Yetersiz barınma yeri ve yüksek kiralar kadınları istismarcı, şiddet içerikli ilişkilerde tutuyor.
Sadece Berlin’de yaklaşık 300 kadın sığınma yeri eksikliği var. Şiddete maruz kalan kadınlar için kurulan telefon hattındaki durumu anlatan yayında şiddete maruz kalan kadınların ilişkilerinden ayrılmalarını kolaylaştırmak ve sığınma yerleri üzerindeki baskıyı azaltmak için bir “sosyal konut politikası” çağrısında bulunuldu. Berlin’de kadınlar için sığınma yeri eksikliğinin sürekli tartışılan bir konu olduğunu belirten Berlin Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Girişim (BIG) sözcüsü, şimdiki durumun “çok daha karmaşık” olduğunu, çünkü şehrin “her düzeyde çok az şey yaptığını” kaydetti.
Ev içi şiddet mağdurları, konut piyasası nedeniyle başkentten taşınmakta önemli zorluklarla karşılaşıyor. Şiddet uygulayan kişiden ayrılmak istiyorlarsa, öncelikle yeni ve uygun fiyatlı bir konut bulma engeliyle karşılaşıyorlar. Sermaye piyasalarıyla yakından ilişkili bir araştırma enstitüsü olan Alman Ekonomi Enstitüsü’nün (IW) temmuz ayı sonunda yayınladığı bir rapora göre, Almanya’nın en büyük 40 şehrinde kiralar son on yılda ortalama yüzde 51 arttı. Raporda, Berlin’de ev sahiplerinin ortalama yüzde 26’lık bir artış talep ettiği belirtildi. Berlin’de kiralar sadece on yılda ortalama yüzde 77 arttı.
ŞİDDETE TAHAMMÜL EDİLİYOR
Bu durum, kadın sığınma evlerinin sunduğu hizmetleri kaçınılmaz olarak etkiliyor. Berlin’deki bağımsız kadın sığınma evi Cocon ortak basın açıklamasında, aile içi şiddetten etkilenen bir kişinin ayrılmak istemesi durumunda ya müsait konut bulunmaması ya da istenen kiraların çok yüksek olması nedeniyle bunu yapma şansının olmadığını açıkladı: “O zaman sığınma evi, güvenliğe kavuşmanın tek yolu oluyor.” Ancak kadın sığınma evleri, sakinlerin kendi dairelerini bulamadıkları için taşınamamaları nedeniyle aşırı kalabalık kalıyor.
Etkilenen kadınlar şiddet veya evsizlik döngüsüyle karşı karşıya kalıyorlar: Evsizliğin en sık nedeni olan kira borçlarının yanı sıra, kadınlar sıklıkla ev içi şiddeti neden olarak gösteriyorlar. En büyük sorunlardan biri de beraber yaşanan kişi ile ortak kira sözleşmesi. Eğer şiddet uygulayan taraf sözleşmeyi feshetmeyi kabul etmezse, etkilenen kadınlar genellikle sözleşmeden çıkamıyorlar ve sıklıkla kendi konaklama yerlerinden mahrum kalıyorlar. Şiddet ve saldırı korkusuyla, karma cinsiyetli hizmetlerden kaçınıyorlar ve bunun yerine genellikle çıkar ilişkilerine girerler ki bu da cinsel ya da ekonomik sömürüyle bağlantılı oluyor. Kadın örgütleri kadınlara özel koruma hizmetlerinin, öncelikle yardım kabul etmelerini ve genellikle gizli olan kadın evsizliğini görünür hale getirmelerini sağladığını vurguluyor. Uygun fiyatlı konut eksikliğinin yanı sıra kadın sığınma evleri ve kadınlara özel hizmetler için yeterli kaynak da bulunmamakta. Bu nedenle kadınlar için ayrı ve güvenli konaklama yerleri, kadınlara özel hizmetler için yeterli personel, mali ve mekânsal kaynaklar ve her şeyden önemlisi, evsiz kadınlar ve çocuklu kadınlar için konut kotaları talep ediliyor. (YH)

