Written by 13:00 POLITIKA

Milletvekillerine emeklilik kıyağı eleştiriliyor

Bundestag’da milletvekillerine dört yıl için yapılan ödemeler, 28 yıllık emeklilik primine eşdeğer. Bu ayrıcalıklı yaklaşım eleştiriliyor.

Milletvekilleri, Bundestag’da sadece dört yıl görev yaptıktan sonra, ortalama gelirli bir çalışanın yaklaşık 28 yıllık yasal emeklilik sigorta primine ödediği katkı payına eşdeğer emeklilik maaşı alıyorlar. Bundestag Araştırma Servisi’nin Sol Parti parlamento grubunun sorusuna yanıt olarak yaptığı hesaplama bu skandal sonucu gözler önüne serdi. Sol Parti emeklilik politikası sözcüsü Sarah Vollath, yaptığı açıklamada, “Milletvekillerinin maaşları ve emeklilik maaşları, bu ülkedeki çoğu insanın yaşam gerçekliğiyle kesinlikle hiçbir ilgisi olmayan bir seviyede. 28 yıllık yoğun çalışmanın, sadece dört yıllık Bundestag üyeliğiyle aynı yasal emeklilik maaşını getirmesi tamamen saçma” dedi.

AYRICALIĞA SON VERİLSİN

Sol Parti bu “ayrıcalığın” kaldırılmasını talep ediyor. Partiye göre bir dönem milletvekilliğinden sonra aynı haklara sahip olmak için, bir çalışanın tam zamanlı çalışması ve emeklilik sistemine onlarca yıl boyunca katkıda bulunması gerekiyor. Milletvekilleri de yasal emeklilik sigorta sistemine dahil edilirse nispeten adillik sağlanabilir.

Milletvekilleri nispeten yüksek aylık maaşlar ve emeklilik ödeneği alıyorlar. Bundestag üyeliğinin sadece bir yılından sonra, milletvekilleri aylık milletvekili maaşlarına dayalı bir emeklilik maaşı almaya hak kazanıyorlar. Bu, milletvekili maaşlarındaki her artışın daha yüksek emeklilik haklarına da yol açtığı anlamına geliyor. Parlamentoda geçirilen her yıl ile emeklilik ödeneği hakkı, belirli bir azami miktara kadar artıyor.

MİLLETVEKİLİ MAAŞ KARARI BUNU GEREKTİRİYOR

Bu düzenlemenin, milletvekillerinin bağımsızlığını korumayı amaçladığı iddia ediliyor. Federal Anayasa Mahkemesi, 21 Ekim 1971 tarihli bir kararla bu düzenlemenin anayasaya uygunluğunu tespit ederek 5 Kasım 1975 tarihli “maaş kararı” olarak adlandırılan kararla bunu teyit etti. Parlamentodan yapılan açıklamaya göre, emeklilik ödeneği aynı zamanda milletvekillerinin parlamentoda görev yapmaları ve bu nedenle “tamamen veya kısmen emeklilik sağlayacak diğer işlerden vazgeçmek zorunda kalmaları” nedeniyle ortaya çıkan emeklilik güvencesindeki açığı da kapatmakta.

Bu yıl, Bundestag’daki tüm parlamento grupları, milletvekili ödeneklerindeki artıştan vazgeçmeyi savunuyor. Örneğin, mayıs ortasında, CDU/CSU parlamento grubu, milletvekillerinin kendilerinin de fedakârlık yapmaya hazır olduklarını göstermek amacıyla, ödenekten vazgeçme kararını vatandaşlardan ve diğer gruplardan katkı gerektirecek bir reform yasasıyla ilişkilendirmeyi düşündüklerini belirtti. 630 milletvekilinin aylık ödeneklerinin başlangıçta 1 Temmuz’da 497 euro artırılarak yaklaşık 12.330 euroya çıkarılması planlanmıştı. Milletvekilleri Yasası’nda yer alan ve ödeneklerin ayarlanmasının ortalama ücretlerin gelişimine bağlı olduğu otomatik bir mekanizma bunun yapılmasını gerektiriyor. (YH)


DGB: İŞYERİ EMEKLİLİĞİ YAYGINLAŞTIRILMALI

Emeklilik reformuyla ilgili açıklama yapan DGB Başkanı Yasmin Fahimi, işyeri emekliliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

DGB (Alman Sendikalar Birliği) verilerine göre, Almanya’da yaklaşık 20 milyon çalışan iş yeri emeklilik maaşı kapsamında yer almıyor. DGB Başkanı Yasmin Fahimi bu durumu değiştirmeyi ve bu süreçte işverenleri de sorumluluk almaya zorlamayı hedefliyor.

Planlanan emeklilik reformu kapsamında DGB, standart emeklilik haklarını tamamlayıcı nitelikte ve işveren katkısı da içeren zorunlu bir iş yeri emeklilik sistemi öneriyor. DGB Başkanı Yasmin Fahimi, yaptığı açıklamada, birliğin herkes için zorunlu iş yeri emeklilik kapsamını savunduğunu belirtti. Bu sistemin tamamlayıcı nitelikte olması ve en azından kısmen işverenler tarafından finanse edilmesi gerekiyor.

Fahimi’ye göre, Almanya’daki yaklaşık 20 milyon çalışanın iş yeri emeklilik güvencesinden yoksun olmasının temel nedeni, genellikle toplu iş sözleşmelerine tabi olmayan şirketlerde çalışmaları. Fahimi, sendikaların “tüm çalışanlar için bu düzenlemeyi toplu iş sözleşmeleri temelinde hayata geçirmeye hazır” olduklarını, bu tür sözleşmelere tabi olmayan şirketlerde “çalışanların belirli koşullar altında ve düşük giriş engelleriyle mevcut modellere dahil edilmesinin mümkün olabileceğini” söyledi.

Fahimi, teklifin temel ayrıntılarının ay sonunda açıklanacağını duyurdu. Emeklilik sisteminin maliyetini tam olarak kimin üstlenmesi gerektiği konusunu net bir şekilde belirtmese de, işverenlerin mutlaka sorumluluk alması gerektiğinin altını çizdi. İşyeri emeklilik sistemi, “yalnızca çalışanların sırtına yüklenmemeli diyen Fahimi, mevcut gergin mali ve ekonomik ortam göz önüne alındığında protestolar yaşanabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte DGB Başkanı çoğu Avrupa ülkesinde zorunlu emeklilik katkı payı oranının yüzde 20 veya üzerinde- yani Almanya’daki oranların oldukça üzerinde olduğuna dikkat çekti. (YH)

Close