Written by 21:37 POLITIKA

3 Ekim barış hareketine katkıda bulunacak mı?

Geleneksel olarak 3 Ekim’de yapılan barış gösterileri bu yıl da Berlin ve Stuttgart’ta gerçekleşecek. Son yıllarda on binlerce insan barış hareketinin çağrısına yanıt verdi. Ama barış hareketi içinde yer alan farklı örgüt ve çevreler ortak bir zeminde güçlü bir barış mücadelesi örgütleme konusunda sorun yaşıyorlar.

Thomas Eichler

“Bir Daha Asla Savaş, Silahlarınızı Bırakın” (NWK) girişimi, barış hareketi içindeki yıllarca süren sessizliğin ardından Kasım 2023’te ilk gösterisini düzenleyerek 20 bin kişiyi Berlin’e mobilize etmesi, barış yanlılarına moral ve umut vermişti.

BÖLÜNMEDEN YAKINLAŞMAYA

2023’te öne çıkan soru Ukrayna’daki savaşa ilişkin tutumdu. Barış hareketinde yer alan geleneksel örgütlerin çoğu, Ukrayna’ya silah teslimatı veya Rusya’nın savaştaki sorumluluğu konusunda ciddi görüş ayrılıkları içindeydi. Bu nedenle bir tıkanıklık yaşandı, ancak aynı zamanda Ukrayna’da barış talebi de büyük bir ihtiyaç haline geldi. Bu koşullar altında, NWK 2023 girişimi Berlin’de ülke çapında bir gösteri için başarılı bir şekilde seferber olmayı başardı.

2024 yılında, barış ihtiyacı daha da güçlendi ve halkın daha geniş bir kesiminde yankı buldu. ABD Başkanı Joe Biden ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un 3 Ekim 2024’ten sadece birkaç ay önce Almanya’ya orta menzilli füzeler yerleştirme kararı, 2024 gösterisine önemli bir ivme kazandırdı. 2023’te tereddüt eden birçok kişi, bir yıl sonra Berlin’deki gösteriye katılma çağrısında bulundu. Bu çağrılar IPPNW (sağlık çalışanları), IALANA (avukatlar), SPD içindeki Demokratik Sol Forum 21, Eppler Çevresi, Doğa Dostları, bölgelerdeki çok sayıda sendika, VVN-BDA başkanları ve bölge temsilcileri ve diğerlerinden geldi. Bazı noktalarda hâlâ anlaşmazlıklar olsa da ve barış hareketi içindeki birçok kişi, orta menzilli füzelerin konuşlandırılması, Filistinlilere karşı devam eden soykırım veya Ukrayna’daki bitmek bilmeyen savaş hakkındaki görüşlerini dile getirirken ülke çapında ortak örgütlenemese de, “Bir Daha Asla Savaş Olmasın, Silahlarınızı Bırakın” girişimine daha da yaklaştılar ve ülke çapında ortak eyleme hazır hale geldiler. Böylece, Berlin’de 40.000’den fazla insan bir yıldız yürüyüşü için toplandı.

Ertesi yıl, barış hareketinin içindeki herkes sadece eylem çağrısı yapmakla kalmayıp, 3 Ekim 2025 gösterisini birlikte organize etmek için de çabaladı. Berlin’de 20, Stuttgart’ta ise 15 bin kişi toplandı. Ancak organizasyonda yer alanların hiçbiri tatmin olmamıştı. Soykırım nasıl ele alınmalıydı? Ukrayna’ya silah teslimatları hakkında ne söylenmeliydi? Gösteri NATO ve Rusya’yı ne kadar eleştirmeliydi? Anlaşmazlıklar yeniden ortaya çıktı. Bu durum, birçok kişinin barış hareketine yarım yamalak bağlı kalmasına da yol açtı. Kağıt üzerinde, büyük dernekler ve çok sayıda örgüt dahil olmuştu. Ancak kitlelerle ve gençlerle bağlantı eksikliği vardı. Dahası, konu yeni ABD Başkanı Trump döneminde orta menzilli füzelerin konuşlandırılmasının ertelenmesiyle de geri planda kaldı. Ayrıca, Filistin’deki soykırıma karşı protestolar birkaç gün önce Berlin’de 100 binden fazla kişiyle zirveye ulaşmıştı. Odak noktası o kadar bulanıklaşmıştı ki, genel kamuoyu bile ilgisini kaybetmişti.

PARÇALANMA VE POLİTİK YANILGILAR

Bu yıl, barış hareketi çeşitli oluşumlar halinde yeniden yolunu bulmaya çalışıyor. Sendikalar, otomotiv sektöründeki kriz ve 21 ve 26 Eylül’de yapılacak sosyal yardım kesintilerini protesto eylemleriyle meşgul. IPPNW, DFG-VK, Barış Kooperatif Ağı, ATTAC, Doğa Dostları ve diğerleri, 2 Ekim’de Apsilon, K.I.Z., Disarstar gibi sanatçıların katılımıyla bir konser mitingi düzenliyor ve “Bir Daha Asla Savaş, Silahlarınızı Bırakın” girişimi, Güneybatı Koordinasyonu ve diğer yerel barış hareketi gruplarıyla birlikte 3 Ekim’de Berlin ve Stuttgart’ta gösteriler düzenliyor.

Bu eylem karmaşası ve parçalanma, 3 Ekim için seferberliği daha da zorlaştırıyor. Ayrıca, BSW özellikle 2023 ve 2024 yıllarında Sahra Wagenknecht ile birlikte son yıllarda önemli bir seferberlik gücüne sahipti. Ancak şimdi bu durum birçok kişiyi tereddüte düşürüyor. Saksonya-Anhalt’taki seçimlerden sonra alınan tutum birçok örgüt ve birey arasında önemli rahatsızlığa neden oluyor. Bu nedenle, ver.di Baden-Württemberg gibi önemli destekçiler Stuttgart mitingine katılmıyor. BSW’nin iki ismi 3 Ekim’de Berlin’de Fabio de Masi ve Stuttgart’ta Sevim Dağdelen, konuşma yapacak. Saksonya-Anhalt’ta AfD’yi (Almanya için Alternatif) “desteklemek”, barış hareketi içinde büyük bir ayrılığa yol açabilir.

UMUT VEREN GELİŞMELER

Ukrayna’daki savaş hız kesmeden devam ediyor ve Almanya da dahil olmak üzere diplomatik yollarla çözme girişimleri engelleniyor. Diğer taraftan Filistin’deki soykırım ve hak mahrumiyeti sürüyor. Zorunlu askerlik yakında başlayacak. ABD ve İsrail’in Lübnan ve İran’ı bombalamasıyla Orta Doğu’da gerilim hala dinecek gibi görünmüyor. Ve Almanya’da sosyal yardım kesintileri, Almanya’nın askeri harcamaları lehine endişe verici boyutlara ulaşıyor. İç ve dış politikanın birbirine daha sıkı bağlandığı, savaş-ekonomi-sosyal haklar ve işçilerin geleceği gibi konuların içiçe geçtiği göz önüne alındığında bir yandan barış hareketinin güçlenmesinin koşulları da genişliyor. Ama bir yandan da barış mücadelesinin soyut-izole bir barış talebi ile sınırlı kalmaması sosyal-ekonomik taleplerle de yakınlaşması gerekliliği öne çıkıyor.

Diğer taraftan geniş kesimler barışı talep etmeye giderek daha fazla hazır olduklarını gösteriyorlar. Son aylarda yüz binlerce öğrenci zorunlu askerliği protesto etmek için sokaklara döküldü. Seçimlerde, sonuçlar ne kadar felaket olursa olsun, insanlar silah teslimatlarının ve yeniden silahlanmanın kendileri için merkezi konular olduğunu açıkça ortaya koyuyorlar. Almanya’da da, baskılara rağmen, giderek daha fazla insan İsrail ve ABD’nin suçları hakkında daha açık konuşmaya cesaret ediyor.

Bu tablo barış inisiyatiflerinde yer alan güçlerin acil ortak talepler etrafında daha sorumlu davranmaları açısından da uyarıcı olmalıdır.

Close