Yahya Durusoy / Mannheim
Mann+Hummel yönetiminin Speyer fabrikasını kapatma ve yaklaşık 600 çalışanın işine son verme kararına karşı sunulan alternatif gelecek planını reddetmesi, sendika ile şirket arasındaki gerilimi yeniyen arttırdı. Yönetim üretimi başka yere kaydırma konusunda kararlılığını korurken, IG Metall ve İşyeri İşçi Temsilciliği buna karşı çıkarak daha sert eylem ve grev hazırlıklarının sinyalini verdi.
Şirket yönetimi, Speyer’deki üretimi ve lojistik faaliyetlerini kademeli olarak grubun Avrupa ve dünya genelindeki diğer fabrikalarına aktarmayı planlıyor. Şirketin Ludwigsburg’daki genel merkezi, gerekçesi olarak “küresel çapta uzun vadeli rekabet gücünü güvence altına alma” hedefini gösteriyor. Speyer tesisinin sipariş hacminin iyi olmasına rağmen; iş yeri işçi temsilciliğinin sunduğu alternatif model, yönetim tarafından “kendi stratejileriyle örtüşmediği” gerekçesiyle tamamen geri çevrildi.
“Çalışanların yüzüne atılmış bir tokat”
IG Metall Vorderpfalz yöneticileri Birgit Mohme ve Wladislaw Wolter, yönetimin tutumunu çalışanların yüzüne vurulmuş bir “tokat” olarak nitelendirdi. Yönetim kararından geri adım atmadığı takdirde grev dâhil tüm sendikal ve tarifesel mücadele araçlarının devreye sokulacağını belirten sendika yetkilileri, direnişin dozunu artıracaklarını duyurdu.
Karar Eylül sonu verilecek
Şirket yönetimi, kapanış sürecini kıdem tazminatları ve ihbar sürelerini kapsayan “sosyal açıdan kabul edilebilir” bir çerçeveye oturtmak adına bir sosyal plan sundu. Çalışan temsilcileri ise bu resmi kapatma müzakerelerine başlayıp başlamayacaklarına eylül ayının sonuna kadar karar verecek.
Bölgesel dayanışma ve kitlesel eylemler planlanıyor
Süreç, Speyer’de benzer bir istihdam kaybı yaşayan TE Connectivity gibi diğer işletmelerin çalışanları ve bölge halkıyla ortak platforma taşınıyor. Sendika, “Zirveye Direnişle!” mottosuyla kitlesel protestoları büyüterek işveren üzerindeki kamuoyu ve siyaset baskısını artırmayı hedefliyor.

