Written by 12:51 AVRUPA

Macron işsiz avını neden yeniden açıyor?

Cyprien BOGANDA / Humanité
Fransa Cumhurbaşkanı 16 Ocak Salı günü düzenlediği basın toplantısında, işsizlere yönelik yeni bir baskıyı daha duyurdu ve eski bir terane olan idari “sadeleştirme” konusunu tekrar gündeme getirdi.
Emmanuel Macron, ikinci beş yıllık dönemine, ilkine başladığı gibi, işgücü piyasasında bir (karşı) reformla başlamak istiyor. Eylül 2017’de çıkarılan kararnameler, işten çıkarmalar, iş mahkemelerine başvuru, personel temsilcilikleri gibi kazanılmış haklara odaklanmıştı.
Bu sefer hedefte işsizlik sigortası var. Macron, “İş teklifleri reddedildiğinde daha katı kurallar olacak ve işsizlerimiz eğitim yoluyla daha iyi desteklenecek” diyerek işsizlik sigortasında yapılacak bir dizi reformun ardından işsizlerin yeni bir cendereye daha alınacağı sözünü verdi. Halihazırda, iki “makul” iş teklifini “meşru” bir neden olmaksızın reddeden bir kişi, İşsizlik Kurumu listelerinden çıkarılabiliyor ve yardımları askıya alınabiliyor.
Genel Emek Konfederasyonu (CGT) Merkez Büro Üyesi Denis Gravouil ise şöyle konuşuyor: “Yeni Çalışma Bakanı Catherine Vautrin ile yapacağımız görüşmeler belki daha net bir bakış açısına sahip olmamıza olanak tanıyacak, ama varsayabileceğimiz şey, iş arayanlar üzerindeki baskıyı daha fazla artıracakları. Bu konuda model aldıkları ülke de Almanya: orada, bir yılın sonunda bir işsiz, mesleği ne olursa olsun herhangi bir işi kabul etmek zorunda.”
Macroncuların bu talebi, tam istihdamın (Uluslararası Çalışma Ofisi tarafından tanımlanan yüzde 5’lik işsizlik oranı) ne pahasına olursa olsun sağlanması gerektiği yönündeki son derece ideolojik çalışma dünyası vizyonunun bir parçası. Devlet Başkanı’nın açıklamaları, Ekonomi Bakanı’nın Kasım 2023’te yaptığı “bugün var olan sosyal modelimiz 2027’de yüzde 5’lik bir işsizlik oranına ulaşmamıza izin vermeyecek” açıklamasını da anımsatmakta.
Diğer yandan Emmanuel Macron daha da geniş bir mesaj vermek istemiş de olabilir. Denis Gravouil’e göre “Macron, ülke yönetimlerini sürekli olarak işsizlik sigortasında reform yapmaya zorlayan OECD’nin başını çektiği ‘liberal enternasyonal’e destek sözü vermek istiyor.” Bu da çalışanların haklarında kesintileri gizleyen sadeleştirme vaatleriyle maskeleniyor.
Gerçekten de, devlet başkanın “sadeleştirme”yi amaçlayan yeni projeler başlatacağı söyleminden anladığımız, işverenleri zorlayan son düzenleyici engelleri kaldırmak. Bu nedenle hükümet, “standartları kaldırmak, yasal süreleri kısaltmak, işe alımları kolaylaştırmak, işveren yükümlülüklerin eşiklerini artırmak” için adımlar atacak.
Aslında bu, küçük ve orta ölçekli işletmelerin işveren sendikası tarafından yayınlanan “idari basitleştirme” ile ilgili 80 maddelik bir dizi yeni önerinin ardından gönderilen bir sübliminal bir mesaj. İşveren sendikası, özellikle 50’den fazla çalışana sahip KOBİ’lerin CSE’nin (Kolektif İş İlişkileri Kurulu) kurulması gibi bazı yükümlülükleri ortadan kaldırmak için yoğun bir lobi çalışması yürütmekte.
Çeviren: Eren Can

 

Close