76. Berlin Film Festivali BERLİNALE 12-22 Şubat tarihlerinde Berlinale Palast’ta “No Good Men” (İyi Erkek Yoktur) filmi ile kapılarını açtı. Jüri başkanlığı görevini ünlü Alman yönetmen Wim Wenders üstlendi. Açılış galasında uluslararası jüri tanıtıldı ve oyuncu Michelle Yeoh’a Onursal Altın Ayı ödülü verildi.
Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner ve Onursal Altın Ayı sahibi Michelle Yeoh; Uluslararası Jüri üyeleri, Perspectives Jürisi, Berlinale Belgesel Film Ödülü Jürisi, Uluslararası Kısa Film Jürisi ve Generation Uluslararası Jürisi üyeleri ile çok sayıda ulusal ve uluslararası tanınmış isimle birlikte Kırmızı Halı’da onur konuğu olarak karşılandılar.
Bu yıl festivalde toplam 22 film Altın ve Gümüş Ayı için yarışıyor. Festivalde yarışan 22 film arasında komedi, gerilim filmleri, bir aşk hikayesi, bir öz sevgi hikayesi, bir Japon anime ve bir western filmi yer alıyor. Bu filmlerin 20’si dünya prömiyerini yapacak. Bu bölümde yönetmen İlker Çatak ile Emin Alper’in filmleri de bulunuyor. Yarışma Bölümü’nde Almanya adına yarışacak üç filmden biri olan “Gelbe Briefe/Sarı Zarflar” bir gecede işini ve dolayısıyla geçim kaynağını kaybeden ve akabinde idealleri ile yaşamın gereklilikleri arasında denge kurmaya çalışan Ankaralı sanatçı bir çiftin hikayesini ele alıyor. Almanya-Fransa-Türkiye ortak yapımı olan filmin başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer paylaşıyor. Yarışma Bölümü’ndeki filmler arasında yönetmen Emin Alper’in “Kurtuluş” adlı filmi de dünya prömiyerini yapacak. Mardin’de çekilen ve Türkiye, Fransa ve Hollanda ortak yapım film, köyüne geri dönen yerinden edilmiş bir aşiretin hikayesini anlatıyor. Filmde Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş rol alıyor. Berlinale’de bu yıl festivalin diğer bölümlerinde de Türkiye’den yönetmenlerin filmleri yer alıyor. Dalya Keleş’in “Yerçekimi” Generation Kplus bölümünde gösterilecek. Yönetmenliğini Banu Sıvacı’nın yaptığı “Hear the Yellow” Forum kapsamında, Burak Çevik’in “İki Laborantın Yorgun Saatleri” ise Forum Expanded bölümünde seyirci ile buluşacak.
FESTİVALE GAZZE TEPKİSİ
Hindistan’ın yaşayan en önemli yazarlarından Arundhati Roy bir açıklama yayımlayarak Berlin Film Festivali’nden çekildiğini duyurdu. 64 yaşındaki Hintli yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de yaşanan ve süren durum, İsrail devletinin Filistin halkına yönelik soykırımıdır. Bu, ABD ve Almanya yönetimlerinin yanı sıra Avrupa’daki birkaç diğer ülke tarafından da desteklenip fonlanıyor. Günümüzün en büyük sinemacıları ve sanatçıları ayağa kalkıp bunu söyleyemiyorsa tarihin kendilerini yargılayacağını bilmeli. Şoke oldum ve iğrendim.”
7 kişilik uluslararası jüriye başkanlık eden Alman yönetmen Wim Wenders, perşembe günü Berlin yönetiminin Gazze politikasına yönelik ne düşündüğü sorusuna verdiği yanıtla tepki toplamıştı. Berlin Üzerindeki Gökyüzü (Der Himmel über Berlin), Mükemmel Günler (Perfect Days) ve Paris, Texas gibi filmleriyle bilinen 80 yaşındaki sinemacı “Politikadan uzak durmak zorundayız, çünkü kendini siyasete adayan filmler çekersek siyasetin alanına girmiş oluruz. Ancak biz politikaya karşı dengeleyici bir konumda olmalıyız. Biz insanların işini yapmalıyız, siyasetçilerin değil” demişti. Roy, senaryosunu yazdığı 1989 tarihli In Which Annie Gives It Those Ones’ın gösterimi için festivale katılacaktı.
FİLM FESTİVALLERİNİN POLİTİK DURUŞU OLMALI
Konu, festivalin ilk günlerinde tekrar eden bir tema oldu. Basın toplantılarında, uluslararası yıldızlara Orta Doğu çatışması veya ABD’deki durum gibi konularda siyasi pozisyonları soruluyor. Oyuncuların çoğu soruları geçiştiriyor. Hafta sonu, festival yönetimi müdahale etti ve film yapımcılarının yanında yer aldı.
Değişik gazeteciler Berlinale’yi İran ve Ukrayna’daki insanlarla dayanışma gösterirken Filistinlilerle göstermemekle suçladı. Jüriye, “Alman hükümetinin Gazze’deki soykırımı desteklediği ve Berlinale’nin ana finansörü olduğu göz önüne alındığında, insan haklarına yönelik bu seçici muameleyi destekleyip desteklemediği” soruldu. İsrail Gazze Şeridi’nde soykırım işlediğini reddediyor. Alman hükümeti de İsrail ordusunun eylemlerini böyle sınıflandırmıyor. Değişik film yıldızları özellikle Gazze’deki durumla ilgili susanların Ukrayna ve İran konusunda rahatça konuştuklarını belirterek bu çifte standartı eleştiriyorlar.
Jüri Başkanı Wim Wenders, siyasi arenaya giremeyeceklerini söyledi. Film yapımcıları siyasetin dışında kalmalı; onlar siyasete karşı bir denge unsurudur. Bu, Hintli yazar Arundhati Roy’un Berlinale’ye katılımını iptal etmesine yol açtı.
Berlinale, kültürel etkinliklerin giderek ahlaki forumlar olarak anlaşıldığını açıkça ortaya koyuyor. Bu da ünlülerin bir tavır alması beklentisini artırıyor.
Jüri başkanı Wenders: İnsanlar için çalışılmalı, politikacılar için değil. Sanat, günlük siyasetin bir uzantısı değil, ona karşıt bir nokta olmalıdır. Öte yandan: Sanatçılar kamuoyunun ilgisinden hoşlanırlar; sözleri ağırlık taşır. Özellikle Berlinale gibi uluslararası sahnelerde, açıklamalar dünya çapında fark edilir. Sessiz kalanlar da bir sinyal gönderiyor olabilir. Bu, önde gelen konuklardan net bir duruş bekleyenlerin argümanıdır.” görüşünde.
Kültürel sahnede çalkantılara yol açan tam olarak Orta Doğu çatışması. İki yıl önce Berlinale ödül töreninde de bir skandal yaşanmıştı.
Pazar gününe kadar sürecek olan Berlinale, kesinlikle politik bir film festivali olarak kabul ediliyor ve politik tavrın her tarafa eşit mesafede olması isteniyor. (YH)

