Written by 11:00 POLITIKA

Süleymancıların “Almanya konforu”

YÜCEL ÖZDEMİR

13 Ağustos’ta Türkiye’ye yürütülen operasyonlar sonucunda yöneticileri hapse atılan, sahip olduğu şirketlere el konulan Süleymancılar Cemaati, Almanya’da uzun yıllardır devlet ile iç içe çalışmalar yapıyor. Almanya’da devletle en uyumlu İslami örgütü haline gelen Süleymancıların uzantısı durumundaki İslam Kültür Merkezleri de (VIKZ) operasyonlar sırasında dikkat çekiyor. Edinilen bilgilere göre Türkiye’de tatilde bulunan bazı VIKZ yöneticilerinin Almanya’ya geri dönüşü zor görünüyor. Özellikle çifte vatandaş konumunda olanlarının bazılarına yurt dışına çıkışılarının da gündeme alındığı ileri sürülüyor.

Zira, cemaatin Türkiye’de sahip olduğu servetin bir bölümünü operasyon öncesinde Almanya’ya çıkardığı iddialar arasında. Türkiye basınında yer alan haberlere göre yurt dışına çıkarılan paranın miktarı 100 milyar lira (Yaklaşık 2 milyar euro) olarak ifade ediliyor. Bu paranın bir kısmının Köln-Müngersdorf’ta yapımı süren 70 milyon euroya mal olması planlanan genel merkez ve cami inşaatında kullanılıp kullanılmadığı en büyük merak konularından birisi.

SÜLEYMANCILARIN ALMANYA’DAKİ UZANTISI: VIKZ

VIKZ, 1973 yılında kurulan ilk çatı kuruluşu VIKZ, bu nedenle de “Almanya’nın en eski Türkiye kökenli İslami cemaati” olma özelliği taşıyor. Cemaatin lideri Süleyman Hilmi Tunahan’ın takipçisi olduğunu hiçbir zaman inkar etmeyen, merkezi Köln’de bulunan İslam Kültür Merkezleri (VIKZ), uzun yıllardır Almanya’da devlet ile irtibatlı. Almanya İslam Konferansı (DIK) üyesi olan VIKZ’in 50. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Eylül 2023’de Köln’ün Müngersdorf semtinde temeli atılan yeni genel merkez binasının açılış törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier bizzat katılarak bu cemaate verilen önemi göstermiş oldu.

“İslam’ın Almanya’ya ait olduğu” gerçeğinden hareket eden Steinmeier, törende 300 cami ve derneği olan VIKZ’i önemsediklerini söyledi. Törene dönemin Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Başbakan Yardımcısı Mona Neubaur de katılmıştı.

Gülen Cemaati’nin Işık Evleri’nde benzer şekilde yatılı öğrenci yurtları bulunan VIKZ, Almanya’da daha çok dikkatleri çekmeden, kapalı bir cemaat halinde faaliyetlerini sürdürüyor. Halen, özellikle Türkiye’den gelen ya da Almanya’daki Türkiye kökenli Müslüman üniversite öğrencilerine birçok kentte yurt hizmeti veriliyor. 20 ayrı kentte 20 yıldan fazla bir süredir yurt hizmeti veriliyor. Kurumun internet sitesinde yer alan bilgilere göre halen 250 üniversite öğrencisi cemaate bağlı yurtlarda kalıyor.

YURTLARDA ÇOCUKLARA ŞİDDET OLAYLARI

2023’te değişik kaynaklara göre VIKZ’e bağlı 20’den fazla kız ve erkek öğrenci yurdu bulunuyordu. Bunların bir çoğu resmi dairelere bildirilmiş, kayıtlı kurslar değildi. Öğrencileri ailelerinden alarak yurtlarda dini eğitim veren cemaat, çocuklar Almanya’daki yaşamdan koparılıyor. Sabah Alman okullarına giden çocuklar öğleden sonra ve akşamları ise cemaatin yurtlarında kalıyor. Yurtlarda çocuklara yönelik şiddetin işlendiği de Alman basınında yer almıştı.

Bir şiddet olayının ardından Die Tageszeitung gazetesinde yer alan habere göre, Köln polisi tarafından hazırlanan raporda bir uzmanın Hessen Sosyal İşler Bakanlığı için 2004 yılında yazdığı şu görüş aktarılıyordu: “VIKZ yurtlarının temel amacı, öğrencileri muhafazakâr Şeriat-Sufi İslam anlayışıyla yetiştirmektir. Yurtlar entegrasyona katkıda bulunmuyor, tam tersine çocukları izole ediyor. Ve Batı değerlerini küçümsemeyi öğreniyorlar.”

Cemaatin Almanya’daki uygulamalarının aslında Türkiye’dekinden pek de farklı olmadığı biliniyor. Bunlara rağmen, Almanya cemaat ile iyi ilişkiler kurmaya devam ediyor.

İSLAM KONFERANSI VE İSLAM DİN DERSİNDE ETKİLİ

Türkiye’de Gülen Cemaatinden sonra AKP’nin yeni hedefi haline gelen Süleymancılar, Almanya’da uzun yıllardır devlet tarafından muhatap alınıyor. Federal İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan ve Müslümanların temsilcileri ile devlet kurumlarını bir araya getiren Almanya İslam Konferansı (Deutsche Islam Konferenz – DIK) bünyesinde VIKZ, kurucu ve asli kurumlardan biri olarak yer aldı. Bir diğer önemli işbirliği alanı ise devlet okullarında okutulan İslam din dersinde yaşanıyor. Almanya’da Anayasa gereğince din dersini devlet değil kiliseler veriyor. Benzer bir adım İslam din dersi için de atıldı. Bu temelde 2007’de Köln’de aralarında VIKZ, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve Islam Toplumu Milli Görüş (IGMG) gibi kurumların da olduğu çok sayıda çatı örgütünün içinde yer aldığı Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (Koordinationsrat der Muslime – KRM) kuruldu.

Devlet nezdinde bütün Müslümanları, özellikle de İslam din dersi verme konusunda, temsil adına atılan bu adımdan sonra, pek çok eyalette kamu okullarında İslam din dersi verilmeye başlandı. DİTİB Türkiye devletiyle doğrudan bağlantılı, IGMG “radikal dinci” bulunduğu için pek çok eyalette VIKZ İslam din derslerinde daha etkili bir rol üstlendi.

Ancak, VIKZ 20 Ekim 2023’te tek cümlelik bir açıklamayla KRM’den ayrıldığını kamuoyunda duyurdu. Daha sonra buna “tarafsız kalma”yı gerekçe olarak gösterildi. Ancak, ayrılığın asıl nedeninin İslam din dersi konusunda diğer büyük İslami kurumlarla yaşadığı görüş farkının olduğu tahmin ediliyor. Pek çok eyalette İslam din derslerini veren ve koordine eden kurum olarak VIKZ öne çıkıyor. Bu da eyaletlerin DİTİB ve IGMG yerine VIKZ’e daha fazla destek verdiği şeklinde değerlendiriliyor.

AKP İLE ÇATIŞMA ALMANYA’YA NASIL YANSIYACAK?

Elde ettiği “konforlu alanda” devletle sürekli iyi ilişkiler kuran, bazı alanlara üyelerini yerleştiren, diplomatik ve mali açıdan güç kazanan Süleymancıların, AKP ile yaşadıkları çatışmadan Almanya’daki cemaatin nasıl etkileneceği henüz belirsiz. Türkiye ile ilişkilere önem veren Alman hükümetinin, VIKZ’e her alanda açık şekilde sahip çıkmayacağı söylenebilir. Benzer bir durum daha önce Gülen Cemaati için de yaşanmıştı. Arka plana iterek, Türkiye ile ilişkileri zedelemeyecek düzeyde bir ilişkinin sürdürülmesi söz konusu olabilir. Aradaki en önemli fark ise Gülencilerin, Süleymancılar gibi merkezi kurumsal bir örgütlenmeye sahip olmaması ve resmi düzeyde muhatap alınmamasıydı. VIKZ ise başta DIK ve İslam dersleri olmak üzere, değişik alanlarda Almanya’nın istediklerini yapan bir örgüt konumunda. Erdoğan ve AKP’nin VIKZ yerine DİTİB’i muhatap haline getirme yönünde atacakları adımların ne kadar başarılı olacağı ise belirsiz. Ancak cemaatin Almanya’daki hareket alanını daraltabileceği de bugünden görülebiliyor.


Ankara’da Köln’deki merkez işaret edildi

13 Ağustos 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş’in lideri olduğu öne sürülen “çıkar amaçlı suç örgütüne” yönelik operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.

Kuriş ve diğer şüphelilere “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “kara para aklama”, “dolandırıcılık” ve “vergi kaçakçılığı” suçlamaları yöneltildi. Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtilirken, Sülemyancılar ile bağlantılı olduğu belirtilen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan bir tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı öne sürüldü. Kara para aklandığı iddia edilen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına kayyum atanırken, 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de katıldığı bir yayında, operasyon kapsamında “örgütün yapısına ve finansal ayaklarına yönelik uzun süredir titiz bir çalışma yürütüldüğünü” söylemişti. Tarikatın Almanya’daki yapılanmasına da dikkat çeken Çiftçi, “Almanya’nın Köln şehrinde büyük bir merkez inşa ettiklerini biliyoruz. 70 milyon dolarlık dev bir yatırım olacak bu genel merkez binası tamamlandığında faaliyetlerin tamamının buraya kaydırılacağını ve artık oradan yürütüleceğini değerlendiriyoruz” dedi. (YH)

Close