Written by 09:00 AVRUPA

Grönland – Emperyalistlerin iştahını kabartıyor

Grönland’da buzullar eridikçe yapılan keşifler de artıyor. Batı Grönland’daki bulunan bir madende, mikroçip üretimi, silahlanma ve enerji güvenliği için vazgeçilmez olan birçok kritik hammadde keşfedildi. Keşiflerin, Avrupa’nın Çin’e olan bağımlılığını ortadan kaldırabileceğini ileri sürülüyor. Diğer yandan bu keşifler batılı emperyalistler arasındaki jeopolitik rekabeti önemli ölçüde şiddetlendirecek düzeyde.

Germanyum ve Galyum, mikroçip üretiminde ve savunma sanayisinde kullanılan iki element. Bu maddeler Batı Grönland’daki “Black Angel” (“Kara Melek”) madeninde bulundu. Açıklamayı yapan madencilik şirketi Amaroq, haziran ayında devraldığı Black Angel madeninde toplam üç temel hammadde keşfedildiğini duyurdu.

Ekonomi gazetesi Børsen ile yapılan bir röportajda, Amaroq’un CEO’su ve kurucusu Eldur Olafsson, şirketin başlangıçta çinko, kurşun ve gümüş bulmayı beklediğini açıkladı. Ancak şirketin jeologları, yaptıkları sondaj çalışmalarında ticari kullanım için uygun konsantrasyonlarda germanyum, galyum ve kadmiyum da buldu.

KRİTİK HAMMADDELER

Germanyum ve galyum hem AB hem de ABD’nin kritik hammadde listelerinde yer alıyor. 2024 yılında Çin, bu iki maddenin ABD’ye satışını yasakladı. Bu yasak, 30 Ekim’de Güney Kore’de Trump ve Xi arasında imzalanan anlaşma kapsamında askıya alındı. Ancak yasak, bir yıl içinde yeniden yürürlüğe girebilir.

YENİ PROJELER VE STRATEJİK PLANLAR

Amaroq, Güney Grönland’da bulunan, Nalunaq altın madenini yeniden açtı ve burayı bölgedeki birçok madencilik projesinin merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Olafsson, Batı Grönland’da Black Angel madeninin de diğer projeler için bir üs haline getirileceğini açıkladı. Güney Grönland’da altın ve nadir toprak elementleri bulunuyor. Batı Grönland’da ise çinko, kurşun, gümüş ve kritik hammaddeler var. Bu iki bölge, şirketin iki merkezi düğüm noktası. Hedef, iki aktif maden işletmek.

Amaroq, Black Angel madeninin yenilenmesi ve üretimin kademeli olarak başlatılmasının planlandığını bildiriyor. Tesis, modern bir işletme haline getirilecek. Aynı zamanda, mevcut altyapıdan yararlanarak ekonomik riskler azaltılacak. Mevcut altyapı içinde derin deniz limanı da bulunuyor.

Black Angel madenindeki metal ve hammadde yatakları ilk olarak 1930’larda keşfedilmişti. Daha sonra maden, 1973’ten 1990’a kadar çinko, kurşun ve gümüş çıkaran çeşitli şirketler tarafından işletildi. Olafsson, madenin, Grönland tarihinin en karlı ve en başarılı madenlerinden biri olarak tanımlıyor. Buzulların yıllar içinde kilometrelerce geri çekilmesiyle birlikte yeni maden yatakları erişilebilir hale geldi. 2000’li yıllarda yeniden yatırım yapıldı ancak 2008 kriziyle birlikte hammadde fiyatlarında yaşanan keskin düşüş şirketin hedeflerini de altüst etti.

GRÖNLAND’IN JEOPOLİTİK AĞIRLIĞI ARTIYOR

Amaroq, madenin birkaç yıl içinde yeniden faaliyete geçeceğini öngörüyor. Zaman planına göre, teknik incelemeler 2026 yılında tamamlanacak ve üretim 2027 ile 2029 yılları arasında kademeli olarak artırılacak. Olafsson, bunun için halihazırda yatırılan yaklaşık 50 milyon ABD dolarına ek olarak yaklaşık 100 milyon ABD doları tutarında ek yatırımın gerekli olacağını tahmin ediyor. Ancak, teknik incelemelerin halen devam ettiğini belirtiyor.

Geride bıraktığımız 20-30 yıl içinde kritik hammaddelerin ve nadir toprak elementlerinin topraktan çıkarılması ve işlenmesi çok zor ve pahalı olduğu için birçok ülke bu alandan geri çekilmişti. Kendilerinin üretmedikleri bu madenleri Çin’den almayı tercih ediyorlardı. Bu yoldan Çin kritik hammaddelerin, nadir toprak elementlerinin ve minerallerin kazanımında olduğu gibi işlenmesinde tekel konumuna geldi. Şu an dünyada kullanılan bu minerallerin yüzde 90’ına yakını Çin’de üretiliyor.

Son yıllarda Çin’in ileri teknolojik alanlarda büyük sıçramalar yapması ve birçok alanda ileri kapitalist ülkelerin karşısına rakip olarak çıkması özellikle “G7” ülkelerini karşı hamle yapmaya zorluyor. Fakat bu düşünüldüğü kadar basit değil. Onca yıl atıl durumda olan madenleri yeniden işler hale getirmek yılları alacak bir girişim ve kendi içinde birçok çelişkiyi barındırıyor. Sözkonusu mineraller ve nadir toprak elementleri birçok ülkede bulunmasına karşın bunları işletmek için altyapı olmaması işin teknik açıdan zorluğunu gösteriyor. Ama asıl önemli olan bu madenler üzerinde kimin söz sahibi olacağı meselesi.

Bu çerçevede ABD Başkanı Trump ilk kez birinci başkanlık döneminde Grönland’ı satın alma fikrini ortaya atmıştı. 2019 ortasında adanın ABD’nin ulusal çıkarları açısından son derece önemli olduğunu belirten Trump, “Grönland’ı iyi bir fiyata devralabiliriz” demişti.

Trump ikinci başkanlık döneminde “teklifini” yinelerken bu kez, “Grönland’ı almak için gerektiğinde askeri yöntemlere de başvurabiliriz” diyerek Danimarka ve AB üzerindeki baskıyı artırdı.

Buzullar eridikçe Grönland’ın jeopolitik ağırlığı da artıyor. Sadece kritik hammaddeler ve nadir toprak elementleri açısından değil ticaret yolları ve askeri açıdan da giderek daha fazla önem kazanıyor.


KRİTİK HAMMADDELER

Kritik ham madde tanımı, Avrupa Birliği (AB) için ekonomik ve stratejik açılardan önemli ancak kaynaklarının temin edilmesinde yüksek risk bulunan ham madde türleri için kullanılıyor.

Kritik ham maddeler neler?

Antimon, kromit, kobalt, germanyum, galyum, indiyum, lityum, magnezyum, molibden, platin, paladyum, radyum, “nadir toprak elementleri”, renyum, titanyum, tungsten, alüminyum, bor, bakır, nikel, berilyum, fosfat kayası, boratlar, doğal grafit, fluşpat, kok kömürü, krom, manyezit, niyobyum, platin grubu metaller ve silisyum.

Bir ham maddenin kritik ham madde olarak tanımlanması için gerekli şartlar

1) Mevcut ham maddenin kaynaklarının az bulunur veya sınırlı olması

2) Avrupa ekonomisinde kilit sektörler için yüksek bir ekonomik öneme sahip olması

3) Yüksek ithalat bağımlılığının yanı sıra bu ham maddelerin sadece bazı ülkelerde bulunması sebebiyle tedarik riski olması

4) İkame ham maddelerin yakın gelecekte bulunamayacak olması

NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ NEDİR?

Nadir toprak elementleri, neodim, disprosiyum veya terbiyum gibi 17 kimyasal elementten oluşan bir gruptur ve özellikle yüksek teknoloji için vazgeçilmezdir. Elektrik motorları, rüzgâr türbinleri, akıllı telefonlar, sensörler ve savunma teknolojisi için kalıcı mıknatıslar gibi birçok alanda kullanılırlar.

Adlarına rağmen jeolojik olarak çok nadir değiller, ancak çıkarılması teknik olarak karmaşık ve genellikle çevreye zararlıdır. Çin, hem madencilik hem de işleme konusunda dünya pazarını domine ediyor. Stratejik önemi nedeniyle, Avrupa endüstrisi için “kritik hammaddeler” olarak kabul ediliyorlar.


GRÖNLAND

Grönland, dünyanın kıta olmayan en büyük adasıdır. Arktik Okyanusu ile Kuzey Atlantik arasında yer alan adanın yüzde 80’i buz tabakasıyla kaplıdır. Buzulların yüksekliği 1500 ila 3420 metreye kadar değişmektedir.

Tarih: Grönland (ulusal dildeki adı: “Kalaallit Nunaat“), 4 bin 500 yıldan fazla süredir Inuit (“insan” anlamına geliyor) halkının yaşadığı bir adadır. 10. yüzyılda Vikingler tarafından keşfedildi, 1721’de Danimarka tarafından sömürgeleştirildi. 1953’te Danimarka’nın bir parçası oldu, Ocak 1979’da yapılan bir referandumda halkın yüzde 70,1’i özerklik için oy kullandı. 2028 Kasım ayından yapılan referandumda halkın yüzde 75’i özerkliğin artırılmasını içeren bir yasayı onayladı ve bu yasa 2009’da yürürlüğe girdi. Böylece daha geniş yetkilerle kendi kendini yönetme hakkı elde etti. Dış ve savunma politikasında Danimarka’ya bağlı olan Grönland, ülke içindeki yönetimi kendi kendine gerçekleştiriyor. Buna ülke ekonomisi de dahil.

Ekonomi: Temel sektör balıkçılık (ihracatın %90’ı). Turizm altyapı ve iklim nedeniyle sınırlı ama büyüyor. Nadir toprak elementleri ve uranyum gibi kaynaklar çevresel endişelerle henüz kullanılmıyor. Ekonomi, Danimarka sübvansiyonlarına bağımlı (bütçenin yaklaşık yarısı).

Uluslararası Konum: Arktik konumu ve yeraltı kaynaklarıyla jeopolitik öneme sahip. Danimarka üzerinden NATO üyesi, ancak dış politikada özerk. “Kuzeybatı Geçidi” gibi deniz yolları ve kaynak çıkarımı tartışmalı. Arktik Konsey’de aktif rol alıyor. ABD’nin 1943’ten beri Thule Hava Üssü bulunuyor. İklim değişikliği, Grönland’ın ekolojik ve stratejik önemini artırıyor.

Close