Görev süresi önümüzdeki yıl dolacak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Münih’te yapılacak Güvenlik Zirvesi öncesinde dört Avrupa gazetesine ortak röportaj verdi. Macron, önlem alınmazsa “Avrupa’nın beş yıl içinde yok olacağını” savundu.
Yücel Özdemir
Emperyalist devletler arasındaki rekabet ve uluslararası ilişkiler açısından bütün dikkatler önümüzdeki hafta sonunda Almanya’nın Münih kentinde olacak. 62. Münih Güvenlik Konferansında 60 devlet ve hükümet başkanının katılması bekleniyor.
Bunlar arasında yer alan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, konferans öncesinde Avrupa’da yayınlanan dört gazeteye verdiği ortak söyleşide, ABD ve Çin’den gelen baskılara karşı bir şeyler yapmaması durumunda beş yıl içinde Avrupa’nın yok olacağını iddia etti. Süddeutsche Zeitung (Almanya), Le Monde (Fransa), Financial Times (İngiltere) ve El País (İspanya) gazetelerinin muhabirleri tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan Macron, söyleşinin ilk üç sorusunda verdiği yanıtlarda Avrupa’nın birlikte olması durumunda bazı sorunları kolaylıkla aşabileceğini söyledi. Buna kovid-19 pandemisi ve Ukrayna savaşı konusunda birlikte hareket edilmesini örnek gösterdi. Mali krizde ise Avrupa’nın birlikte hareket edemediğini, kuzey ve güney olarak bölündüğünü, bu nedenle etkisinin uzun sürdüğünü dile getirdi.
Çin ve ABD baskısı AB’yi bitirecek
Avrupa’nın içinde bulunduğu durumu “çifte kriz” olarak nitelendiren Macron bunu şu şekilde gerekçelendirdi: “Ekonomik açıdan Çin’in tsunami etkisi, Amerikan tarafında ise mikro saniyelik istikrarsızlık var. Bu durumda kendimize şunu sormalıyız: Seyirci mi, yoksa aktör mü olmak istiyoruz? Seyirci olmak istiyorsak, bu mutlu bir boyun eğmeye yol açar. Kimseyi rahatsız etmiyoruz. Amerikalılara karşı nazik olmaya çalışıyoruz. Çinlilerle de bugüne kadar olanın devam etmesini istiyoruz. Size şunu söyleyeyim: Eğer hiçbir şey yapmazsak, beş yıl içinde Avrupa yok olacak. Kimya sektörünün ne kadar hızlı altüst olduğunu bir bakın. Bazı sektörlerde her şeyi kaybettik. Otomobil ve makine endüstrisinin 18 ayda ne kadar altüst olduğuna da bir bakın. Tüm bunlar gelişmelerin hızlandığını gösteriyor.”
Avrupa’nın güç olmayı İkinci Dünya Savaşından sonra bir tarafa bıraktığını söyleyen Macron, dokuz yıldır bağımsız bir Avrupa için çalıştığını, bu konuda bazı ilerlemelerin sağlandığını, ideolojik mücadeleyi kazandıklarını, bazı araçlar yarattıklarını belirtirken, dünyanın içinde bulunduğu durumu ise “düzensiz” olarak nitelendirdi.
Macron’un Avrupa’nın yaşadığı sorunları aşma konusundaki yanıtı “stratejik hareket kabiliyetine sahip bir itici güç” oldu. Macron söyleşide bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Daha az kural ve daha derin bir iç pazara ihtiyacımız var. Avrupa ayrıca endüstrisini daha aktif bir şekilde korumalı. Bu, korumacılık olarak değil, diğer güçler pazarlarını kapatırsa veya kuralları ihlal ederse, Avrupa ürünlerine açık bir öncelik vererek yapılmalıdır. Ancak her şeyden önce savunma, kilit teknolojiler ve yeşil dönüşüm alanlarında yatırım yapılması gerekiyor.” Macron bunun için ortak Avrupa finansmanı, hatta “Eurobond”lar yoluyla finansmanı savunuyor.
FCAS savaş uçağında ısrar
Macron, son günlerde Almanya ile Fransa arasında tartışma konusu olan ortak savaş uçağı üretme projesi olan FCAS konusundaki soruyu da yanıtladı. Fransa’nın projeye bağlı olduğunu ifade eden Macron, “FCAS geleceğin savaş uçağıdır. Böyle bir uçağa ihtiyacımız var. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile projenin sona erdirilmesi hakkında konuşmadım” dedi.
Önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde bir daha aday olmayacak Macron’un, Avrupa’nın, kendi başına bir emperyalist merkez olma çağrı ve mesajları elbette yeni değil. Göreve ilk geldiğinde sıkça NATO’dan bağımsız bir Avrupa ordusunun kurulmasını istemiş ve “NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini” söyleyerek ABD’ye rest çekmişti. Ancak aradan geçen süre içinde ABD, Ukrayna savaşıyla NATO’yu yeniden diriltmekle kalmadı, aynı zamanda İsveç ve Finlandiya’yı alarak büyüttü. Avrupa’nın her alanda bir olamayacağı ise, ülkelerin sermaye grupları arasındaki çelişki ve çatışmaların izin vermediği gerçeği somut olarak FCAS savaş uçağı konusunda görüldü. Bu nedenle Macron’un ABD ve Çin’e meydan okuyarak yaptığı çağrıların karşılık bulması ancak Avrupa ülkelerinin sermaye gruplarının kendi çıkarlarından feragat etmesiyle mümkün. Ki o da zor. Macron’un yaptığı çıkışların özünün Fransa’nın Avrupa’nın liderliğine oynadığı ya da oynamak istediği olarak değerlendirilebilir.
Gözler Münih Güvenlik Konferansı’nda
Macron, hafta sonunda Almanya’nın Münih kentinde yapılacak Güvenlik Konferansına da katılacak ve bir konuşma yapacak. Dört gazeteye verdiği söyleşide söylediklerinin bir kısmını konferansta dile getirmesi bekleniyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in konuşmasıyla cuma günü başlayacak ve pazar günü sona erecek konferansa ABD’den katılan en üst düzey isim Dışişleri Bakanı Marco Rubio olacak. 2028’de ABD başkan adayı olacağı şimdiden ifade edilen Kaliforniya Valisi Gavin Newsom de konferansa davet edilenler arasında yer alıyor.
Münih Güvenlik Konferansına bu yıl 60’tan fazla devlet ve hükümet başkanı ile yaklaşık 100 dışişleri ve savunma bakanı katılacak. Yaklaşık 120 ülke Münih’te temsil edilecek ve bu da Birleşmiş Milletler üye devletlerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor.
Aynı günlerde Münih’te savaş ve silahlanma karşıtları büyük eylemler düzenleyecek. 14 Şubat cumartesi günü yapılacak miting ve gösteriye binlerce savaş karşıtının katılması bekleniyor.

