PRO ASYL, medico international ve göç araştırma ağı kritnet tarafından yapılan ortak açıklamada, Alman hükümeti kendi sözlerini hiçe saymak ve sınır dışı operasyonlarını insan hayatının önüne koymakla suçlandı. Kurumlar, kriz bölgelerine yapılan sınırdışıların “insan hakları iflası” olduğunu vurguladı.
Almanya’nın önde gelen insan hakları örgütleri, Federal Hükümet’in son dönemde izlediği sığınmacı düşmanı politikaları sert bir dille eleştirdi. Yapılan ortak açıklamada Suriye, Afganistan ve İran gibi savaş ve terörün hüküm sürdüğü ülkelere mültecilerin sınır dışı edilmesi, ağır insan hakları ihlallerine davetiye çıkardığı belirtildi.
PRO ASYL Mülteci Politikası Sözcüsü Tareq Alaows, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Savaşın, terörün ve baskının sürdüğü ülkelere insanları geri gönderenler, ağır hak ihlallerini kasten kabul ediyor demektir. Bu ne pahasına olursa olsun sınır dışı politikası sürecek demektir. Bu nedenle her geçen gün daha fazla insanın hayatı tehlikeye atıyor” dedi.
İslamcı gruplarla sınır dışı pazarlığı utanç verici
Açıklamada, Suriye’deki duruma dikkat çekilerek, Heyet Tahrir el-Şam (HTS) destekli grupların Kürt özyönetimine yönelik saldırıları, infazlar ve hapishanelerden serbest bırakılan IŞİD militanları hatırlatıldı. Hak savunucuları, Federal Başbakan’ın insan haklarını savunmak yerine eski HTS lideri ve şimdiki geçici başkan el-Şaraa ile “sınır dışı anlaşmaları” için müzakere masasına oturmasını “insanlık açısından bir utanç” olarak nitelendirdi.
İran ve Irak’a sınır dışıları durdurma çağrısı
Metinde öne çıkan diğer kritik noktalar ise şöyle sıralandı:
-
İran: Protestolar sırasında binlerce kişinin katledildiği ülkede, bazı eyaletlerin (Rheinland-Pfalz, Kuzey Ren-Vestfalya) sınırdışıları durdurma kararına rağmen, ülke genelinde kapsamlı bir sınır dışı yasağı getirilmemesi kabul edilemez..
-
Ezidiler: Federal Meclis üç yıl önce Ezidi Soykırımını tanımasına rağmen, 2025’in ilk yarısında 328 kişi Irak’a sınır dışı edildi. Bu durumun sahte bir dayanışmadan ibaret.
-
Afganistan: Hükümetin, özellikle eski yerel çalışanlar ve hak savunucuları için verdiği “kabul sözlerini” tutmayarak bu kişileri doğrudan ölüm tehlikesine attığı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Federal Hükümet’e şu üç temel talep iletildi:
-
Suriye, Afganistan ve İran’a yönelik sınır dışı operasyonları ile Yezidilerin Irak’a sınır dışı edilmesi derhal durdurulmalıdır.
-
Silahlı milisler ve otoriter rejimlerle “sığınmacı pazarlığı” yapılmasından vazgeçilmelidir.
- Afganistan’daki risk altındaki kişilere verilen kabul sözleri tutulmalı ve bu kişilerin Almanya’ya güvenli geçişi derhal sağlanmalıdır.

