Written by • 13:50• ÇALIŞMA YAŞAMI

IG BAU 24. kongresi Kassel’de gerçekleşti: Birlik, mücadele ve eşitlik mesajları öne çıktı

İnşaat, tarım ve temizlik sektörlerinde örgütlü IG BAU Sendikası’nın Kassel kentinde düzenlenen 24. Olağan Kongresi, yoğun bir katılımla tamamlandı. 27–30 Eylül tarihleri arasında dört gün süren kongreye delegeler, sendika çalışanları ve çok sayıda konuk katıldı.

Kongre, rap müzisyeni E-Bon’un dinletisi ile başladı. E-Bon söylediği parçalarda ezilen halkların ve işçilerin mücadelesini dile getirirken sendikanın gençliği de güncel talepleri taşıyan pankart ve dövizlerle sahneye çıktılar.

Açılış konuşmasını IG BAU Başkanı Robert Feiger yaptı. Feiger konuşmasında “Sağcıların sendikalarda yeri yok. Sağcılar ayrışmadan yana, biz sendikacılar birlikten ve dayanışmadan yanayız, onun için onlara el vermeyiz. Sosyal haklarımızı zor kazandık, bunları korumak için dün (26 Eylül) sokaklara çıktık ve geleceğimiz için mücadele etmeliyiz” dedi.

Kongreye GDP, NGG, Ver.di, IG BCE, IG Metall, Baca Temizlik İşçileri Sendikası, Ukrayna’dan sendikacılar ve DGB Başkanı Yasmin Fahimi de katıldı ve konuşma yaptı. BHI (İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyonal Birliği) adına Ambet Yuson konuşmasında dünyada ırkçılığın yaygınlaştığını ve bundan dolayı işçiler açısından işlerin kolay olmadığını vurguladı. Ayrıca Katar’daki Dünya Kupası’na karşı gösterilen kırmızı kart kampanyasına İG BAU Sendikasının verdiği desteği de söyledi.

Sol Parti adına konuşmayı yapan Heidi Reichinnek ise hükümetin 63 yaşında emekliliği öne çıkarmasının yalan olduğunu, insanların ya 45 yıl çalıştığı için ya da hastalıktan dolayı emekli olduğunu söyledi. Almanya ekonomik olarak güçlü bir ülke olmasına rağmen emekli olanların çöpten şişe topladığını belirtti. IG BAU’nun temizlik işçileri için saat başına 2 euro zam talep ettiğini, yani saat ücretlerinin 17 euro olmasını istediğini, işverenlerin buna yanaşmadığını ve bunun bile yoksulluk sınırında bir talep olduğunu söyledi.

CESARET ÖDÜLÜ VERİLDİ

Kongrede Georg Leber Sivil Cesaret Ödülü, Sachsen-Anhalt’tan Max Schnelle’ye ırkçılığa karşı verdiği mücadelesinden dolayı verildi. Max Schnelle konuşmasında “Biz tekrar 1933’leri yaşamak istemiyoruz. Güzel konuşmak değil, tavır almak önemli. Sınır dışı edilmelere karşı olmak, ırkçılığa karşı çıkmakla olur. Başbakan ‘Çok çalışın’ diyor, insanlar çok çalıştıkları halde geçinemiyor. Doktora gidiyor, aylar sonrasına randevu alıyorsa; bir otobüs geç geliyorsa bunun sorumlusu göçmenler değil, bunun sorumlusu hükümettir.” dedi. Bu genç konuşmacı 4 kez salondakileri ayağa kaldırdı ve dakikalarca alkışlandı.

Hans Böckler Madalyası sendika açısından en değerli ödül, bu ödül iki kişiye verildi. Doris Hammes, 1988’de sendikaya üye olmuş ve temizlik bölümünde çalışan kadınların örgütlenmesinde önemli katkısı olduğu için bu ödüle layık görüldü. Manfred Schmidt ise 1964 yılından beri sendika üyesi ve yıllarca çalıştığı işletmede İşçi Temsilciliği Başkanı olmasına rağmen hep çalışmış, kendisini çalışan arkadaşlarından ayırmamış bir isim. Emekli olduğu halde sendikal faaliyetlere katıldığı için ödülü hak etmişti.

Tüzük değişikliği için yapılan öneriler arasında en çok tartışılan konu yönetim kurulunun 3 kişi mi olsun yoksa tekrar 5 kişi mi olsun konusuydu. “3 olsun” diyen delegeler, “Zaten sendikamız son zamanlarda çok üye kaybetti, onun için sahada çalışan sendika sekreterlerine ihtiyaç var. Kısacası parayı buraya harcayalım” görüşüne dikkat çektiler. Diğer delegeler de “Merkezde işler çok, onun için beş olsun.” diyordu.

Kongrede iki grup yarışıyordu. Çünkü 6 aday vardı. Eğer üç olursa o zaman üç aday elenecekti. Delegelerin çoğunluğu 5 kişilik Yönetim Kuruluna onay verdi. Yeni yönetime, ilk kez Türkiye kökenli kadın olarak Zeynep Biçici de seçildi. Carsten Burckhardt ise yeni genel başkan oldu.

Karar altına alınan önergeler

Faşizmin yenilgiye uğratıldığı 8 Mayıs gününü izin günü olarak talep etmek; AfD’nin yasaklanmasıyla ilgili kampanyanın desteklenmesi, faşist partilere üye olanların veya propagandasını yapanların sendika üyeliğinden atılması.

Hükümetin silahlanmaya ayırdığı bütçenin sosyal alana harcanması, zorunlu askerliğe karşı çıkmak.

Tarım işçilerinin çalışma koşullarını düzeltmek, yerli tarım üreticilerini desteklemek, 8 saatlik iş günü ve 63 yaşında emekli olmanın korunması gibi öneriler karar altına alındı.

Yeni Yönetim Kurulu adına kapanış konuşmasını Başkan Carsten Burckhardt yaptı.

Burckhardt, “Bana duyulan güvenden dolayı mutluyum. Üyelerimizle birlikte bu ülkede daha adil bir düzenin sağlanması için çalışacağım. Refahı yaratanlar bundan adil bir şekilde payını almalı, emeklerinin karşılığıyla insanca yaşayabilmeli; ayrıca hastalık, bakım ve yaşlılıkta güvence altında olmalılar.” dedi. 4 yıllık süre içerisinde üye sayısını 200 bine çıkaracağını söyledi.

Bunu başarması için ise iki seçenek bulunuyor: Ya sendika üyeleri için çok iyi toplu iş sözleşmesi yapılması ya da sahada çalışacak sekreterlerin sayısının artırılması. Yoksa bu sayıya bu tarz çalışmayla ulaşmak zor gibi; çünkü delegelerin yaş ortalaması oldukça yüksekti, gençlerin sendikadaki örgütlülüğü zayıftı. Kongrede dikkat çeken bir konu da göçmen işçilerin delege olarak katılımının zayıf olmasının yanı sıra Afrikalı temsilcilerin olmamasıydı. Ayrıca göçmenleri temsil eden herhangi bir kurum veya kuruluşun olmaması da bir başka eksiklikti. (YH / Kassel)

↑
Close