Yahya Durusoy / Mannheim
Otomotiv ve endüstriyel filtreleme sektörünün küresel devlerinden Mann+Hummel’in Almanya’nın Speyer fabrikasında 600 çalışanın geleceğini yakından ilgilendiren kapatma kararı, işçi ile işveren arasındaki tüm köprülerin atıldığı sert bir çatışma alanına dönüştü. Fabrikanın kapatılmasına karşı hukuk ve sokak mücadelesi başlatan işçiler, 29 Ekim perşembe günü gerçekleştirdikleri yarım saatlik uyarı greviyle şirket yönetimine açık bir mesaj verdi.
IG Metall sendikasının çağrısıyla düzenlenen uyarı grevine yaklaşık 400 işçi katıldı. Fabrikadaki birlik ve beraberlik tablosunun en üst seviyede olduğu görülürken, sendika temsilcileri grev iradesinin son derece güçlü olduğuna vurgu yaptı. Alman basını, bu yarım saatlik iş bırakma eylemini işverene yönelik net bir “uyarı” olarak nitelendirdi.
Otoyolda konvoy, salonlarda öfke
Uyarı grevinden hemen bir gün önce hareketli saatler yaşandı. Yaklaşık 200 araçtan oluşan gürültülü bir otoyol konvoyu düzenleyen işçiler, kapalı salonda gerçekleştirilen genel kurul öncesinde tepkilerini düdükler ve sloganlarla dile getirdiler.
Basına açıklamalarda bulunan IG Metall Sendika Sekreteri Wladislaw Wolter, işverenin masaya getirdiği sosyal planı tekliflerinin “sosyal açıdan kabul edilebilir olmaktan çok uzak” olduğunu belirterek, “İşveren müzakere masasını devirdi” dedi.
İşçilerin işini kaybetme riskine karşı oldukça sert bir savunma hattı oluşturan sendika, şirkete sunduğu kapsamlı Sosyal Sözleşmesi paketinde şu taleplere yer verdi:
- Brüt en az 25.000 Euro taban tazminat ve çalışılan yıl başına ek ödemeler.
- Çocuklu veya bakıma muhtaç yakını olan çalışanlar için ekstra tazminat destekleri.
- 3,5 milyon Euro tutarında bir acil yardım fonu oluşturulması.
- Net maaşın yüzde 90’ını garanti eden bir transfer şirketinin kurulması.
İşverenin geri adım atmaya niyeti yok
Şirket yönetimi ise Speyer’deki tesisin karlılığına ve sipariş defterlerinin dolu olmasına rağmen, buradaki üretim ve işçilik maliyetlerinin küresel rekabet gücünün çok üzerinde olduğunu savunuyor. Bu gerekçeyle yönetim, 2028 sonuna kadar fabrikayı kapatma ve üretimi Avrupa’daki daha düşük maliyetli diğer tesislerine taşıma planından taviz vermiyor.
İşyeri işçi temsilciliği (Betriebsrat) ile yürütülen müzakerelerde uzlaşma sağlanamaması üzerine şirket, yasal bir mekanizma olan Uzlaştırma Kurulu’nu ve tarafsız bir iş mahkemesi hakimini devreye sokacağını duyurdu.
Belediyeden sert tepki
Speyer Büyükşehir Belediye Başkanı Stefanie Seiler (SPD), fabrikanın kapatılma kararını şehir için “yüzümüze atılmış bir tokat” olarak nitelendirdi. Tesisin halihazırda karlı bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Seiler, yönetime alternatif çözümleri ciddiyetle değerlendirmesi çağrısında bulundu.
Ekonomi çevreleri, Speyer’deki bir diğer büyük sanayi kuruluşu olan TE Connectivity’nin de küçülmeye gitmesiyle birlikte şehirde toplam 1.200 işyerinin tehlikeye girdiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu durumun bölge ekonomisi açısından derin bir kriz tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Sırada süresiz grev oylaması var
MANN+HUMMEL işçileri fabrikanın kapanmasına karşı kararlı bir mücadele sürdürüyor. Üretimin 2028 yılına kadar fiilen devam etmek zorunda olması, bu eylemlerin ve olası grevlerin işverenin maliyet planlarını ciddi şekilde sarsabileceğini gösteriyor.
İşçiler arasındaki kararlılığın doruk noktada olduğunu belirten IG Metall, gerekli görülmesi halinde Kasım sonu itibarıyla süresiz grev başlatmak üzere oylama ve grev fonu hazırlıklarına resmen başladıklarını duyurdu.

