Written by 18:32 POLITIKA

Budapeşte’de Alman antifaşist Maja T.’ye 8 yıl hapis cezası

Alman antifaşist Maja T. çarşamba günü Budapeşte Bölge Mahkemesi tarafından sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. 25 yaşındaki Maja T., iki yıl önce Macaristan’ın başkentinde diğer antifasistlerle birlikte, neofaşistlerin düzenlediği “Onur Günü” yürüyüşüne katılanları yaralamakla suçlanıyordu. Savcılık, “caydırıcılık” amacıyla 24 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Macaristan’ın sağcı Başbakanı Viktor Orbán sert bir ceza verilmesini talep etmişti. Çünkü onun için yabancı, antifasist ve LGBT bir birey olan Maja T., iç politikadaki kültürel çatışmalarda ve seçim kampanyalarında elverişli bir “düşman imajını” temsil ediyordu.

T., tutukluluk sürecinde kötü muamele ve aşağılamalara maruz kalmış, buna karşı açlık greviyle direnmişti. Bu durumdan Alman makamlarının da sorumluluğu bulunuyor. Haziran 2024’te T., Federal Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru kesinleşmeden, Berlin polisi tarafından bir “gece yarısı operasyonuyla” helikopterle Macaristan’a götürülmüştü. Mahkeme iadeyi durdurma kararı verdiğinde, T. Macar yargısına teslim edilmişti. Anayasa Mahkemesi daha sonra, Macaristan’daki tutukluluk koşullarının LGBT bireyler için yeterince incelenmemiş olması nedeniyle iadenin genel olarak hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Yargılamanın farklı şekilde de sonuçlanabileceğini, yine SS anma yürüyüşüne yönelik protestolarla bağlantılı olarak tutuklanan İtalyan Ilaria Salis vakası gösteriyor. Salis, Budapeşte’deki bir duruşmaya zincire vurulmuş halde getirildiğinde, ülkesindeki tepki o kadar büyük oldu ki, post-faşist Başbakan Giorgia Meloni bile Orbán nezdinde bu antifasist kadın için girişimde bulunmak zorunda kaldı. Salis ev hapsine nakledildi ve oradayken sol bir partiden Avrupa Parlamentosu’na seçilerek dokunulmazlık kazandı.

Buna karşılık Alman hükümeti, hukuka aykırı iadenin ardından Maja T.’yi Orbán yargısının elinden kurtarmak için hiçbir zaman ciddi bir çaba sarf etmedi.

Olayın hukuksal boyutu ve Almanya’nın sorumluluğu

Maja T.’nin Macaristan’a iadesi, Alman hukuk tarihinde nadir görülen bir durum. Normal şartlarda, bir kişi hakkında iade kararı verildiğinde, avukatların Federal Anayasa Mahkemesi’ne (Karlsruhe) acil durdurma başvurusu (Eilantrag) yapma hakkı var.

  • Maja T. olayında, Berlin Başsavcılığı mahkemenin kararını beklemeden iadeyi sabahın erken saatlerinde gerçekleştirdi.
  • Anayasa Mahkemesi durdurma kararı verdiğinde, Maja T. çoktan sınırı geçmişti. Bu durum, “etkin hukuki koruma hakkının” (Alman Anayasası Madde 19/4) ihlali olarak kabul edildi.

İnsan Hakları ve Cezaevi Koşulları

Almanya, bir kişiyi ancak iade edildiği ülkede insan onuruna uygun muamele göreceğinden eminse iade edebilir. Federal Anayasa Mahkemesi’nin sonradan verdiği kararda şu iki nokta öne çıktı:

  • Non-binary Statüsü: Mahkeme, Macaristan’daki cezaevi sisteminin non-binary bireylerin özel ihtiyaçlarını ve güvenliğini koruyup koruyamadığının yeterince araştırılmadığını belirtti.
  • Yargı Bağımsızlığı: Macaristan yargısının siyasi etkisi altında olup olmadığına dair şüpheler, iadenin anayasaya uygunluğunu tartışmalı hale getirdi.

Alman Devletinin “İbretlik Ceza” Tutumu

Almanya’nın Maja T.’yi geri almak için İtalya kadar sert bir diplomatik baskı kurmaması dikkat çekici. Hukukçular ve aktivistler bunu iki nedene bağlıyor:

  • Lina E. Davası Etkisi: Almanya, son yıllarda kendi içindeki radikal sol gruplara (Antifa) karşı daha sert bir tutum sergiliyor. Maja T. davası, bu geniş kapsamlı “sol radikalizmle mücadele” politikasının bir parçası olarak görülüyor.
  • Caydırıcılık: Devletin, yurt dışındaki eylemlere katılan vatandaşlarına “sizi korumayacağız” mesajı vererek benzer eylemleri caydırmayı hedeflediği düşünülüyor.

Ne Olabilir?

Maja T. 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Alman makamlarının önündeki tek yasal yol, cezanın geri kalanının Almanya’da çekilmesi için bir nakil başvurusu yapmak. Ancak bu, Macaristan ile ikili anlaşmalara ve siyasi iradeye bağlıdır.

Close