Written by 13:11 POLITIKA

AB Erivan’da ABD ve Rusya’ya hangi mesajları verdi?

Erivan’daki tablo, gelecekte ABD’nin daha fazla yalnızlaşabileceğini gösterdi. AB, Ermenistan ile de ilişkileri geliştirerek hem Rusya’nın bölge üzerindeki etkisini kırmayı hem de Asya’ya ulaşan ticaret yolları üzerinde söz sahibi olmayı hedefliyor.

Yücel Özdemir

Ermenistan’ın başkenti Erivan, iki gün boyunca önemli iki önemli zirveye ev sahipliği yaptı. Pazartesi günü 40’dan fazla ülkenin hükümet ve devlet başkanının katılımıyla Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) sekizinci toplantısı, salı günü de AB-Ermenistan Zirvesi gerçekleştirildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ‘parti toplantısı’ gerekçesiyle katılmadığı zirvelere AB üst düzey yöneticileri, üye ülkelerin liderleri, AB’ye komşu ülkelerin temsilcilerinin yanı sıra Kanada ve İngiltere başbakanları katıldı. Türkiye’yi ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil etti.

Rusya’nın 22 Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasından sonra, 6 Ekim 2022’de Çekya’nın başkenti Prag’ta 47 ülkenin katılımıyla kurulan AST, asıl olarak AB ülkeleri ile AB üyesi olmayan NATO üyeleri İngiltere, Norveç ve Türkiye’nin yanı sıra Ön Asya ülkelerini bir araya getirme özelliği taşıyor. Ukrayna, Moldova, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan da topluluğun üyeleri. Bu yılki toplantıya Kanada da Başbakan Mark Carney ile katıldı. AST, ülke bileşimine bakıldığında ABD ve Rusya gibi önemli emperyalist güçlerin içinde yer almadığı ayrı bir uluslararası ilişkiler platformu olma özelliği taşıyor. Trump’ın başında olduğu ABD ile sıcak ilişkiler içerisinde olmayan, ancak Batı ittifakı içinde yer alan ülkelerin Erivan’da bir araya gelmesi dikkat çekici. Katılımcılar arasında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de yer alıyordu.

“Geleceği inşa etmek: Avrupa’da birlik ve istikrar” sloganıyla düzenlenen bu yılki Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısı İran’ karşı başlatılan savaşın yol açtığı sorunların gölgesinde; ABD Başkanı Donald Trump’ın AB ülkelerine gümrük vergisini yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkaracağını ve Almanya’dan 5 bin askeri çekeceğini açıkladığı dönemde yapıldı. Hal böyle olunca AST toplantısı bir yanıyla ABD ve Başkan Trump’a mesajların verildiği bir platforma dönüştü.

‘Avrupa silahlanmalı’ mesajları

AB Dışilişkiler Yüksek Komiseri Kaja Kallas, yaptığı konuşmada, “NATO’nun Avrupa kanadının gerçekten güçlendirilmesi” çağrısında bulunurken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “Avrupa’nın silah üretimini hızlandırmak için daha fazla para ayırmalı ve yatırım yapmalıyız” mesajı verdi. Almanya Başbakanı Merz’i de zirvede temsil eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise “Avrupa, savunma ve güvenlik konularında daha fazla bağımsız hale gelmeli” dedi.

AB’nin merkezinde olduğu AST’de verilen mesajların bir diğer adresi elbette Rusya oldu. ABD’nin ‘Rusya tehdidi’ni kullanarak Avrupa’yı kendi planlarına dahil etme politikasına rağmen mesajların, Rusya ile halen denge siyaseti sürdüren Ermenistan’da verilmesi ayrıca önem taşıyor. Bu mesaj da Avrupa’nın, Rusya’ya karşı kendisini ‘ABD olmadan’ korumasının koşullarının yaratılmasından başka bir şey değildi.

Bu arada NATO’nun diğer önemli ülkeleri Türkiye, Kanada, İngiltere ve Norveç’in de AST toplantısında bulunmasına da, Alman basınında özel olarak dikkat çekildi. Bu durum, NATO içerisinde Avrupa kanadının güçlendiği, ABD’nin zayıfladığı şeklinde yansıtıldı. Ancak, bunun ne kadar gerçekçi olduğu zaman içinde görülebilecek. Bugünden görünen ise, NATO içinde pek çok ülkenin her koşul altında lider ABD’nin politikalarına yedeklenmek istemediği. Erivan’daki tablo, gelecekte ABD’yi daha fazla yalnızlaşabileceğini gösteriyor.

AB-Ermenistan yakınlaşması ne anlama geliyor?

Erivan’daki ikinci önemli toplantı ise ilk kez düzenlenen AB-Ermenistan Zirvesi oldu. Başbakan Nikol Paşinyan’ın rotayı Batı’ya çevirmesini fırsat bilen AB, Transkafkasya’daki jeopolitik konumu önemli olan Ermenistan ile de ilişkileri geliştirmeyi hedefliyor. Bir yönü Rusya’nın bölge üzerindeki etkisini kırmaya yönelik bu hamlenin diğer önemli hedefi de Asya’ya ulaşan ticaret yolları üzerinde söz sahibi olmak. Ermenistan, 2009 yılından beri AB’nin “Doğu Ortaklığı”nın bir parçası olsa da 2013’te Rusya’nın baskısı sonucu AB Ortaklık Anlaşması’nı son anda imzalamaktan vazgeçti. Bunun yerine Avrasya Ekonomik Birliği’ne katıldı.

Geçtiğimiz yıl ABD’nin öncülüğünde Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının imzalanmasına, önemli bir ticaret koridoru olan Zengezur’un “Trump Koridoru” şeklinde anılmasına karşılık AB’nin attığı bu yakınlaşma hamlesi, bölge üzerindeki paylaşım mücadelesi açısından önemli. Rusya’nın etkisinin halen hissedildiği Transkafkasya’da ABD ve AB’nin de güç olması yeni çelişki ve çatışmalara kapı aralıyor. Bu açıdan Ermenistan’da önümüzdeki haziran ayında yapılacak parlamento seçimlerine büyük önem atfediliyor.

Seçimlerde yatırım Peşinyan’a yapıldı

7 Haziran’da yapılacak seçimler öncesinde AB-Ermenistan ilişkileri, tarihinin ‘en yakın’ döneminden geçiyor. Ermenistan, üye olmadığı halde AB’den en fazla maddi yardım alan ülke konumunda. Moskova ile arasında mesafe koyarak yönünü Batı’ya çeviren Ermenistan’ın siyasi ve ekonomik olarak Avrupa’ya yakınlaşması, böylece Transkafkasya’ya açılan bir kapı olması hedefleniyor. Seçimlere tam bir ay kala gerçekleştirilen AB-Ermenistan Zirvesi, bu nedenle açıkça Paşinyan’a verilen bir siyasi destek anlamına geliyor. Karabağ savaşını kaybetmesine rağmen Paşinyan, ABD ve AB’den aldığı tam destekle yeniden seçimleri kazanmayı hedefliyor. 17 parti ve iki seçim bloğu seçimlere katılıyor. Anketler iktidar partisi Sivil Anlaşma’nın (ZV) kazanacağına ve Paşinyan’ın üçüncü dönem görevde kalacağına işaret ediyor.

ABD ve AB’nin asıl hedefi ise Ermenistan’ı Rusya’nın etkisinden uzaklaştırarak, Orta Asya’ya uzanan ticaret yollarına sahip olma. Benzer bir durumda olan Gürcistan’da son seçimlerde Rusya yanlıları kazanmış, AB ve ABD yanlıları kaybetmişti. Bu nedenle Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerinin normalleştirilmesinde büyük önem veriliyor. Her iki ülke de ABD ve AB’nin belirlediği rota ekseninde Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme mesajları veriyor. AST toplantısında Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın temsil etmesi de bu yönde verilen bir mesaj olarak okunabilir. Normal koşullarda AST’ye ‘yardımcılar’ katılamıyor. Ancak, Alman birinci televizyon kanalında yer alan haberde, Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki özel durumdan ötürü Yılmaz’ın katılmasına onay verildiğine dikkat çekildi.

Close