Ali Çarman/Esslingen
Almanya ve çevre ülkelerde toplumsal sorunlar çığ misali büyürken Esslingen şehrinde Ekim ayı başından bu yana farklı bir tartışma sürüyor.
Esslingen şehrinin en eski köpüklü şarap üretici firması Kessler, şarap mahzeninin 200.yıl dönümü vesilesiyle şehrin tarihine kalıcı ve etkili bir hediye vermeye karar vermiş. Bunun için de Esslingenli sanatçı Tim Bengel’e başvuruluyor. Ve sonuçta Şeytan (Zwieblinger Teufel) heykelinde karar kılınıyor. 400 kilo ağırlığında, tunçtan yapılmış ve 2,5 metre yüksekliğindeki heykel, şehrin en bilinen orta çağ efsanelerinden birini konu edinmiş.
Efsane şöyledir: Rivayete göre şeytan, en şık giysilerini kuşanıp bir beyefendi kılığında Esslingen pazarına gelir ve kırmızı bir elma almak ister. Ancak, pazarcılık yapan bilge ve cesur kadın, at tırnağına benzer ayaklarından ötürü onun şeytan olduğunu anlar. Pazarcı kadın elma yerine ona kırmızı koca bir soğan uzatır. Şeytan soğanı ısırınca büyük bir hayal kırıklığı içinde öfkeyle şehri terk ederek Stuttgart’a kaçar. Bu nedenle Esslingen’deki birçok esnaf, organizasyon tasarımlarında soğan figürünü kullanır. Her ne kadar söylence Esslingen’lilere alaylı bir dil ile ‘’soğan yiyenler-zwieblinger’’ denmesine neden olsa da, kentin kültürel dokusunun bir parçası olmuş. Küçümseyici ve aşağılayacı olsa da bu söyleme, yöre halkının pek kulak astığı yok. Zira, yıllardır şehrin en merkezi yerinde soğan festivali düzenlemeye devam edilmekte.
4 Ekim’de belediye meydanında yüzlerce kişinin katıldığı bir törenle açılışı yapılan şeytan heykeli ile ilgili olarak, başta AfD ve bazı kiliseler bir karşı kampanya başlattılar. Heykelin şehir için bir olumsuzluk olduğunu ileri sürerek kaldırılması için imza kampanyası da başlatıldı. ‘’Open Petition’’ adlı internet platformuna göre 5 bin kişi imzalamış. Ama işin ilginci sadece bin kişi Esslingen’de oturuyor.
Bir sanat eseri hakkında tartışma olması gayet normal. Ama şehrin tarihini bilenler için ise bu tartışma bir bardak suda fırtına yaratmaya çalışmak gibi birşey. Kaldı ki, Almanya ve diğer ülkelerdeki kiliseler üzerinde şeytan figürleri zaten var.
Tartışmalar ve yaratılmak istenen ortamda iş öyle bir noktaya vardı ki; 10 Ekim gecesi kimliği bilinmeyen kişiler Şeytan heykeline siyah boya sıkarak, İsa’nın monogramını çizdiler.
İrili ufaklı bütün şehirlerin tarihinde şöyle ya da böyle efsaneler vardır. Ve bu efsaneler şehrin her yerinde, her sokağında dilden dile aktarılır. Adı üstünde efsane! Her ne kadar halkın duygu, düşünce ve hayelleriyle harmanlaşmış olunsa da, sonuçta efsane işte.
Sanatçı Tim Begel, ‘’Amacım, bu tarihin gelecek nesillerde Esslingen şehir kimliğinin bir parçası olarak kalmasını sağlamak. Bunun için şeytanı bir kötü adam olarak göstermeye bilinçli karar verdim. Aslında heykel Esslingen’lilerin cesur ve zeki bir kadın tarafından kötülüğün kovulduğunu anlatmakta’’ diyor.
Günlerdir devam eden tartışmalara rağmen Şeytan heykeli etrafında fotoğraf çekenlerin sayısı az değil. Bu aynı zamanda Esslingen’lilerin sanat özgürlüğüne sahip çıktığının bir göstergesi.

