Written by 00:59 HABERLER, KÜLTÜR

Gençlik yaz kampı 500’den fazla gençle başladı!

1 Ağustos’ta DIDF Gençliği ve IJV’nin (Uluslararası Gençlik Derneği) geleneksel yaz kampı “Şimdi harekete geçmenin tam zamanı! – Irkçılık, silahlanma ve sosyal kesintilere karşı birleşelim!”  şiarı ile Almanya, Hollanda ve Avusturya’dan 500’den fazla gencin katılımıyla başladı. Bu 10 günü tartışmalarla, etkinliklerle ve dayanışmayla geçirip şu soruya birlikte cevap aracağız: Üniversitelerde, işyerlerinde, okullarda ve mahallelerde gençliğin mücadelesini nasıl güçlendirebiliriz?

Son kampımızdan bu yana, Almanya ve Avrupa’da milliyetçilik ve ırkçılığın giderek büyüdüğünü gördük. Polisin göçmenleri öldürdüğü vakalar yaşanmaya devam ediyor. Sorumlulardan hesap sorulmuyor. Almanya’da milliyetçi ve göçmen karşıtı politikalarıyla öne çıkan AfD partisi geçtiğimiz federal seçimlerde gençler arasında da ikinci en güçlü parti haline gelmişti. Özellikle TikTok olmak üzere çeşitli sosyal medya platformlarında sıra arkadaşlarımızı, onların haklı endişelerini ve gelecek korkularını ele alarak ve bunlara kasıtlı olarak yanıltıcı cevaplar vererek bizleri etkilemeye çalışıyor. Ancak bizi ayrıştırmak isteyenler AfD ile değil, neredeyse tüm partiler göçmenleri ve mültecileri toplumumuzdaki artan sorunların günah keçisi haline getirerek dikkatleri kendi sorumluluklarından farklı yöne çekiyor. Anaakım medya ise bütün bu politikaları meşrulaştırmaya devam ediyor. Bu arada devlet okullarımızda okuyan reşit olan olmayan birçok arkadaşımız dahil giderek daha fazla insanı sınır dışı ediyor. Okullarımızda ya da sokaktaki protestolarda, Gazze’deki soykırıma karşı çıktığımızda sözde antisemitizm gerekçesiyle gittikçe acımasızlaşan bir ırkçılık genellemesine maruz kalıyoruz. Biliyoruz bu, bizi birbirimize düşürmeye yönelik bir çabanın parçası ancak bizi ayrıştırmalarına izin vermeyeceğiz. Alman ya da göçmen olmamız fark etmez – bu ülkede yaşanabilir bir gelecek için birlikte mücadele ediyoruz ve bu duruşla, kampta milliyetçiliğe ve ırkçılığa karşı verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla güçlendirmek istiyoruz!

Dünyanın dört bir yanında savaşlar şiddetlenerek sürüyor. Neredeyse iki yıldır süren Filistin’deki soykırımda şu ana kadar 60 binden fazla insan hayatını kaybetti – bunların %70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Ortadoğu’daki Batılı emperyalizminin kalesi olan İsrail, onların desteği ile bölgeyi savaşla kasıp kavuruyor – Lübnan’da, Yemen’de ve İran’da görüldüğü gibi. Tüm bunlar, halkların sırtından siyasi ve ekonomik çıkarlar için Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek amacıyla yapılıyor. Hedef: piyasalar, kaynaklar ve ticaret yolları. Ukrayna’da ise 3 yılı aşkın süredir savaş sona ermedi, her iki tarafta da birkaç metrekarelik toprak için her gün sayısız asker ve sivil kurban ediliyor. Ve dünyamızda daha onlarca savaş sürmekte. Emperyalistler ise şimdiden konferanslarda kaynakları ve pazarları paylaşarak savaşlardan para kazanmanın yollarını arıyorlar. Demokrasi, barış ve insan haklarından söz edenler yeni savaşlar yaratmaya devam ediyor. Bunlardan biri olan Almanya geçtiğimiz yıl kendi silahlanmasına da öncelik verdi – NATO ülkeleri birkaç hafta önce aldığı %5’lik hedef kararı, Almanya’nın gelecekte bütçesinin neredeyse yarısını silahlanma ve savaş hazırlıklarına ayıracağı anlamına geliyor! Onların amacı çıkarlarını dayatmak için dünyayı savaşla kuşatmaya hazır olduklarını belirtmek. Bizleri de zorunlu askerlikle bu savaşlarda piyon olarak kullanarak bizi “savaşa hazır” hale getirmek, bizi tekellerin çıkarları için canımızı ortaya koymaya ikna etmek istiyorlar. Paraları bu amaçla büyük reklam kampanyalarına, okullardaki gençlik subaylarına, hatta Bundeswehr’in düzenlediği festivallere ve kültür etkinliklerine harcıyorlar. Ama biz onların savaşlarına karşı mücadele ediyoruz. Ve bu sistem tarafından ezilen, sömürülen halkların yanındayız!

Onların silahlanma planları için gerekli olan para; sağlık, eğitim ve barınma ile sınırlı kalmaksızın bizleri doğrudan etkileyen tüm alanlarda kesintilere gidilerek sağlandı. Zaten yüksek olan üniversite harçları giderek artmaya devam ediyor. Aynı zamanda çalışma haklarımıza olan saldırılar sürerken daha uzun ve mümkünse daha fazla çalışmamız isteniyor. Bu dönemde taleplerimizden vazgeçmemiz ve daha düşük ücret zamları kabul etmemiz bekleniyor. Alman hükümetinin ve NATO’nun silahlanma planları bize daha çok kesinti yapılacağını ve durumun daha da kötüleşeceğini gösteriyor. Federal bütçenin neredeyse yarısı silahlanmaya ayrılacakken, eğitime sadece küçük bir pay kalıyor. Okullarımızın ve gençlik merkezlerinin çökmesine, semt merkezlerinin kapanmasına sessiz kalmayacağız. Zenginler daha da zenginleşirken ay sonunda faturaları ödeyememeyi artık kabul etmiyoruz! İşte bu yüzden bu kamptayız; savaşa, silahlanmaya ve militarizme karşı mücadeleyi her zamankinden daha yüksek sesle yürütmek için! Sosyal kesintiler yerine eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere yatırım istiyoruz!

Bu kararlılıkla kampımıza başladık ve tüm bu mücadeleleri beraber tartışmayı, birbirimizden öğrenmeyi ve onları güçlendirmeyi görev ediniyoruz. Son kampımızdan bu yana 10’dan fazla şehirde IJV’nin yeni yerel gruplarını kurduk – böylece bugün Almanya’da 20’den fazla IJV ve 20 DIDF Gençlik yerel grubu, ayrıca Avusturya, İsviçre ve Hollanda’dan DIDF gençleri bu kampta yer alıyor! Birçok bölgemizde yeni alanlar keşfettik ve çalışmalarımızı genişlettik. Bu yıl da İspanya ve Türkiye’den uluslararası misafirlerimiz bizimle.Bir önceki kamptan bu yana bölgesel politik kamplarımızda birlikte eğitimler yaptık. Pek çok şehirde yeni adımlar atarak, kendi kültürümüzü oluşturduğumuzu ve 5 farklı şehirde açık hava etkinlikleriyle, birçok başka şehirde ise festivallerle binlerce genci bir araya getirdiğimizi gösterdik.

Sessiz kalmayacağımızı kanıtladık ve bu değişimi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki on günü deneyimlerimizi paylaşarak, birbirimizden öğrenerek ve dayanışma içinde geçirmek istiyoruz. Birlikte yaratıcı olacağız, eğleneceğiz ve kendi kültürümüzü oluşturacağız! Ve en önemlisi, ortak kampanyamızı daha da güçlendirmek ve buradan hareketle kampanyamızı daha geniş kitlelere yaymak için bu fırsatı değerlendireceğiz. Geçen yazdan bu yana, bu saldırılara, ırkçılığa ve askerileşmeye karşı duracağımızı gösterdik – çünkü DIDF Gençliği ve Uluslararası Gençlik Derneği’nin örgütlü gençliği olarak kazanacak ortak bir geleceğimiz var. Artık ırkçılığa, silahlanmaya ve sosyal kesintilere karşı harekete geçme zamanı! Bu doğrultuda, 2025 Yaz Kampımızı başarılı, güzel ve dayanışma dolu geçirmeye devam edeceğiz!

Close