Written by 09:58 POLITIKA

Erdoğan’ın gurbetçilere çağrısı: ‘Büyüme’ değil kara para aklama ‘hikayesi’

Erdoğan hükümeti 4 Haziran’da çıkardığı yeni yasa ile yabancı sermayenin talanı için ülkenin kapılarını sonuna kadar açan bir adım daha attı. Bunu ‘büyüme hikayesi’ olarak gösteren Erdoğan yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına da bir çağrı yaparak bu hikâyeye ortak olmalarını istedi. Ancak bu hikâye bir büyüme hikayesi olmadığı gibi, on yıllardır yaşanan örneklerle görüldüğü üzere gurbetçiye yeni bir tuzak hikâyesidir.

Türkiye’ye yabancı sermaye çekmek için her yolu deneyen Erdoğan hükümeti, döviz bulmak için gözünü karartarak “varlık barışı” adı altında yeni düzenleme ile yabancı sermaye yağması için tüm sınırlar kaldırılmış oldu.

Yeni düzenlemenin asıl hedefi:1. uluslararası büyük sermaye ve finans çevrelerine hiç bir ülkede elde edemeyecekleri muazzam kar fırsatları sunmak; 2. Yurt dışındaki kara paranın Türkiye’ye getirilerek burada aklanmasına imkan tanımak.

Yeni düzenlemenin getireceği ve götüreceği alenen ortada olsa da, Erdoğan hükümeti, çıkarılan yasayı “Türkiyenin kalkınma hamlesi”, “büyüme hikayesi”, “İstanbul’u dünyanın en büyük finans merkezi yapma” gibi propaganda eşliğinde allayıp pullamaya çalışıyor.

ERDOĞAN’DAN ‘GURBETÇİLERE’ ÇAĞRI

Yabancı sermaye yağmasını ‘kalkınma hamlesi’ gibi gösterme çabası olarak meşrulaştırma gayretinin bir ayağını da yurt dışında yaşayan Türkiye vatandaşlarına yapılan çağrı oluşturdu. Erdoğan, Türkiye’ye yerleşen ve belirli şartları sağlayan gurbetçilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceğini hatırlatarak, “Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, büyüme hikâyemizin bir parçası olun” dedi. Erdoğan, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan gurbetçilerin Türkiye’ye dönerek yatırım yapmalarını ve ekonomik faaliyetlerini Türkiye üzerinden yürütmelerini istedi.

ERDOĞAN HANGİ GURBETÇİLERE SESLENİYOR?

Peki Erdoğan’ın seslendiği ‘gurbetçiler’ kimler? Alınterini satarak geçinmeye çalışan, Türkiye’de geçireceği izin parasını dahi denkleştirmede zorlanan işçi ve emekçiler olmadığı açık! Yurt dışında yaşayan Türkiye kökenlilerin önemli bölümü hala işçi ve emekçilerden oluşuyor. Ve onların “acaba birikimimi nereye yatırsam” diye değil, yaşadıkları ülkede ‘nasıl geçinirim’ diye bir dertleri var. Sınırlı bir kesimi oluşturan ve ticari veya sanayi sermaye faaliyetiyle zenginleşen, birikim yapan ‘gurbetçiler’ de var elbette. Bir de yasa dışı yollardan kazanılmış veya transfer edilmiş birkimlere sahip çok daha istisna durumdaki ‘gurbetçi’ler.

‘Gurtbetçileri döviz kaynağı’ olarak görme anlayışı Türkiye’deki hükümetler için yeni değil. 25 yıllık Erdoğan döneminde de öncesinde göç tarihi kadar eski bir hikaye aslında. Kimi zaman dini inançları, kimi zaman milli duyguları istismar ederek kimi zamanda zor zahmet elde edilen birikimleri katlayarak zenginleşme vaatleriyle yüzbinlerce insanı mağdur eden bu aynı anlayış, şimdi “bizi kıskanan Avrupa’da yaşayan gurbetçileri, Türkiye’nin büyüme hikayesine ortak olmaya” çağırıyor.

VERGİSİZ KAZANÇ O KADAR KOLAY DEĞİL

Ama ne var ki ‘tatlı kazançlar elde etme’ hayaliyle bu çağrıya cevap verebilecekler sadece küçük bir azınlıktan ibaret. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı veya çifte vatandaşlarına ‘vergisiz yatırım’ vaadinin bir başka sorunlu yanı da, yasal yollardan elde edilmiş ve edinilecek bu birikim ve kazançların, Almanya-Hollanda-Fransa vd. ikamet ettikleri ülke tarafından da vergiye tabi olacağıdır. Avrupa’da yaşayan ama Türkiye’de bir şekliyle geliri olan vatandaşların bankalardaki mevduatlarının artık otomatik bildirim zorunluluğu olması söz konusudur. Bu nedenle vergisiz kazanç elde etmek için buradaki ikametin iptal edilip Türkiye’ye yerleşmeleri gerekecektir.


KARA PARA AKLAMA YASASI NELER İÇERİYOR?

Üzerinde kara bulutlar dolaşan ve döviz darboğazını aşamayan Türkiye ekonomisini ‘düzlüğe çıkarma’ adına ülkeyi yabancı sermayeye peşkeş çekme konusunda önemli bir adım daha atıldı. 4 Haziran 2026 tarihinde uygulamaya giren ve kamuoyunda adına ‘varlık barışı’ denilen yeni yasal düzenleme ile:

– Türkiye’ye yeni yerleşen ve son üç yıldır ülkede ikamet etmeyen kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazançlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak.

– En az üç ülkede aktif şirketlere hizmet veren ‘Nitelikli Hizmet Merkezleri’nin yurt dışı kazançlarına yüzde 95 (İstanbul Finans Merkezi’nde yüzde 100) kurumlar vergisi indirimi sağlanacak. Çalışanlarının da asgari ücretin üç veya beş katına kadar olan maaşları gelir vergisinden muaf tutulacak.

– Yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilmeden yine yurt dışında satılmasına aracılık eden kurumların kazançlarına yüzde 95 ila yüzde 100 indirim uygulanırken sanayi ve zirai üretim yapan kurumların vergi oranı yüzde 12,5 olacak.

– Yurt dışındaki veya Türkiye’de olup kayıtlarda yer almayan para, altın ve döviz gibi varlıklar 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bankalara bildirilerek yasallaştırılmasına imkan verilecek ve bu varlıklardan yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi alınacak.

Yani iktidarın ‘kayıt dışı varlıkları yasallaştırma’ olarak lanse ettiği bu düzenleme, Türkiye’yi yabancı sermaye için sömürü ve servet transferi cenneti haline getirecek kara parayı aklama yasasından başka bir anlama gelmiyor.

Close