerin artırılmasını, çalışma koşullarının iyileştirilmesini ve sosyal haklarının korunmasını talep ettiği ifade edildi. Göçmen emekçilerin ise ayrımcılık, ırkçılık ve güvencesizliğe karşı mücadele ettiği belirtilerek bu taleplerin aynı toplumsal sorunlarla bağlantılı olduğu kaydedildi.
Polis şiddetine ve yasaklara tepki
Hükümetin toplumsal taleplere çözüm üretmek yerine baskıyı artırdığı belirtilen açıklamada, 17 Ekim’de Toulouse’da sendika kortejine yönelik polis saldırısı ve sendika temsilcilerinin yaralanması tepkiyle karşılandı. Lyon’da 13 Ekim’de yaşananların ardından sendikacıların yeniden hedef alındığı ifade edilen açıklamada, Paris’te ve başka kentlerde gösteriler öncesinde yapılan müdahalelerin de demokratik hakları sınırlandırdığı belirtildi.
Hükümetin gençlerin ve emekçilerin meşru taleplerini şiddet olaylarıyla aynı kefeye koyarak toplumsal hareketi itibarsızlaştırmaya çalıştığı savunulan açıklamada, gösteri ve örgütlenme hakkının demokratik toplumun temel haklarından olduğu vurgulandı. Polis şiddeti, yasaklar ve tehditlerle bu hakların ortadan kaldırılmaya çalışılmasının sorunları çözmeyeceği, toplumsal eşitsizlikleri derinleştireceği ifade edildi.
‘Sorumlu göçmenler değil, eşitsizliği büyüten politikalar’
Açıklamada, eğitimden sağlığa, kamu hizmetlerinden sosyal haklara kadar yaşanan kayıpların, hayat pahalılığının ve barınma sorununun toplumun geniş kesimlerini etkilediği belirtildi. Büyük şirketlerin ve zenginlerin çıkarları korunurken gençlerden, işçilerden, emeklilerden ve göçmen emekçilerden daha fazla fedakârlık beklendiği kaydedildi.
Göçmenleri hedef gösteren politikaların ırkçılığı ve ayrımcılığı beslediğine dikkat çekilen açıklamada, göçmen gençlerin eğitim, barınma ve çalışma yaşamında karşılaştıkları engellerin, göçmen emekçilerin düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmaya mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Toplumsal sorunların sorumlusunun göçmenler değil, eşitsizliği ve sömürüyü büyüten politikalar olduğu belirtilen açıklamada, işçileri ve gençleri kökenlerine göre birbirine düşürmenin patronların çıkarlarına hizmet ettiği vurgulandı.
DİDF’den 5 Kasım grev ve gösteri gününe çağrı
Gençlerin geleceksizlik sorununa, işçi ve emekçilerin hayat pahalılığına ve göçmenlerin maruz kaldığı ayrımcılığa karşı mücadelenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilen açıklamada, ortak talepler etrafında birleşme ve dayanışmayı büyütme çağrısı yapıldı.
DİDF, sendikaların çağrısıyla 5 Kasım’da gerçekleştirilecek grev ve gösteri gününün mücadeleyi büyütmek açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Açıklamada, ücretler ve emekli aylıkları, nitelikli ve erişilebilir kamu hizmetleri, gençlerin geleceği, eşitlik ve sosyal adalet için ortak mücadele çağrısı yapılarak gençler, öğrenciler, işçi ve emekçiler, göçmenler ve ilerici demokratik güçler kemer sıkma politikalarına, polis şiddetine, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadeleyi büyütmeye davet edildi.

