Written by 17:00 POLITIKA

Benzin cep yakıyor, enerji tekelleri kazanıyor, halk yoksullaşıyor

YÜCEL ÖZDEMİR

İran savaşının başladığı 28 Şubat’tan bu yana dünya genelinde akaryakıt fiyatları almış başını gidiyor. 8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık ateşkes de akaryakıt fiyatlarında ciddi bir düşüşe yol açmadı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın açılıp açılmayacağı konusunda yaşanan belirsizlik, genel olarak brent petrolün fiyatını etkilemeye devam edecek. Savaş başladığı gün yaklaşık 70 dolar olan bir varil (159 litre) brent petrolün fiyatı 100 dolar civarında seyretmeye devam ediyor. İki ay içinde gerçekleşen ortalama yüzde 30’luk artış en çok da günlük yaşamında sürekli dizel ya da benzinli araç kullananları etkiledi. Özellikle daha ucuz olan dizelin fiyatı benzini de geçti.
Bu tablodan dünya çapında en fazla etkilenen işçi ve emekçiler olurken, en fazla kazananlar ise enerji tekelleri ve akaryakıt vergisi alan devletler oldu, olmaya da devam ediyor. Bu tablonun değiştirilmesi için Almanya’da hükümet adeta 1 Nisan şakası gibi, 1 Nisan’dan itibaren benzin fiyatlarının günde sadece bir kez yükseltilebileceği şeklinde bir düzenleme yaptı. Ancak bu hiçbir şekilde akaryakıt fiyatlarının düşmesinde yol açmadı. “Avusturya modeli” olarak sunulan günde bir kez fiyatların değiştirilmesi Avusturya’da işe yaramadığı için şimdi sadece haftanın bazı günlerinde fiyat değiştirme gündemde.

FATURA HALKA KESİLİYOR
Akaryakıttan alınan vergileri düşürmeye, enerji tekellerinden daha fazla vergi almaya yanaşmayan CDU/CSU-SPD koalisyon hükümeti savaşın başlaması, fiyatların üçte bir artmasından sonra bazı planlar üzerinde çalıştığını basına sızdırdı. Bunların başında gelen ise Pendlerpauschale olarak bilinen işyeri ile ev arasındaki mesafede kilometre başına getirilen vergi muafiyetinin artırılması geliyor. Basında yer alan bilgilere göre halen 38 sent olan kilometre başı vergiden muaf miktar, 45 sente çıkarılacak. Bu, ancak ev ile işyeri arasındaki mesafesi fazla olanların yıl sonunda vergi bildirimi sırasında alabilecekleri bir indirim. Bunun dışında yapılması planlanan yeni bir düzenleme bulunmuyor. Dolayısıyla akaryakıt fiyatlarının faturası emekçilere kesilmeye devam edilecek. Akaryakıt fiyatlarındaki artış başta temel gıda olmak üzere bir çok alanda temel tüketim mallarına yansıması ise kaçınılmaz görünüyor. Bu nedenle İran savaşı Almanya’da yaşayan emekçileri de yoksullaştırmaya devam edecek.
Buna rağmen Başbakan Friedrich Merz, kısa sürede akaryakıt fiyatlarında bir düşüşün olmayacağını açıkladı. Sendikalar ve işverenlerin davet edildiği Başbakanlık’taki “Akaryakıt Zirvesi’nde bu nedenle somut bir karar çıkmadı. Maliye Bakanı Lars Klingbeil’in zirve öncesinde yaptığı “İşletmelerin ve birçok vatandaşın şu anda karşı karşıya olduğu zorlukların farkındayız ve bu yükü mümkün olduğunca hedef odaklı bir şekilde hafifletmek için alınabilecek önlemleri değerlendiriyoruz” açıklaması da bir sonuç getirmedi. Klingbeil’in petrol tekellerinden daha fazla vergi alınması planı da karşılık bulmadı.

AKARYAKITIN VERGİSİ DEVLETİN KASASINA AKIYOR
Halbuki, bir çok ülkenin yaptığı gibi Almanya da başta akaryakıttan aldığı vergiyi düşürme ve petrol tekellerinin aşırı karını sınırlama, bu şirketlerden daha fazla vergi alma yoluyla fiyatları düşürebilir. Almanya’da yaklaşık olarak akaryakıt fiyatlarının yarısı devlete vergi olarak gidiyor. Enerji Vergisi kapsamında sabit tutar olarak benzinin litresinin 65,4 senti, dizelin 47 senti devletin kasasına gidiyor. Bunun yanı sıra CO₂ Vergisi kapsamında benzinin litresinden 18,6 sent, dizelin litresinden 20,5 vergi alınıyor. Tüm bu vergiler ve ham petrol fiyatı eklendikten sonra oluşan toplam tutar üzerinden yüzde 19 oranında KDV uygulanıyor. Yani verginin de vergisi ödenmiş oluyor. Bunlara ek olarak bir de Petrol Stoklama Birliği payı (Litre başına yaklaşık 0,27 – 0,30 Cent) vatandaştan alınıyor.
Vergiler alt alta toplandığında ödenen vergiler piyasa satılan akaryakıtın litresinin yarısından fazlasına denk geliyor. Bu da devletin aldığı vergileri düşürmesi durumunda fahiş fiyatların azalabileceği anlamına geliyor. Buna bir de şirketlere üst satış fiyat sınırlaması getirildiği takdirde fiyatların bugünkünün çok altında kalacağı görülüyor.
Alınan vergilerden ötürü Avrupa’da akaryakıt fiyatlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında Almanya yer alıyor. SWR Data Lab tarafından yapılan analize göre, Avrupa genelinde benzin ve dizel fiyatlarında Almanya en pahalı üçüncü ülke konumunda. Sadece Hollanda ve Danimarka’da yakıt fiyatları daha yüksek. Buna karşılık Çekya ve Polonya gibi komşu ülkelerde yakıt fiyatları daha ucuz.


KAZANAN ENERJİ TEKELLERİ

Bu süreçte halk yoksullaşırken petrol tekelleri ise daha önce çok ucuza aldıkları petrolü fahiş fiyata satarak rekor düzeyde karlar elde ettiler. Greenpeace’in yaptırdığı hesaplamaya göre, İran savaşının başlamasından bu yana geçen ilk üç hafta içinde, AB’deki petrol şirketlerin ek kârları günde 81 milyon euroya ulaştı. Almanya’daki sürücüler, 24 milyon euroya yakın bir miktarla, diğer tüm AB ülkelerinden daha fazla ödeme yapıyor. Petrol şirketleri sadece mart ayında 2,5 milyar euro ek kâr elde etti.
Greenpeace, daha önce de savaşın ilk iki haftasına dayalı olarak Almanya’da elde edilen ek kârları hesaplatmıştı. Sonuç, 21 milyon euro ile biraz daha düşüktü, ancak boyutları göz önüne alındığında yine çok yüksekti. Şirketlerin günlük ek kârlarıyla, federal hükümet her gün 840 haneye kurulum dahil bir ısı pompası, 35.000 haneye bir balkon enerji santrali veya 27.700 kişiye ücretsiz bir yıllık toplu taşıma bileti hediye edebilirdi.

SHELL’İN REKOR KÂR BEKLENTİSİ
Bu arada İngiliz enerji devi Shell, İran’daki savaşın etkisiyle yükselen petrol fiyatları sayesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde kârında belirgin bir artış beklediğini duyurdu. Şirket tarafından yapılan açıklamada, özellikle dünya genelindeki akaryakıt istasyon ağını kapsayan pazarlama biriminde, Ocak-Mart dönemine ait düzeltilmiş kârın geçen yılın aynı dönemine oranla “önemli ölçüde yüksek” gerçekleşeceği belirtildi. Shell, kesinleşmiş çeyrek verilerini 8 Mayıs’ta açıklayacak.
Shell, petrol fiyatlarının düştüğü 2025 yılında bile yıllık net kârını yüzde 11 artırarak 17 milyar 838 milyon dolara çıkarmıştı.

Close