18 Mayıs Pazartesi günü Berlin’de 12 yıl aradan sonra düzenlenen Almanya-Türkiye Stratejik Diyalog Mekanizması” toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin savunma ve güvenlik planlarına dahil edilmesinin Avrupa’nın elindeki en değerli imkanlardan biri olduğunu savundu. Teklife olumlu yaklaşan Almanya, bir taraftan AB üyeliği için yeşil ışık yakarken diğer taraftan haziran ayında 150 Alman askerle birlikte füze savunma sistemi Patriotlar göndermeye karar verdi. Bu açıklamalardan iki gün sonra “mutlak butlan” kararıyla CHP’ye çöküldü.
Yücel Özdemir
18 Mayıs Pazartesi günü Berlin’de 12 yıl aradan sonra yapılan “Türk-Alman Stratejik Diyalog Mekanizması” toplantısının gündemi bir hayli yoğundu. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve mevkidaşı Johann Wadephul ile yaptığı görüşmelerde, Türkiye’nin Almanya ve AB’den beklentilerini sıralarken, Alman tarafı asıl olarak Türkiye’ye Avrupa’nın güvenlik mimarisi kapsamında misyonlar biçildi. Fidan’ın açıklamaları ve mesajlarına bakılırsa, Türkiye de Avrupa’nın güvenlik mimari kapsamında görev üstlenerek, rolünü pekiştirmenin hesaplarını yapıyor.
2013’te Suriye savaşının hemen ardından bölgede yaşanan gelişmelere bağlı olarak Almanya’nın bölgesel çıkarlarına bağlı olarak Berlin’de kurulan “Stratejik Diyalog Mekanizması” ile birlikte Almanya Türkiye’ye Patriot füzeleri yerleştirmişti. İkincisi 19-20 Haziran 2014’te yapılan toplantılar sırasında Türkiye’nin Suriye sahasında Rusya ile yakın hareket etmesiyle son bulmuş, gönderilen Patriotlar da 2015’te geri Almanya’ya dönmüştü.
Almanya’nın Patriot göndermesi neyin mesajı?
Bölgesel çıkarlar denkleminde 12 yıl boyunca adeta buzdolabına kaldırılan “Stratejik Diyalog Mekanizması”, İran savaşı nedeniyle yeniden Patriotlar eşliğinde başlatıldı. Fidan’ın Berlin’e geldiği gün Alman basını Schleswig-Holstein eyaletinde bulunan Patriot sistemi, “NATO’nun güney kanadını güçlendirme” gerekçesiyle Türkiye’ye gönderileceğini yazdı. Federal Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 150 Alman askeri, Patriot savunma sistemiyle birlikte Haziran-Eylül ayları arasında Türkiye’de görev yapacak. Patriotların nereye konuşlandırılacağı konusunda bir bilgi yok.
Geçmişte Suriye’den olduğu gibi bugün de İran’dan Türkiye’ye yönelik doğrudan bir saldırı olmadığı halde Almanya’nın Patriotları göndermeye karar vermesi, Türkiye’nin güvenliğinden çok bölgesel güç dengeleriyle ilgili. Patriotlar bu güç dengesinde Almanya’nın da bölgede aktif bir rol almak istediğinin bir mesajı olarak okunabilir.
NATO, İran savaşı kapsamında Türkiye’deki hava savunmasını, aralarında ABD birliklerinin de bulunduğu güçlerle takviye etmişti. Savunma Bakanlığı’nın açıklamalara göre, gönderilecek Alman birliği ABD birliğinin yerini alacak.
AB üyeliğine yeşil ışık, CHP’ye mutlak butlan
Fidan Berlin ziyareti sırasında Başbakan Merz ile görüştükten sonra bir açıklama yapmazken, ayrıntılar asıl olarak Dışişleri Bakanı Wadephul ile düzenlenen ortak basın toplantısında ifade edildi.
İki bakan, Türkiye-Almanya, Avrupa Birliği-Türkiye, Avrupa’nın güvenliği, ABD-İran ateşkes görüşmeleri, İsrail’in Filistin topraklarında izlediği siyaset ve Ukrayna savaşı hakkında açıklamalarda bulundu.
Alman basınında ziyaretle ilgili haberlerde, Wadephul’un Türkiye’nin AB üyeliğine kapıyı kapatmamasına dair verdiği mesaj oldu. Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne daha da yakınlaşmasını desteklediğini ifade eden Wadephul, Türk hükümetinin tam üyelik hedefinden vazgeçmemesini memnuniyetle karşıladığını belirterek, “Türkiye AB’ye üye olmak istiyorsa, Almanya’da dostane ve güvenilir bir ortak bulacaktır” dedi. Ancak Türkiye’nin AB üyeliği için tüm kriterleri yerine getirmesi gerektiğini sözlerine eklemeyi de ihmal etmedi.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi üyesi olan Wadephul, daha önce partisinden olan diğer politikacılardan farklı olarak, Türkiye’ye AB üyeliği konusunda yeşil ışık yakması, hem de aşırı sağın güç kazandığı bir dönemde, önemli bir mesaj olabilir. Wadephul’un AB üyeliği için yeşil ışık yakmasından üç gün sonra, 21 Mayıs’ta CHP’ye mutlak butlan kararıyla, eski başkan Kılıçdaroğlu kayyum olarak atandı. Karara tepki gösteren Wadephul, İsveç’te katıldığı NATO Dışişleri Bakanları toplantısında “Türk hükümeti AB üyeliği hedefinden vazgeçmeyeceğini vurguluyor. Biz de bu konuda destek olmak istiyoruz, ancak son karar bu taahhütle çelişiyor” dedi.
Wadephul, aynı açıklamasında kararın arkasında hukuki değil siyasi nedenler olduğunu da belirtti. Siyasi nedenlerin arkasında “yeşil ışıl yaktığı” Erdoğan olduğu da açık. Bu durum, tepkinin sözde kalacağını gösteriyor. Dolayısıyla, muhalefete yapılan baskılar Almanya için ayrıntıdan ibaret.
Karşılıklı bağımlılık denkleminde Almanya ve Türkiye
Türk-Alman ilişkilerindeki yeni “bahar havası”nın temelinde elbette karşılıklı çıkar birliği ve bölgesel hesaplar bulunuyor. Fidan, ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin AB’nin savunma ve güvenlik planlarına dahil edilmesini isterken, Türkiye’nin bu alanlarda katettiği mesafenin AB’nin kendi stratejik duruşunu hayata geçirebilmesi bakımından Avrupa’nın elindeki en değerli imkanlardan biri olduğunu savundu.
Avrupa’nın bölgedeki askeri gücü olmaya davet içerikli bu mesaj, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri tarafından hemen geri çevrilebilecek bir teklif değil. Dahası, ABD-İsrail ittifakının İran ve bölgeye yönelik hamleleri gözetildiğinde, Avrupa’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin de Avrupa’ya olan ihtiyacının önümüzdeki dönemde daha da artması muhtemel görünüyor.
Tam da bu nedenle Wadephul, Fidan’ın yaptığı teklifi şu sözlerle kabul etti: “NATO’nun önemli bir üyesi ve AB’nin önemli bir ticaret ortağı olan Türkiye’nin, AB’nin savunma ve sanayi politikaları araçlarına katılımını destekliyoruz” dedi. Bunun karşılığı olarak da Tükiye’nin uzun süreden beri talep ettiği Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonunu için de yeşil ışık yaktı.
İlişkileri normalleştirme çabasının arka planında ise asıl olarak ekonomik çıkarlar bulunuyor. Bugün Almanya, Türkiye’nin en önemli ticaret ortakları arasında yer alırken, Türkiye de Almanya için Avrupa dışındaki kritik ekonomik köprülerden birini oluşturmaktadır. Bu ilişki; ihracat ve ithalat rakamlarının çok ötesinde, doğrudan yabancı yatırımları, ortak girişimleri, turizmi ve iki ülke arasındaki güçlü insani bağları kapsamakta.
İfade edilenlerin ne kadarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden bağımsız olarak, Türkiye sahip olduğu jeostratejik konumu kullanarak, AB ile ilişkilerini geliştirmeyi planlıyor. Birbirini kullanma üzerinden şekillenen stratejik mekanizmanın ömrü biraz da sarf edilen sözlerin sahada ne kadar karşılık bulacağıyla ilgili. Bölgedeki gelişmelerde tarafların istediklerini almaması durumunda, “Stratejik Diyalog Mekanizması”nda perde belki açıldığı gibi bir süre daha kapalı kalabilir.
Türk-Alman ticari ilişkileri
2023 yılı verilerine göre Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı yaklaşık 17-18 milyar euro olurken, Türkiye’nin Almanya’dan ithalatı ise yaklaşık 21-23 milyar euro oldu. Toplam 40 milyar euroyu aşan ticaret hacmiyle Almanya, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarları arasında sürekli olarak ilk sıralarda yer alırken, Türkiye Almanya’nın önemli ticaret ortakları listesinde AB üyesi olmayan ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor.
Ekonomik ilişkilerin Alman sermayesinin lehine olduğunu veriler açık olarak gösteriyor. Ayrıca Almanya, Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcı ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren 7.000’i aşkın Alman şirketi, iki ülke ekonomilerinin ne denli iç içe geçtiğini gözler önüne sermektedir. Bu şirketler arasında Volkswagen, Bosch, Henkel, Siemens ve BASF dikkat çekiyor. Öte yandan son yıllarda Türk şirketleri de Almanya’da yatırımlarını arttırıyor.
Ayrıca turizm de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin sıkça göz ardı edilen ama son derece kritik bir boyutudur. Almanya, Türkiye’ye gelen turistler arasında her yıl ilk sıralarda yer alıyor. Türkiye’nin döviz gelirleri açısından oldukça önemli bir kalem.
Ticaret trafiğinde neler var?
Almanya’nın Türkiye’ye ihraç ettiği ürünlerini başında Otomotiv ve araç parçaları, makine ve sanayi ekipmanı, kimyasallar ve ilaçlar, elektronik ve elektrikli ekipman ve tarım makineleri geliyor.
Türkiye’nin Almanya’ya ihraç ettiği ürünler ise şunlar: Otomotiv ve yan sanayi, araç parçaları, otobüs ve kamyon gövdeleri, tekstil ve hazır giyim, makine ve ekipman, tarım ve gıda ürünleri, kimyasal ürünler ve plastikler. (YH)

