Kaiserslautern’in yaklaşık on iki km batısında, Rheinland-Pfalz eyaletinde yer alan Ramstein Hava Üssü, Avrupa kıtasındaki en büyük NATO kontrollü hava üssü olma özelliği taşıyor. Global Security’de yer alan bilgilere göre üssün geçmişi İkinci Dünya Savaşı’na kadar uzanıyor. Savaş sırasında Alman Hava Kuvvetleri, Ramstein yakınlarındaki tamamlanmamış Saarbrücken-Mannheim otoyolunun bir bölümünü acil pist olarak kullanmıştı. Savaşın sonunda ABD kuvvetleri tesisi ele geçirerek kullanmaya başladı.
Üssün resmi tarihi, Fransız-Amerikan karşılıklı anlaşması çerçevesinde 1951’de temelin atılmasıyla başlamasıyla başlar. Bölge, savaş sonrası Fransız işgal kontrolü altındaydı. Fransız mühendisler tarafından tasarlanmış, Alman müteahhitler tarafından inşa edilmiş ve Amerikalılar tarafından işletilen üs, uluslararası iş birliğinin somut bir sembolü olarak kabul ediliyor.
Nisan 1951’de ABD ve Fransızlar üssü genişletmeye başladı. Güneydeki bölüm 1952’den itibaren Landstuhl Hava Üssü olarak hizmet verdi. Kuzey bölümünde ise 1953 ortasında komuta merkezleri ve idari yapılar faaliyete geçti. Her iki bölüm, 1 Aralık 1957’de Ramstein-Landstuhl Hava Üssü adı altında birleştirildi. Bu isim daha sonra kısaca Ramstein Air Base olarak sadeleştirildi.
1973‘te ABD Hava Kuvvetleri’nin Avrupa Komutanlığı (USAFE) Wiesbaden’dan Ramstein’a taşındı. Bu gelişmeyle birlikte üs, ABD dışındaki en büyük Amerikan askeri merkezi haline geldi.
İŞLEVİ VE STRATEJİK ÖNEMİ
Ramstein, ABD Hava Kuvvetleri’nin Avrupa ve Afrika Komutanlıklarına ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda NATO’nun Müttefik Hava Komutanlığı’nın merkezini barındırmakta. İnsansız hava araçları, istihbarat ağları ve diğer iletişim sistemlerine yönelik çok sayıda büyük komuta merkezi burada bulundurmakta. Üssün stratejik önemi birkaç temel işlevden oluşuyor:
Hava Taşımacılığı ve Lojistik: Ramstein, ABD Ulaştırma Komutanlığı’nın devasa bir merkezi olarak işlev görmekte. C-5 Galaxy kargo uçaklarının inişini, saldırı helikopterleri veya ana muharebe tanklarının boşaltılmasını ve ardından bu ekipmanların Avrupa kıtasının herhangi bir “sıcak noktasına” kamyon veya trenle ulaştırılmasını sağlamaktadır.
İnsansız Hava Araçları (Drone) Operasyonları: Ramstein’daki 603. Hava ve Uzay Operasyonları Merkezi, Irak, Afganistan, Yemen ve Pakistan’daki muharebe insansız hava aracı operasyonlarının planlama ve koordinasyonunu yürütmektedir.
Tıbbi Tahliye: Bir savaş bölgesinde yaralanan bir asker doğrudan Ramstein’a getiriliyor. Üs, hastaların uzun mesafeli uçaktan yüksek teknolojili ambulanslara aktarıldığı özel bir uçuş hattına sahip. Buradan Landstuhl Bölge Tıp Merkezi’ne nakledilmektedirler. Bu sistem, “altın saat” ilkesi üzerine kurulu olup yaralıların en kısa sürede ileri cerrahi bakıma ulaşmasını hedeflemektedir.
NATO Füze Savunması: Üste ayrıca NATO’nun füze savunma sisteminin operasyon merkezi de bulunmaktadır.
KAPASİTE VE BÜYÜKLÜK
Üssün yaklaşık 3.000 dönümlük alana yayılan geniş tesisleri ve 86. Hava Taşıma Kanadı başta olmak üzere çok sayıda birlik barındırmaktadır. 1997 yılı itibarıyla Kaiserslautern Askeri Birliğin (KMC) 51.855 Amerikalı, NATO ve ev sahibi ülke personeli kayıtlı bulunmaktaydı. Bugün KMC’de 16.400’den fazla Amerikalı asker ve 5.400’den fazla Amerikalı sivil çalışan görev yapmaktadır. Üs aynı zamanda 6.200’den fazla Alman işçi istihdam etmektedir.
86. Hava Taşıma Kanadı, C-21, C-37 ve C-130J uçaklarıyla USAFE bünyesindeki tek hava taşımacılığı, hava ikmal ve hava yoluyla tıbbi tahliye operasyonlarını icra etmekte, dünyanın neredeyse her noktasına taktik hava taşımacılığı sağlamakta.
“RAMSTEIN KAPATILSIN” HAREKETİ
Ramstein Hava Üssü, on yıllardır Almanya’da savaş karşıtlarının hedefi oldu. Örgütlü muhalefetin dönüm noktası 2013 yılına kadar uzanıyor. Ramstein’ın ABD askeri ve CIA misyonlarında kullanılan insansız hava araçları için ABD’deki pilotlar ile Orta Doğu, Afganistan ve Afrika’daki hava araçları arasında veri aktarımı sağladığını ilk kez kamuoyuna duyuran, eski ABD insansız hava aracı sensör operatörü Brandon Bryant oldu.
Berlin merkezli “Stopp Ramstein” kampanyası, uluslararası hukuku ihlal ettiği değerlendirilen saldırganlık savaşları ile insansız hava aracı savaşının hazırlanması ve yürütülmesinde kilit bir merkez işlevi gören üssün kapatılması talebini yüksek sesle dile getirmeye başladı.
2015 yılında 1.500 göstericinin katıldığı bölgenin son yıllarındaki en büyük barış gösterisi gerçekleşti. 2019’da ise 5.000’den fazla barış aktivisti sokaklara döküldü; aralarında Youtube fenomeni Rezo’nun videosundan etkilenen yüzlerce genç ile “Fridays for Future” (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin üyeleri de yer alıyordu. 14 farklı ülkeden uluslararası katılımcıların da eşlik ettiği gösteriler, hareketin küresel bir boyut kazandığını gösterdi.
Grubun talebi net: Üs, İnsansız hava araçlarına yönelik saldırılarda uluslararası hukuku ihlal etmekte ve kapatılmalıdır. Bununla birlikte ABD Hava Kuvvetleri, Ramstein’da insansız hava araçlarının doğrudan kontrol edilmediğini ya da uçuş verilerinin aktarılmadığını savunmaktadır.
Son yıllarda gösteriler daha da farklı bir boyut kazandı. 2023’te düzenlenen yürüyüşte “Ami, go home!” (Amerikalılar, evinize gidin!) sloganları atıldı.
Ramstein Hava Üssü, yalnızca bir askeri tesis olmaktan öte; NATO’nun Avrupa’daki varlığının, ABD’nin küresel saldırıları planladığı ve düzenlediği bir mekandır. Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı bir kalkan olarak kurulan üs, bugün insansız hava araçlarından tıbbi tahliyeye, füze savunmasından lojistik koordinasyona uzanan geniş bir misyonla faaliyetlerini sürdürmektedir. Buna karşın üssün varlığı, özellikle drone savaşının meşruiyeti üzerinden derinleşen hukuki ve etik tartışmalara sahne olmaya devam etmektedir. (YH)
Tarihin Karanlık Bir Sayfası: 1988 Hava Gösterisi Faciası
Ramstein Hava Gösterisi faciası, 28 Ağustos 1988 Pazar günü Kaiserslautern yakınlarındaki Ramstein Hava Üssü’nde düzenlenen “Flugtag ’88” hava gösterisi sırasında yaşandı. Yaklaşık 30.000 kişi o gün üsse akın etmişti.
İtalyan Hava Kuvvetleri’nin akrobasi ekibi Frecce Tricolori’den üç uçak gösteri sırasında birbirine çarptı ve yaklaşık 30.000 kişinin önünde yere düştü. 70 kişi hayatını kaybetti (67 seyirci ve 3 pilot), 346 seyirci ağır yaralandı, yüzlercesi ise hafif yaralandı.
Facianın sembolik bir yankısı da müzik dünyasına yansıdı: Alman metal grubu Rammstein, adını bu felaketten almakta. İkinci “m” harfi başlangıçta yanlışlıkla eklenmiş, ancak grubun kelimenin tam anlamıyla “çarpan taş” şeklinde çevrilebilmesi nedeniyle benimsemiştir.

