Ali Çarman / Stuttgart
Avrupa genelinde Z kuşağı (Gen Z Regelt) eylemlerinin Almanya’da kendini göstermesi tartışmaları alevlendirdi. Hükümet yanlıları, medya ve polis teşkilatı günler öncesinde gençlere eylemlerde uzak durun çağrıları yaptılar. Bütün bunlar yetmedi, şehir merkezlerindeki kimi mağazalar camlarını ve kapılarını tahta bariyerlerle kapladılar. Topluma verilen mesaj, sanki savaş, çatışma çıkacağı yönünde oldu. Yüzlerce polisin konuşlandırıldığı Stuttgart’taki görüntü çok hoş bir görüntü değildi.
Uzun yıllardır Stuttgart ve çevresindeki eylemlere katılan, gözlemleyen birkaç gazeteci ile birlikte cumartesi sabah erkenden eylem yerine gittik. Herkes endişe. “Acaba ne olacak?” sorusuna cevap arıyordu. Saat 12.00’den itibaren gençler gruplar halinde alanın değişik noktalarında toplanmaya başladılar.
Schlossplatz’da epey bir zaman sonra binlerce gence ev sahipliği yapıyordu. Eylemi düzenleyenlerin katılımın beklenen de çok fazla olduğunu ve 12 bine ulaştığını açıklamasıyla birlikte alkış tufanı koptu. Akla gelebilecek bütün ilerici örgütler pankart ve bayrakları ile alandaki yerini almışlardı.
Almanya’da polis Filistin bayrağını gördüğünde kırmızıyı görmüş boğa gibi yerinde durmayıp ordan oraya koştu durdu. Ayrıca polis, bir olayın yaşanması için saldırganca bir tutum içinde oldu. Polis arabasında yapılan uyarılar, yürüyüş kortejine sürekli müdahale gençleri öfkelendirdi. Gençler buna rağmen sorumlu davaranıp oyuna gelmedi.

Gençlerin kararlı tutumları sadece protesto olarak görülemez!
Almanya genelinde yüzbinden fazla kişi hükümetin ekonomi, eğitim, sağlık ve askerlik alanlarındaki politikalarının yanlışlığına olan öfkesini gösterirken, umudu sarsılanları de yeniden umutlandırdı.
Miting ve yürüyüş te; yaşasın uluslararası dayanışma, Filistine özgürlük, Kapitalizme, silahlanmaya ve ırkçılığa hayır, gençlik gelecek-gelecek sosyalizm sloganları gençler tarafında defalarca haykırıldı. Gençlerin önemli bir kesimi ise doğrudan eleştirilerini devlete ve polise yöneltmekten geri durmadı.
Eylemi organize edenler daha önce web sitesinde insanların yaşlarına bakılmaksızın “Geleceğimiz herkesi ilgilendiriyor” çağrısıyla herkesi eyleme katılmaya davet etmişti. Ne güzel ki, 10 bin kişilik katılımda yaşlılar ancak iki bişi vardı.
1990’ların sonları ile 2010’ların başları arasında doğan gençleri kapsayan Z Kuşağı eylemin barışçıl geçmesi için elinden gelen çabayı gösterdi. Ancak, aynı şey tam teçhizatlı yüzlerce polis için söylenemez. Kırka yakın kısa süreli gözaltılar yetmemiş olacak ki, çöp bidonlarının ateşe verildiği yalanına başvurdular.

Gençlik geleceği hakkında söz sahibi olmak istiyor
Günlerce propagandası biraz da abartılarak yaratılan endişe, Fransa benzeri isyanların olacağı idi. Almanya’nın en zengin şehirlerinden biri olan Stuttgart’ta dahi zenginler ile yoksullar arasındaki uçurum daha belirginleşmekte. Geleceği belirsiz olan yüzbinlerin hareket geçmesi ve bunun arkasındaki nedenlere kafa yormak varken, sorumluluktan kaçanlar gençleri sorgulamakta. Altı bin kişinin kayıt yaptığı eyleme 12 bin kişi katılıyorsa bunun üzerine bin defa kafa yormak gerekir. Gençlerin söylediği üzere illa suçlu aranıyorsa o da kapitalizmdir.
Gençler son zamanlarda görülen birçok olgu ve sürecin onların durumunu olumsuz yönde etkilediğini görmeye başladı. Gençlerin ufku uzakları görecek kadar derin, talepleri ile bütün insanlığı ilgilendirecek kadar geniş. Onlar kendi yolunu bulduğunda, örgütlü bir güç ve hedefli hareket ettiğinde gençlik için verilen mücadelede kazanımlar elde edecektir. Bizlere düşen de, umudumuzu coşkuları ve neşeleri ile diri tutanları selamlamak olacaktır.

