Baden-Württemberg metal ve elektrik sanayisinde üçüncü toplu sözleşme görüşme turu bugün sonuçsuz sona erdi. 27 Ekim’deki son görüşmeden bu yana taraflar arasında kayda değer bir yakınlaşma görülmüyor. Hala, fabrikaların geleceği ile çalışanların iş güvencesini bir araya getiren, müzakere edilebilir bir teklif masada değil. İşyerlerindeki uyarı grevleri ise hız kazanıyor.
İşverenlerin teklifi, kişiye göre farklılaştırılabilen tek seferlik bir ödemeyi ancak 1 Temmuz 2027’de, tabloya yansıyan yüzde 1,3’lük zammı ise ancak 1 Temmuz 2028’den itibaren öngörüyor. O tarihe kadar tablo ücretleri 20 ay boyunca değişmeden kalacak. Dolayısıyla teklif, alım gücünü korumuyor. Bununla birlikte, toplu sözleşme standartlarının kalıcı olarak düşürülmesi talebi de gündemde.
IG Metall Baden-Württemberg Bölge Başkanı ve müzakere heyeti sözcüsü Barbara Resch şunları söyledi: “Çalışanlardan, etkili bir ücret artışı için uzun süre beklemeleri ve aynı zamanda taviz vermeleri isteniyor; oysa yatırımlar, fabrikalar ve iş yerleri konusunda bağlayıcı taahhütler yok. Bu, bir anlaşmanın zemini olamaz, düpedüz bir aldatmacadır. Bu nedenle işverenlere bugün çok net biçimde, hızla iyileştirilmiş bir teklif ve nihayet gerçek bir gelecek planı beklediğimizi söyledik. Sabrımız giderek tükeniyor.”
Net kuralları olan bir toplu sözleşme
IG Metall, kendi çözüm önerisini masaya koyarak sanayinin geleceği için sorumluluk almaya hazır olduğunu gösterdi. Sendika, işverenlerle birlikte süreli bir toplu sözleşme düzenlemesi geliştirmeye hazır. Bu düzenlemeyle geleceğin ürünlerine yapılacak yatırımlar; fabrikalar, iş yerleri ve eğitim için bağlayıcı taahhütlerle ilişkilendirilecek. Düzenleme yalnızca açıkça sınırlandırılmış durumlar için geçerli olacak. Çalışanlar, şirket kârlarını artırmak amacıyla toplu sözleşmeden doğan haklarından toptan vazgeçmek zorunda bırakılmamalı. İşletmeler denetlenebilir taahhütlerde bulunmalı ve bunlara uymadıkları takdirde sorumluluğu üstlenmeli. Çözüm, toplu sözleşme olarak kararlaştırılacak ve toplu sözleşme tarafları ile üyelerle birlikte şekillendirilecek.
Barbara Resch: “İşverenler bu düzenlemeyi esas olarak maliyet düşürmek ve toplu sözleşme haklarını budamak için kullanmak istiyorsa, buna ortak olmayız. Toplu sözleşmeden sapmalara sendika ve işveren birlikleri birlikte karar vermeli. Baskı, iş yeri konseylerinin üzerine yıkılmamalı.”
Sendika, Pazartesi günü Düsseldorf’ta yapılacak görüşmeye kadar yanıt bekliyor. Resch, bir uzlaşmanın neye bağlı olduğunu şöyle ortaya koydu: “Çözüm önerimiz masada. Şimdi işverenlerin gerçekten bir çözümle ilgilenip ilgilenmediklerini göstermesi gerekiyor. Mini turlara, boş vaatlere ve borç üstüne kurulu bir geleceğe razı olmayız. Sağlam bir yanıt gelmezse uyarı grevlerini genişleteceğiz. Şimdi top işverenlerde.”

